BU KİTABIN AK PARTİ İLE NE İLGİSİ VAR ?

 

Kesin İnançlılar (The True Believer), Eric Hoffer’ın 1951’de yayınladığı kitabın adı.

Eric Hoffer 1902’de New York’ta dünyaya gelmiştir. Almanya’dan Amerika’ya göç eden fakir bir ailenin çocuğudur.

Çocukluk döneminde gözleri kör olan  ve bu yüzden okula gidemeyen ancak 15 yaşına geldiğinde mucizevî bir şekilde görmeye başlayan Hoffer, içindeki okuma aşkını önce babasının kitaplarını okuyarak tatmin etmeye çalışır. Yedi yaşında annesini, 18 yaşında ise babasını kaybeden Hoffer, babasından miras olarak kalan 300 dolar ile Los Angeles’e gider. Merkez kütüphanesine yakın bir yerde ucuz bir oda tutar ve devamlı kitap okumaya başlar. Ancak parası bitip açlıkla yüz yüze kalınca işporta da meyve satmaya başlar.

Hoffer bundan sonra ırgatlıktan madenciliğe kadar çok değişik işler yapar. Bir ara işsizler kampında işsizlerle beraber kalır. 1942 yılında San Francisco Limanında yükleme işçisi olarak işe başlar ve 1967 yılında bu işten emekli olur.

Eric Hoffer maden işçiliği yaptığı zamanda bile okumaktan hiç vazgeçmez. Bilgi birikimini hayat tecrübesiyle birleştirir ve 1951’de Kesin İnançlılar’ı yayınlar. 1955 yılında insan Aklının Hırslı Dönemi, 1963’de Değişimin Sıkıntıları, 1967’de Zamanımızın Çılgınlıkları isimli eserleri yayınlanır.

Yaptığı çalışmalar California Üniversitesi’nin dikkatini çeker. 1964 yılında bu Üniversitenin Siyasal Bilimler Fakültesi’nde haftada iki gün danışmanlık görevine başlar. Bir televizyon programından sonra iyice ünlenen Hoffer’a, konferans ve televizyon programı teklifleri yağmaya başlar.

Eserleri pek çok dile çevrilen Hoffer, ününe ve maddî problemini çözmesine rağmen mütevazi hayatından hiç vazgeçmez.

Eric Hoffer’ın Kesin İnançlılar isimli eseri Erkıl Günur tarafından Türkçeye çevrilmiş. Tur yayınlarından çıkan 3. baskısını 1983 yılında okumuştum. 1986 yılında ikinci kez okudum. Bu ilginç kitabı şu günlerde tekrar inceleme ihtiyacı hissettim. Zira çok önemli ve ilginç tespitler var.

Kitap, kitle psikolojisini inceliyor. Kitleleri harekete geçiren, birleştiren, ayrıştıran ya da insanların bir gruba girmesine neden olan olaylar başarılı bir şekilde kaleme alınmış.

Yazar, kesin inançlı kişiyi şöyle tarif ediyor:

“O, aşırı sağcılıktan komünizme kadar giden yolda önünden geçen her yöndeki vasıtaya parmak işareti veren bir otostopçudur. Suçluluk kompleksi içinde bulunan o, tapacak ve uğrunda ölecek bir Hitler veya bir Castro ihtiyacı içinde yaşayan bir yirminci asır müfrididir. Kendine karşı olduğu kadar mevcut kurum ve kuruluşlara ve etrafındaki ahaliye karşı nefret duygusu taşıyan o, mevcut düzenin en büyük düşmanıdır.”

Eleştirilecek yönleri bulunmakla birlikte bu eser her dönem, her toplum için güncel sayılabilecek nitelikte bir eser. Örneğin kitaptaki tespitlerle AK Parti politikaları arasında ilginç benzerlikler bulmak mümkün. Hoffer’a göre, kitleleri bir lider etrafında kenetleyen bazı unsurlar ve propaganda yöntemleri var. Bu yöntemlerin özellikle Sayın Başbakan tarafından başarılı bir şekilde uygulandığını ve sonuç alındığını söyleyebiliriz. Kitabı yıllar sonra tekrar tetkik etme ve paylaşma ihtiyacı da bu ilginç benzerlikten doğdu.

Bundan sonraki yazılarımızda Hoffer’ın tespitleri ile AK Parti’nin propaganda teknikleri arasındaki benzerlikleri ele almaya çalışacağız.

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar