KONYA’NIN KAPADOKYASI: KİLİSTRA

Araştırma haber: Ramazan Düşünceli

Gökyurt Köyü sınırları içerisinde yer alan Kilistra antik kenti, bir çok yerleşim yerine ışık tutarken, Kapadokya’nın bir benzeri olarak turizm açısından önemli bir yerde bulunuyor. Kilistra, Konya'nın 45 km. güneybatısında, Meram ilçesine bağlı Hatunsaray (Lystra) beldesi Gökyurt köyü içerisindedir. Helenistik ve Roma dönemlerinde yoğun yerleşime sahne olan ve Erken Hristiyanlık döneminde hızla büyüyen Kilistra (M.S.VI.-XIII. Yüzyıl ) zamanla Kapadokya benzeri bir mimarî dokuya kavuşmuştur. Kilistra antik kenti, tarihî Kral Yolu üzerinde yer alır. Stratejik öneme sahip olan Kilistra, Roma İmparatorluğu’nun güney uçlarında İmparator Augustus tarafından askerî koloni yapılan beş merkezden biridir. Aynı dönemde Anadolu’yu gezen (M.S.49-56) Aziz Paulus ve Barnabas’ın yeni vaz’ ettikleri dine Kilistra halkının çoğunluğu katılmıştır.

HRİSTİYANLIĞIN İLK MERKEZLERİNDEN

Hz. İsa’nın havarilerini gören ve havari gibi kabul gören Aziz Paulos’un Hristiyanlık dinini yaymak için ziyaret ettiği Konya’da Hatunsaray beldesine bağlı Gökyurt Köyü sınırları içinde yer alan Kilistra’da Hristiyanlığın ilk merkezlerinden biri olması açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bizans devrinde doğal kaya oluşumuna paralel beş ayrı mevkide kurulan Klistra antik kentinde mimaride şapel, kilise gibi dini yapılarla, savunma ve güvenlik amaçlı yapılara rastlanıyor. Kilistra'da haç planıyla dikkati çeken kilise ve çevresindeki kaya oyma yerleşimlerin arasında kalan toprak alanlar Kapadokya'da bulunan peri bacalarının özeliklerini barındırması nedeniyle Konya'nın Kapadokyası olarak adlandırılıyor. Kilistra, Hristiyanlarca yarım hacı olmak amacıyla ziyaret edilen bir yer olarak görülüyor.

Kiliseler, şapeller, manastırlar, gözcü kuleleri, sığınaklar, antik yollar, mahalleler, seramik atölyeleri gibi mimari örnekleriyle inanç turizmine farklı bir tat kazandırmaktadır.

KRAL YOLU KİLİSTRA’DAN GEÇİYOR

Kilistra’da bulunan kaya mezarlar Friglerin kullandığı kaya mezarlarını andırmaktadır. Bu kaya mezarlarda yapılan kazı çalışmalarında bulunan ve bir krala ait olduğu sanılan eşyalar oradaki insanların ölüm sonrası hayata inandıklarını göstermektedir. Mezarlarda çeşitli kişisel eşyalar ve günlük kaplar bulunmuştur. Kaya mezarların hakim noktalara, tepelere yapılmış olması, ölen ruhların geride kalanları izledikleri, gördükleri anlayışına dayalı bir inancın var olduğunu göstermektedir. Kilistra’nın etrafında bulunan ve hala açılmamış olan höyüklerin de Friglerin krallarına ait olduğu sanılmaktadır. Çünkü Frigler soylu ölülerini höyüklere gömüyorlardı. Höyüklerin derinlikleri ise içindeki ölünün önemine, mevkisine göre belirlenmekteydi. Şehirde Frigyalılardan sonra Lidyalılar da yaşamışlardır. Parayı bulup ticareti değiş tokuştan kurtaran medeniyet olarak bilinen Lidyalılar şehirleri bir birine bağlayan önemli bir ticaret yolu da inşa etmişlerdir. İsmi Kral Yolu olarak bilinen bu yol Kilistra’nın da içinden geçmektedir. Bu yol taş döşenerek ve engebeler düzenlenerek yapılmış, böylece ticaret kervanlarının rahat yolculuğu amaçlanmıştır. Köyde hala canlılığını koruyan bir mitolojiye göre bir tümülüs şeklinde olan köyün altı bir yer altı şehri şeklindedir. Bu yer altı şehrinin iki girişi bulunmakta ve her girişinde altından birer aslan heykel bulunmaktadır. Bu altın ve aslan temalarının Lidya mitolojisi ve kral Midas ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

 ROMA’DAN KAÇAN İNSANLAR KİLİSTRA’YA SIĞINDILAR

Kilistra antik kenti doğusunda bulunan Lystra’nın önemli hale gelmesiyle birlikte bir kale ve sığınma şehri haline gelmiştir. Kilistra’da yaşayıp ta Roma’nın baskısında kaçan insanlar bu şehirde yaşamışlardır. Şehirde bulunan kaya oymalarının ise hangi döneme ait oldukları konusu tartışma götürür niteliktedir. Şimdiki köy halkı tarafından “Sandık Kaya” olarak bilinen Şapel (kaya kilisesi) bu yapıtlardandır. Hıristiyanlığın Kilistra’ya ulaşıp yayıldığı zaman kaya oymacılığı değil taş binalar yapılıyordu. Aynı döneme ait bir çok kilise veya saraylar gösterişli taş yapıtlardan oluşurken bu kilisenin tek parça bir kayadan oyulmuş olması ilgi çekici yönüdür.

KİLİSTRA’YA NASIL GİDİLİR?

Kilistra'ya (Gökyurt) 34 km.lik Konya-Hatunsaray asfalt yolundan güneydoğuya yönelen 15 km.lik Gökyurt asfaltı ile gidilir. Konya- Antalya yolunun 36. kilometreden sola dönülerek, 9 kilometrelik ikinci bir yolla da ulaşmak mümkündür. Konya’dan Antalya’ya gidenler için Hatunsaray yolundan gidilip, Lystra, Kilistra gezildikten sonra Kayalı yolu ile Antalya yoluna çıkarak, Kilistra antik kenti yerli ve yabancı turistler gezebilir.

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

KONYA’NIN KAPADOKYASI: KİLİSTRA - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Şanlı Direnişin Kalbine Gidiyoruz