Kanser için yeni teşhis molekülü keşfedildi

Türk bilim adamları, başta kanser tanı ve tarama testleri olmak üzere pek çok endüstride kritik sarf malzemesi olarak kullanılan ve 100 yıldır muadili geliştirilemeyen bir maddeye alternatif olabilecek yeni bir molekül keşfetti.

Türk bilim adamları, başta kanser tanı ve tarama testleri olmak üzere pek çok endüstride kritik sarf malzemesi olarak kullanılan ve yaklaşık 100 yıldır muadili geliştirilemeyen bir maddeye alternatif olabilecek yeni bir molekülün keşfine imza attı.

Nanoteknoloji ve yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge ileri teknoloji firmalarından biri olan ve ODTÜ Teknokent'te faaliyet gösteren Nanobiomed Kurucu Direktörü Doç. Dr. Gürer Budak ve Patolog/Ürolog Dr. Mehmet Budak öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda keşfedilen Prextrolin adı molekül, uluslararası marka ve patentle de tescil edildi. Amerikan Kimya Derneği tarafından da onaylanan molekül, Türkiye’den çıkan bir teknoloji ürünü olarak adını tüm dünyaya duyurdu.

Günümüzde başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tanısında, muayene ve rutin laboratuvar işlemlerinin ardından yapılan histo-patolojik tetkiklerler, hastalığa kesin tanı konulması ve tedavi protokollerinin belirlenmesinde “altın standart” olarak kabul ediliyor. Hematoxylin maddesi ise bu amaçla tüm dünyada en çok kullanılan ve şimdiye kadar doğal ya da sentetik herhangi bir alternatifi geliştirilememiş tek ürün olarak dikkati çekiyor.

Türk bilim adamları tarafından geliştirilen Prextrolin orta iklim kuşağında kolaylıkla yetişen Papaver rhoeas (gelincik) bitkisinden ileri teknoloji kullanılarak sentezlenen yeni bir “doğal kaynaklı” molekül olarak Hematoxylin’e çok önemli bir alternatif oluşturuyor. Prextrolin'in, tıbbi amaçlı kullanımı dışında tekstil, gıda, elektronik, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde de yoğun biçimde tercih edilmesi bekleniyor.

Prextrolin, hastalardan alınan örneklerde hücre çekirdeğindeki DNA’ya moleküler düzeyde bağlanarak mikroskop altında detaylı hücresel tanı parametrelerinin ortaya çıkmasını sağlayan renklendirici bir "biyolojik belirteç" gibi davranıyor.

Bilim ve endüstri dünyasında büyük heyecan yaratan söz konusu buluş, kanser tanısı ve yağmur ormanlarının korunmasına yapacağı katkılar nedeniyle geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri'nde "Sağlık Alanında Yılın Sürdürülebilir Ürünü" ödülünü kazandı. Yeni bir doğal kaynaktan, çevreye duyarlı yöntemlerle elde edilen ve şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni bir kanser tanı molekülü olan Prextrolin, geçen ay yine Amerika Birleşik Devletleri'nde "2017-Büyük İnovasyon" ödülünü kazanarak, başarısını uluslararası düzeyde tescil ettirdi.

Türkiye için bir ilk

Doç. Dr. Gürer Budak, yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıl süren çalışmalar sonucunda kanser tanı ve tarama testlerinde kullanılabilecek yeni bir ürüne ulaştıklarını söyledi. Prextrolin’in ülkemizdeki ilk fonksiyonel molekül keşfi olduğunu vurgulayan Budak, "Doğal bir kaynaktan, daha önce bilinmeyen bir molekülün izole edilip gösterilmesi ve endüstriyel fonksiyonunun net olarak tanımlanması ülkemizde ilk kez gerçekleşiyor" dedi.

Budak, Prextrolin’in nadir sayıda buluş için geçerli olan, aynı anda bilimsel, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutta paradigma değişikliği yapabilme potansiyeline sahip bir ürün olduğunu söyledi.

Gelincik çiçeği yağmur ormanlarını da koruyacak

Araştırmalarında üretimi kolay, iklimsel değişikliklerden etkilenmeyen doğal bir kaynaktan yola çıkarak, bu alandaki ihtiyaca cevap verebilecek yeni bir tıbbi tanı ürününün geliştirilmesi üzerinde durduklarını anlatan Dr. Gürer Budak, "Asıl büyük buluş ve başarının bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunu yaparken gururla söylüyorum ki üzerinde çalıştığımız pek çok doğal kaynak arasında, DNA bağlanma kapasitesi en yüksek olan moleküler yapıları sadece gelincik çiçeğinden elde edebildik. Prextrolin adını verdiğimiz bu molekülün öncül kimyasal yapılarını ülkemizde kolaylıkla yetişen gelincik bitkisinden izole ettik. Anadolumuzun simgesi olan gelincik çiçeği dünyanın en önemli kanser tanı molekülünün kaynağı olacak. Bu sayede gelincik çiçeği yakın gelecekte çok uzaklardaki yağmur ormanlarının korunmasında da önemli bir görev üstlenecek." değerlendirmesinde bulundu.

Hastalıkların tanı ve tedavi maliyetleri azalacak

Budak, "Prextrolin'in hammadde kaynağının doğada kolay yetişen bir bitki olması ve patentli bir molekül olarak son ürünün her durumda en yüksek saflıkta üretilmesi nedeniyle daha düşük bir maliyetle ve yüksek kalitede piyasaya sürülmesi mümkün olacaktır. Bu da özellikle kanser tanı ve tarama testleri başta olmak üzere diğer hastalıkların tanısı ve diğer endüstriyel kullanım alanlarındaki maliyetlerin azalmasını sağlayacaktır. Bu ve benzeri pek çok sebeple Prextrolin yakın bir gelecekte tıpta önemli bir tanı koyucu 'biomarker' olarak yerini alacaktır." dedi.

Gürer Budak, hammadde kısıtlılığının çözülmesi sayesinde Prextrolin'in tekstil, gıda, elektrik-elektronik, kozmetik ve ilaç üretimi alanlarda da yaygın olarak kullanılabileceğini belirtti.

Pazara çıkmak için geri sayım

Gürer Budak, ürünün teknolojik olgunluk seviyesinin endüstriyel prototip düzeyinde olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte en fazla 24 ay içinde standardizasyon ve sertifikasyon işlemlerinin tamamlanarak, son ürünün uluslararası pazarlara sunulabilecek aşamaya geleceğini bildirdi.

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar