“Kanayan yaramız, kentsel dönüşüm”

√ Beş mahallenin birleştirilmesiyle meydana gelen Sahibiata Mahallesi Muhtarı Mahmut Polat, “Kanayan yaramız, kentsel dönüşümdür. Mahalle sakinleri olarak imarın girmesiyle birlikte Kentsel Dönüşüm istiyoruz” dedi.

 

 

Konya’nın eski yerleşim merkezlerinden biri olan Sahib-i Ata Mahallesi, Şeker Furuş, Şeyh Osman Rûmî, Selimiye, Furkan Dede ve Gazi Alemşah mahallelerinin birleştirilmesiyle oluşan bir mahalle.

İşyeri sayısı bir hayli fazla olan bu mahallede eskiden Fahrettin Paşa Parkı vardı. Çocuklar o parkta bisiklete biner, koşu yarışları yapar ve çeşitli oyunlar oynarlardı. Zafer’de bulunan Zafer Çeşmesi de eskiden bu parktaydı. Bu çeşme sonra Zafer’deki yeni yerine taşındı. Park parsellenip satıldıktan sonra yerine iş yerleri, kahvehaneler, sinema ve apartmanlar yapıldı. Eskiden bu mahallede işletmeciliğini Galip Yıldırım’ın yaptığı Park ve Rüya sinemaları vardı. Bu mahallede ayrıca gazino ve pavyonlar da mevcuttu. Alâeddin Caddesi üzerinde birde Saray sineması vardı. Saray sinemasının yukarı balkon kısmı ailelere ayrılmıştı. Bu sinemaya ailecek gider ve siyah-beyaz Karaoğlan filmlerini izlerdik. Yıkıldıktan sonra Saray İşhanı olan bu binanın asıl mülkiyet sahiplerinin tiyatrocu-sinema sanatçısı ve asıl adı Ünal Aziz Rutkay olan Aziz Rutkay’ın babasına ait olduğunu da buraya not ediyoruz.

Eskiden sinema, kahvehane, kumarhane, gazinolarıyla ünlü olan bu mahallede, eskiden Gazyağı Çeşmesi’ne yakın bir apartmanda oturan meşhur kurucu Kazım eniştemin “Kazımağa Lokantası”, o yıllardan beri hâlâ müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor. Lokantanın biraz ilerisinde olan Rüya sineması ise günümüzde gazino olarak kullanılıyor. Kosti Konağı’nın hemen yanında ise, uzun seneler Lokantacılar Odası başkanlığı yapan İsmail Sezer’in işlettiği lokanta vardı. Terziler Odası ve Konya Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği ile Esnaf Kefalet Kooperatifler Birliği başkanlıklarını da yapan ve aile terzimiz olan Ali Kılınç tarafından yaptırılan Terziler İşhanı, dağınık vaziyette olan Konya’lı terzi esnafının derli toplu olduğu bir mekân olarak bugün de hizmet vermeye devam ediyor. Konya İdmanyurdu Spor’un olduğu senelerde hayata geçirilen ve Konya’da ilk yürüyen merdivenli çarşı olarak o yıllar büyük sükse yapan Zafer Çarşısı’nın üst katı ise, Torku Konyaspor’a hizmet veriyor. Karamanoğulları dönemi eserlerinden olan ve günümüzde Şükran Mahallesi sınırlarına dâhil edilen Hasbey Darulhuffazı, eskiden Gazialemşah Mahallesindeydi.

Konya Belediye Başkanlığı da yapan Mehmet Muhlis Koner ve meşhur şairlerimizden Fazıl Hüsnü Dağlarca da bu mahallenin ünlü kişileri arasında.

 

İMAR VE KENTSEL DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ

Mahalle Muhtarı Ahmet Polat’la yaptığım görüşmede, “Bu mahallenin kanayan yarası, Kentsel Dönüşüm’dür. Bizler mahalle sakinleri olarak buraya biran evvel Kentsel Dönüşüm projesinin başlatılmasını ve imarın girmesini istiyoruz. Yüzde 57’si mal sahibi olan mahallemizde bulunan binalar 60-70 yıllıktır” dedi. Polat, Birahane ve kahvehanelerin çok olduğu mahallemizde bulunan bu birahane ile tekel bayiilerinin mümkünse şehir dışına alınmasını istiyoruz. Çünkü belli bir saatten sonra ailelere büyük rahatsızlık veriliyor. Bunun önüne geçilmesini istiyoruz. Fuhuşla mücadelede Konya Emniyet Müdürlüğü Ahlâk Bürosu ekipleri bize yardımcı oluyorlar” diye konuştu.

Muhtar Polat ayrıca, Armağanlar, Helvacızâdeler, Mimar Muzaffer ve Mehmet Çevik (işadamı) bu mahallenin tanınmış, bilinen ünlü ailelerinden olduğunu söyledi.

 

MAHALLENİN TARİHÇESİ

Sahib-i Ata Mahallesi adını, Anadolu Selçuklu Devleti’nin son veziri olan Sahib-i Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmış olan Sahib-i Ata Mâmuresi (camii, türbe ve hangâh)’nden alıyor.

Tarihçi İ. Hakkı Konyalı, Âbideleri ve Kitabeleriyle Konya Tarihi adlı eserinde, Sahib Ata mâmuresi hakkında şu bilgileri veriyor: “Câmi, hanikah ve türbeden teşekkül eden bu mâmure; hepsi birden, bir plân üzerine değil muhtelif zamanlarda değişik plânlar üzerine yapılmıştır. Câmi (656 H. 1258 M.), hanikah (678 H. 1279M.) yıllarında yapılmış, türbesi de 632 yılı Muharrem ayının başında (1283 M.) tecdit edilmiştir. Türbenin tecdidi ile caminin inşası arasında 26, hanikahın inşası arasında da 4 senelik bir zaman vardır.

Sahip Ata, hicri 675, miladi 1276 yılında kayıp ettiği oğlu veya oğulları için câminin mihrabı önüne bir türbe yaptırmıştır. Üç sene sonra da türbenin kıble tarafına hanikahını kurdurdu. Sahip Ata çok sevdiği oğullarının yanına gömülmeyi arzu ettiği için eski türbeyi yıktırdı. Yerine daha büyük ve pek muhteşem bir aile türbesi yaptırdı ve buradan hem mâbede hem de hanikaha birer kapı açtırdı. Türbe daha sonra ve hususî bir itina ile yapıldığı için çinilerinde, inşa malzemesinde başka bir fevkâledelik göze çarpar.”

Sahib-i Ata Mamuresi, Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından son yıllarda tekrar onarılarak bölümler halinde ziyaretçilerin istifadesine sunulmuştur. Yerel televizyonlar Ramazan aylarında bu tarihi mamurenin bahçesinden canlı yayın programları da icra etmişlerdir.

 

Sahib-i Ata Fahrettin Ali KİMDİR?

Sahib-i Ata Fahrettin Ali, Sahibata Mahallesi’ne adını veren Anadolu Selçuk eserlerine (mimarlarına) çok sayıda bağışta bulunan, yardımsever biri ve son Selçuklu büyük veziridir. Sâhibataoğulları, merkezi Afyonkarahisar (eski ismi Karahisar-i Sahip veya Afium Kara hisar) olan ve çevresini içine alan bölgede, bir Anadolu Türk Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti’nin son veziri olan Fahrettin Ali tarafından yaklaşık 1275 yılında kurulmuştur. Sahip Ata,1277 yılında ölen Pervâne Muineddin’den sonra o zamanlar Anadolu’da en çok sözü geçen bir kişidir. 1258 yılında ölen Celâleddin Karatay’ın yerine hukuk (adalet) vezirliğine (emir-î dâd) atanmıştır. İki yıl sonra da, Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus tarafından1260 yılında Sâhip ünvanı verilip, Büyükvezir’liğe atanmıştır. Sâhip Ata ve Pervane Muineddin, birlik olup İlhanlılarla barışa dayalı ve sakin bir ilişki kurmuşlardır. Bu birlik Selçukluların ünlü tarih yazarı İbn Bibi’ye göre 1271 yılına kadar sürmüştür. Sâhip Ata’nın, kişisel ilgisi tek mimarlık değil, ayrıca mimarlara da büyük ilgi gösterirdi. O dönemin değerli mimarları Kölük bin Abdullah ve Kaluyan el-Konevi ile beraber çalışmıştır. Onun mimari bağışlarında Kölük bin Abdullah ve Kaluyan el-Konevi’yi çalıştırmıştır.

Doğum tarihi belli olmayan Sahib-i Ata, 1288 yılında vefat etmiştir.

 

Sahib-i Ata’nın yaptırmış olduğu tarihi eserler:

İshaklı Hanı  (Sâhipata Han) 1249 (Hicrî 647) yılında,

Akşehir Taş Medrese’nin tamiri 1250 yılında,

Konya Sahip Ata Hanı 1260-61 yıllarında,

Konya Sahip Ata (Larende) Camisini 1258-79 yıllarında,

Konya İnce Minareli Medrese (Dar-ül Hadis) 1258-79 yıllarında,

Ilgın (Sahip Ata) Kaplıcası 1267-68 yıllarında,

Ilgın (Sahip Ata) Hanı 1267 yılında,

Kayseri Sahibiye Medrese1267-68 yıllarında,

Sivas Gök Medrese 1271 yılında

 

MAHALLENİN KÜNYESİ:

 

Mahalle Muhtarı: Mahmut POLAT

Tel.: (0332) 353 40 89

GSM: 0532 690 73 83

e-posta: mahmutpolat47@hotmail.com

Posta Kodu: 42040

Nüfusu: 4.482 (2012-TÜİK)

İşyeri Sayısı: 1401

Yüzölçümü: 203.728 m2 / 0.20km2

Eski Mahalleleri: Şeker Furuş, Şeyh Osman Rûmî, Selimiye (bir kısmı), Furkan Dede, Gazi Alemşah (yarısı).

Caddeleri: Yavuz Selim, Furkan Dede, Sahipata, Alâeddin, Mimar Muzaffer.

Sokakları: Altay, Alâaddin Bulvarı, Abdülmümin, Ahmet Küçükarmağan, Âşık Ömer, Balaban Çavuş, Çimenli, Çaldıran, Denizciler, Değirmen, Dursun Fakih, Fahreddin Ali, Gelincik, Gülbahçe, Hürriyet, Mimar Kelik, Mümine Hatun, Meydan, Koşan, Kıvrak, Kumru, Kısmetli, Kalfa Süleyman, Karamanî Mehmet Paşa, Nasreddin Hoca, Nevruz, Park, Ressam Sami, Tahirpaşa, Taşcami Uzunharmanlar, Sinan Paşa, Sırçalı Medrese, Sabır, Şimşir, Şube, Şekerci, Şâir Kenteri, Fevzi Çakmak, Yunus Emre.

Pazar Yeri: Muhacir Pazarı.

Tatlısu Çeşmesi: 5 adet.

Tarihî Çeşmeleri: Sahib-i Ata Sel Sebilleri, Gazezler Çeşmesi, Sabır Sokağı Çeşmesi, Sahib-i Ata Çeşmesi, Şark Çeşmesi, Şeker Furuş Mescidi Çeşmesi.

Tarihî Cami ve Türbeleri: Nasuhbey Dar’ül-Huffazı ve Mescidi (vakıf eseri),

Sahib-i Ata Camii ve Külliyesi, Tursunoğlu (Tahir Paşa) Camii, Şeker Furuş Camii, Şeyh Osman Rûmî Camii ve Türbesi, Furgan Dede Mescidi, Sırçalı Medrese, Kadı Mürsel Camii, Aziz Pavlos Kilisesi.

Okul ve Binaları: Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi, Konya Çalışma Bölge Müdürlüğü, Sivil Savunma Bakanlığı Yurdu (eski Kolordu ve 2. Ordu Komutanlığı Binası), Meram Halk Eğitimi Merkezi (Dr. Dodd Hastanesi), Arapoğlu Makası Kosti Konağı (eski ANAP il binası), Terziler İşhanı, Sırçalı Medrese Mezar Anıtları Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, Saray İşhanı, Alaaddin Çarşısı, Zafer Çarşısı, PTT Zafer Şubesi.

 

 

 

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

2. YAZI DİZİSİ

 

 

Konya’nın tek Lüster’li camisi

 

Selçuklu saray süslemesinin vazgeçilmez tekniklerinden biri olan ve Selçuklu döneminde duvar çinilerinde yoğun bir şekilde kullanılan Lüster, Konya’da sadece tek bir caminin mihrabında kullanılmıştır. O camide Sahib-i Ata Camii ve mihrabıdır. 

 

 

 

SAHİB-İ ATA CAMİİ VE KÜLLİYESİ

Konya’da Meram İlçesi, Sahibiata Mahallesi ve eski Larende Caddesi üzerinde bulunan Sahib-i Ata Camii, eski Konya surunun Larende kapısının karşısına rastladığı için “Lârende Camii” olarak da adlandırılır.

Sahib Ata Külliyesi cami, hankâh, hamam ve türbeden oluşuyor. Caminin taçkapısının üzerindeki kemerde güzel ve grift bir Selçuk sülüsü ile işlenmiş ve etrafında Fetih ve Bakara suresinden bazı ayetler de bulunan kitabeye göre; câmi 656 H. (1258 M.) yılında Keyhüsrev’in oğlu Keykavus’un zamanında Hacı Ebubekir-zade Hüseyin oğlu Sahib-Ata Fahreddîn Ali tarafından yaptırılmıştır. Bir külliye olarak kurgulanan eser 682 H. (1283 M.) yılında tamamlanmıştır.

Sahib-Ata Camii güçlü taş, ahşap ve çinicilik teknik bilgisinin kullanıldığı yapıların en önemlilerinden biridir. İlk bakışı yakaladığı anda insanı etkileyen taçkapısı yapının görkemini anlatmaktadır. Tarihçi Konyalı’nın bu manzara karşısında insanın ancak vecd ve huşu içinde olabileceğini söylemesi de bundandır. Kemerin üzerinde güzel ve girift bir Selçuk sülüsü ile yazılmış kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin etrafında ise Fetih suresi ve Bakara’dan bazı ayetler bulunmaktadır. Sağ bölümdeki sebil kenarlarında geniş pervaz üzerinde girift Selçuklu üslubu ile yazılmış su ile ilgili seçme ayetler bulunmaktadır. Soldakinde ise sülüs ile yazılı Besmele ve Bakara sureleri ile Kürsî ayeti aktarılmıştır. Minare ise tuğla örgülü olup küpten on altı dilim halinde yükselmiştir. Küp kısmı çeşitli çinilerle renkli bir şekilde bezenmiştir. Küp kısmından sonrası ise şerefeye kadar genel olarak sade bir biçimde devam eder. Minarenin çinilerinde hâkim renk olarak mavi kullanılmıştır.

Mihrabın solunda mevcut bulunan pencere Sahib-i Ata Türbesine, ondan sonra gelen iki kapı ise türbenin dehlizine açılmaktadır. Mihrabın yanında oldukça sönük kalan bir minber bulunmaktadır. 12 ahşap direkle taşınan bugünkü kare planlı yapı mihrabı dışında çok önemli bir iç mekân özelliği taşımamaktadır.

 

MİHRABIN NADİDE ÇİNİLERİ

Selçuk çiniciliğinin şaheserlerinden biri olarak değerlendirilen mihrabda hâkim renk mavidir. Çinilerde siyah, yeşil, ak ve mavi renkler kullanılmıştır. Türkiye Selçuklu Saray süslemesinin vazgeçilmez tekniklerinden biri olan ve Selçuklu döneminde duvar çinilerinde yoğun bir şekilde kullanılan Lüster, Selçuklu’nun başkenti Konya’da sadece tek bir caminin mihrabında kullanılmıştır. O camide Sahip Ata Camii ve mihrabıdır.

 

HANKÂH VE HAMAM

Mescidin güney bitişiğinde yer alan hankâh, kapısı üzerindeki kitabesine göre, “Allah’ın sâlih kullarına konaklama, suffe ehli muttaki kullarına mesken olması için bina ve inşa” edilmiş. Yüksek ferah kubbe ile örtülü bu dinlenme yeri, çini, alçı, tuğla ve taş işçiliğinin nefis örnekleriyle süslü, ferah, aydınlık bir mekân. Çevresinde sofalar ve bir de mescid var.

Sahip Ata Fahreddin Ali yakınlarının kabirlerinin yer aldığı muhteşem türbe de buraya bitişik olarak inşa edilmiş. Sanduka, duvar ve kemerleri nefis çinilerle bezeli türbe yüksek bir kubbe ile örtülü. Tarihçi Caner Arabacı, hankâhın bir dönem Lârende adı altında medrese olarak kullanıldığını, Konya Medreseleri adlı eserinde belirtmektedir.

Hankâh kapısının karşısında bulunan hamam, Mimar Kelük bin Abdullah tarafından, Sahib Ata adına yapılmış olup mamureye gelir getirmesi amacıyla inşa edilmiştir. Selçuklu hamamları arasında özel bir yeri bulunan bu muazzam yapı “Şifa Sultan Hamamı” adıyla hizmet vermeye devam etmektedir.

 

ONARIMLAR

Sahib-i Ata Camii zamanla çeşitli tamirat ve onarımlar geçirdi. Bugünkü yapının yangınlar ve tahribatlar neticesinde 1871 yılında yapıldığını bilmekteyiz. Çeşitli onarımlardan geçen bu güzel külliyenin yıllardır süren tadilat acısı 2005’ten sonra sancıya dönüşecek ve ihaleyi kazanan müteahhit firmanın cahil ustaları, başlarında bir denetçi ve sanat tarihçisi olmadığından (görevlendirilmediğinden) dolayı külliye içinde bulunan hankâhın 730 yıldır ayakta duran nadide turkuaz çinilerini balyozlarla parçalara ayırdılar. Bu tarih katliamına müdahale eden Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri, firmanın ihalesini fesh ederek bu korkunç olayı ve tarih katliamını mahkemeye taşıdılar. Yeniden yapılan ihale sonucunda dökülen çiniler yeniden yerlerine yerleştirilirken kaybolanların yerine ise aslına uygun yeni çiniler konmak suretiyle tekrar tadilattan geçen Hankâh, günümüzde Sahip Ata Vakıf Müzesi olarak ziyarete açıldı. Bu müzede Konya’nın civar şehir ve ilçelerde bulunan nadide hat levhaları, kilimler, şamdanlar ve çiniler ile çeşitli cami, türbelerdeki Kur’an-ı Kerim’ler ile cüzleri, kitabeler ile Pakistan eski Devlet Başkanı merhum Ziya Ül-hak tarafından bağışlanan sedef kaplamalı rahle sergilenmektedir.

 

TURSUNOĞLU (TAHİR PAŞA) CAMİİ

Alâeddin Tepesi’nin güneyinde Meram İlçesi Abdülaziz Mahallesi’nde iken sınırların değişmesiyle birlikte Sahipata Mahallesi’nde yer almaktadır.

Mabed altı gayr-ı muntazam taşlarla, kubbesi, kubbe eteği ve kubbe kasnağı tuğla ile yağılmıştır. Kapının üstünde bulunan kitabede şu üç satırlık yazı göze çarpar.
“İşbu cami-i şerif muru-i zamanla müşrif-i harab olmasıla taleben limerzatillahi teala Mecidiyezade Tahir Paşa ve Ali Bey tarafından tecdiden tamir ve inşasına muvaffak olunmuştur. 1306”

Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı, Konya Tarihi adlı eserinde bu camiyle ilgili olarak bize şu bilgileri veriyor: “Bu kitabeye göre mabedin 1306 rumî ya da hicrî yılında Mecidiye zadelerden Tahir Paşa ile biladeri Ali Bey tarafından esaslı bir surette tamir edildiği anlaşılmaktadır.

Bu mescit ne zaman yapıldı bilgilerini ise şöyle inceliyoruz.
Fatih Sultan Mehmet'in (881 H. 1476 M.) yılında yaptırdığı Karaman ili tahrir defterinde bu mescid (Vakfı mescid-i mahalle-i Dursun Fakih) şeklinde geçmektedir. III. Murad zamanında 992 H. 1584 M. yılında yapılan bir Karaman İli defterinde de adı (Mescid-i Mahalle-i Dursun Fakih) şeklinde geçer. Kanuni Sultan Süleyman devrine ait Konya müzesinde bulunan defterde ise (Dursun Oğlu Camii) şeklinde tesbit edilmiştir.
Caminin minaresi mescitten sonra ve ayrı olarak yapılmıştır, tamiri ve idamesi için de ayrıca vakıf tesis edilmiştir. Mabed; Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunda mühim bir rolü olan Dursun Fakih veyahut oğlu tarafından mı yapılmıştır yahut Dursun Fakih'in veyahut oğlu'nun adını alan mahallede bulunduğu için mi böyle adlandırılmıştır. Bu hususda kati kanaat verecek bir vesika henüz ele geçmemiştir.

Şunu kesin biliyoruz ki kayın pederi Şeyh Edebali gibi Dursun Fakih de Konya'dandır. Karaca Şehir - Karaca Hisar'da  Sultan Osman'ın ilk istiklâl hutbesini okuyan ve bu şehirde ilk Osmanlı kadılığını ve belediye reisliğini yapan bu Konya'lı Dursun Fakih'tir.

Dursun Fakih; Söğüt'le Bilecik arasındaki Küre köyünün üstündeki çamlı bir tepedeki türbesinde meftundur. (Cami hem Dursun Fakih hem de Tahir Paşa diye bilinir. Kitabesinde Dursun Fakih olarak isimlendirilen cami, Konya'da genellikle Tahirpaşa Camii olarak tanınır.)

Gördüğü onarımlar ve yapılan eklerle caminin özgün görüntüsü bozulmuştur. Cami yeniden onarıma alınmıştır. Cami imam hatibi Ali Bitim’in gayretleri ve esnafın maddi ve manevi yardımlarıyla camiye fıskiyeli bir havuz ve etrafına da kitaplık yapılmak suretiyle Tursunoğlu Camii, “Kütüphaneli Camii” olarak da kamuoyunun büyük ilgisini çekmiştir. Camideki köklü tamir ve onarım çalışmaları ile zemin kuvvetlendirme çalışmalarında sona yaklaşılmıştır.

 

 

 

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar