Bahçeli'ye çok sert cevap

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, MHP lideri Bahçeli'nin kendisi için söylediği "Serok Ahmet’in PKK özlemi, Babacan’ın HDP sevdası, Kılıçdaroğlu’nun bölücülük merakı siyasette üçüncü bir blok arayışı değil düpedüz vatana ihanettir" sözlerine cevap verdi: PKK’ya özlem diye bir itham varsa bu özlem ne zaman duyulmuştur biliyor musunuz? 23 Haziran’da İstanbul seçimleri öncesinde İmralı’dan mektup alındığında susulduğu zaman, kırmızı bülten ile aranan Osman Öcalan devletin televizyonuna çıkarıldığında sessiz kalanlar o özlemi duymuş olabilirler.

Gelecek Partisi üç günlük Abant Kampı’nın sonuna gelirken Genel Başkan Ahmet Davutoğlu bir kapanış konuşması gerçekleştirdi. Davutoğlu, partisinin teşkilatlanma çalışmalarına değinirken dün kendisine “PKK’ya özlem duyan Serok Ahmet’ ifadeleriyle yüklenen MHP Genel Başkanı Devler Bahçeli’ye de cevap verdi.

Yaklaşık iki aylık bir zaman zarfında 37 ilin kurcu il başkanını atadıklarını söyleyen Davutoğlu, “Dün son olarak Diyarbakır İl Başkan olarak Aydın Altaç’ı göreve getirdik.” derken, geri kalan 44 il başkanınını da bir ay içerisinde atanacağını söyledi. Ahmet Davutoğlu, büyük kongreyi de Haziran ayında gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade etti.

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

Türkiye’nin her meselesiyle ilgili olarak milletin sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Ahmet Davutoğlu, “EYT konusu sadece bir ekonomi meselesi değil aynı zamanda bir adalet meselesidir.” dedi. Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti: 

“Özellikle son günlerde bir taraftan emeklilerin maaşları ile ilgili kesintiler yapılacağının söylenmesi çok ciddi kaygılar uyandırmıştır. Ekonomi birimimiz, Hazine ve Maliyet Politikaları başkanlığımız ve ekonomi ile ilgili birimlerimiz bütün bu gündemi takip edecekler ve inşallah en özgün bir modeli EYT başta olmak üzere kamuoyuyla paylaşacaklar.”

BAHÇELİ'YE 'SEROK AHMET' CEVABI

Dün, MHP Grup Toplantısı’nda Ahmet Davutoğlu’na “PKK’ya özlem duyan Serok Ahmet” ifadeleriyle yüklenen Bahçeli’ye Davutoğlu’ndan cevap gecikmedi.

Ahmet Davutoğlu, “Her şeyden önce Sayın Bahçeli’ye geçmiş olsun diyorum. Allah şifa versin, sağlığına kavuşmuş olması ve tekrar bu sert konuşmalarıyla da olsa siyasetimize geri dönmüş olması bizi mutlu eder. Allah sağlık sıhhat versin.” derken, sözlerine şöyle devam etti: 

“Bu ülkeye hizmetten başka hiçbir kaygı gözetmemiş bir vatandaş olarak ‘vatan haini’ gibi bir ifadeyle bana hitap edilmesini ne şahsım, ne Gelecek Partisi ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin siyaset geleneği açısından kabul etmem mümkün değildir. Kim ihanet kelimesini dikkatsizce kullanmışsa o kelime daha sonra kendisine geri dönmüştür. Eğer elinde bir ihanet belgesi varsa bunu hukuki mercilere vermeli ve nerede hesap vermek gerekiyorsa bu hesabı vermeye hazırız ama kimse bir diğer siyasi lideri bu şekilde itham etmemeli. Terörle mücadele sürerken Diyarbakır ziyaretimde oraya toplanan on binlerce Diyarbakırlı’nın kullandıkları bir ifadeydi. O zaman da söyledim. Bu ülkede konuşulan her dil, bu ülkenin her kültürel özelliği hepimizin onurudur, haysiyetidir, saygı duyulması gereken zenginliğimizdir. Hiçbir dil tahkir edilemez, tahfif edilemez, hafife alınamaz. Hele hele bu topraklarda yaşayan vatandaşlarımızın bir kısmının kullandığı dil, kendi ana dilimiz gibi kutsaldır. Yunus Emre’nin güzel Türkçesi ile Feqiyê Teyran’ın güzel Kürtçesi kardeştir.”

Bahçeli’nin 7 Haziran’da sorumluluktan kaçındığına da değinen Davutoğlu, “Tam da o dönemde, daha 7 Haziran akşamı, ben hiçbir koalisyona girmeyeceğim diyen Sayın Bahçeli, koalisyon tekliflerimizi reddederek, terörle mücadele en sert şeklide sürerken Türkiye’yi hükümetsiz bırakma sorumsuzluğunu gösterdikten sonra, o zor günlerde bizim kabinemizde görev alma sorumluluğu gösteren Tuğrul Türkeş, hükümetimize katıldığı için Bahçeli tarafından MHP’den ihraç edildi.”

'PKK'YA ÖZLEM' DİYE BİR İTHAM VARSA...

Cumhuriyet tarihinin, PKK terör örgütüne karşı en kapsamlı mücadelesinin talimatını başbakan olarak kendisini verdiğini hatırlatan Davutoğlu, şu sözleri kaydetti:

“PKK’ya özlem diye bir itham varsa bu özlem ne zaman duyulmuştur biliyor musunuz? 23 Haziran’da İstanbul seçimleri öncesinde İmralı’dan mektup alındığında susulduğu zaman, Kırmızı Bülten ile aranan Osman Öcalan devletin televizyonuna çıkarıldığında sessiz kalanlar o özlemi duymuş olabilirler. Biz PKK’ya hiçbir zaman özlem duymadık yalnız Kürt vatandaşlarımıza özlemle sarıldık, sarılmaya devam edeceğiz.”

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar