Geleneklerimize sahip çıkmalıyız

Konya’da bireyler ve yeni yetişen nesillerin okumaya değer vermediğine değinen Yazar Hüzeyme Yeşim Koçak, bir şarkıcı kadar ilim adamları, gönül adamları ve yazarlara önem verilmediğinden yakındı. 

Eserlerinde her zaman renkli konuları işlemeye dikkat ettiğine değinen Yazar Koçak,  ilk canlı bombanın hikayesini yazan yazarlardan biri olduğunu söyledi.

RÖPORTAJ: RAMAZAN DÜŞÜNCELİ

Sizi yazarlığa teşvik eden kimdi? İlk yazarlık denemeleriniz ne zaman başladı?

Kütahya Tunçbilek doğumlu bir yazarım. Her yazar gibi çocukluk zamanımda bu yetenek ortaya çıkmıştı. Babam yazar olmamı çok istiyordu. Kitaplar sizin iç dünyanıza yönelmenize sebep oluyor. Yetenekle teşvik birleşince, ilk denemelerim ortaokulda başladı. Diyanetin çocuk dergisinde bazı yazılarım yayımlandı. İlk kitabım biraz geç yayımlandı. Yazmaya uzun bir zaman ara verdim. 19 yaşından itibaren Konya’da yerel gazetelerde yazmaya başladım. İkinci edebi doğuşum ise Ömer Seyfettin’in hikaye yarışmalarına katılmakla oldu.

19 YAŞINDA YAZARLIĞA BAŞLADIM

Eserlerinizle kazandığınız ödüller nelerdir?

1997-2000-2001 yıllarındaüç hikaye ödülü kazandım. Beyan yayınlarının organizasyonuyla düzenlenen roman yarışmasında “Sindrella’nın Pabucu” adlı romanla üçüncülük derecesi aldım. 2010 yılında Akçağ Yayınlarıyla ortaklaşa düzenlenen yarışmada “Sarılmak” isimli romanımla birinci oldum. “Nefha Sadrettin Konevi’den Esintiler” adındaki son eserim yayımlandı. İnceleme konusu yapmaya çalıştım. Eseri yazarken, müstesna gönül adamını incelemekten büyük bir zevk aldım. Ekrem Demirli hocamızın çalışmalarından istifade ettim. İnceleme eserini yazmadan önce 60 kaynağı inceleme fırsatım oldu. Çalışmalarım da devam ediyor. Bugüne kadar 16 eserim yayımlandı.

EN BAŞTA KULLUK BORCU GELİYOR

Hem bir yazar hem de bir ev hanımı olmak biraz sizi zorlamıyor mu?

Hayatta kadınlara özel güçlükler elbette var. Birçok kadın gibi bizlerin de öncelikleri oluyor. Hem yazarlığı hem de aile ortamını bir arada yürütmenin güçlüklerini yaşıyoruz. Aslında aile bireylerinden topluma, görevleriniz, mesuliyetlerinizle, muhtelif rolleriniz arasında bir denge kurmanız gerekiyor. Bir kere en başta, dünya muvazenesi, kulluk borcunuz geliyor. Dolayısıyla, yıkıp dökerek, her şeyi çiğneyerek yazarlığınızı önceleyemezsiniz. Hayat sadece edebiyattan, sanattan ibaret değil, ama ufacık bir alana sıkıştırılmış, hiçbir zihnî-ruhî gelişimin görülmediği, kupkuru kalmış, kör bir ev hayatından da müteşekkil değil.

Sizi en çok etkileyen eser hangisi oldu? Eserlerinizde hangi temaları işlemeye çalıştınız?

Bütün eserlerimin benim gözümde yeri apayrıdır. Hepsi sizde ayrı bir etki bırakıyor ki yeni bir deneyime, yeni heyecana, yeni bir kitap yazmaya kalkışıyorsunuz. Yeni bir kitap, size yeni konu alanını inceleme fırsatı buluyor. Yeni bir alan, yeni bir çalışma, yeni bir hayal etme imkanı elde ediyorsunuz. Kitap yazılacağı zaman konuyu önce özümseyerek, sevmem gerekiyor. Eserin konusunun cazibe merkezi değerinde bir konu olması gerekiyor. 2000’li yılların başından itibaren yazarlık serüvenim var. Eserlerimde genellikle çok çeşitli temaları işlemeye çalıştım. Aşk, sevgi, toplumsal meseleler, memleket meseleleri gibi sorunları eserlerimde işlemeye, dokumaya gayret ettim. İlk canlı bombanın hikayesini yazan yazarlardan biriyim. O zamanlar çok canlı bomba olayları olmuyordu. Terör örgütleri ortaya çıkmadan önce böyle bir hikaye yazdım. Kitapları okuyarak, inceleme fırsatım olmadı. Onun için konularım renkli olabiliyor. Aile muhabbetleri, tasavvufi konuları, ama esas ana eksenim dini ve milli konular üzerine yoğunlaşıyorum.

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER ÇOĞALTILMALI

En son yazdığınız eser olan “Nefha Sadrettin Konevi’den Esintiler” adındaki eserinizden bahseder misiniz?

SadreddinKonevi Hazretlerinin çevresinden, Muhiddin Arabi Hazretleri gibi hocaların eserlerini okudum. Eseri yazmadan önce birçok eserde araştırma yaptım. SadreddinKonevi Hz. İle ilgili yazmak yüksek bir seviye gerektiriyor. Konya’nın değerlerine yaklaşmak, onları Konya’ya tanıtmak için onlarla ilgili birçok bilgiyi, arşivleri taradım. SadreddinKonevi ile ilgili menkıbeleri taradım. Hz. Mevlana ile ilgili kaynakları taradım. Kitabı kaleme alırken, çok güzel anlar yaşadım.

Kültürel şehir olarak Konya’yı nasıl buluyorsunuz?

Konya olarak kültürel konulara, kültürel aktivitelere biraz daha eğilinmesi gerektiğini düşünüyorum. 2017 yılında kütüphaneler haftası nedeniyle kültürel etkinlikler yapılıyor. Konya’da bireyler ve yeni yetişen nesiller okumaya değer vermiyor. Bir şarkıcı kadar, ilim adamları, gönül adamlarına kıymet verilmiyor. Bir yazar yetiitirmek hiç kolay değil. Bizlerde var olan hazineleri kültür ve geleneklerimize aktarmak ve milli bir şuur kazanabilmenin yolu, geleneklerimize sahip çıkmak ve onları yaşatmaktan geçiyor.

 

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar