KONYA GÜVENİ SAĞLADI

Konya’nın kuyumculukta güveni sağladığının altını çizen Sargold İşletme Müdürü Ramazan Şenel, “Altın zanaatkârları için ürettikleri altınlar birer metal parçasıdır. Önemli olan dürüstçe ve kardeşçe çalışabilmektir, şükür ki Konya olarak bu güveni sağlayabildik” dedi. 

 

Dünyanın kurulduğu ilk günden itibaren göz dolduran altın, günümüzde bir sanat olarak oldukça ilgi görüyor. Eski dönemlerde zanaatkârların emekleriyle, bir bir döverek şekil verdiği altın artık günümüzde aksesuar olarak kullanılmasının yanında yatırım aracı olarak da kullanılıyor.  Bugün, usta ellerle işlenen, el yapması altın takılar atık makinaların yardımıyla işleniyor.  Zanaatkârın şimdilerde yetişmediğini söyleyen Sargold İşletme Müdürü Ramazan Şenel, 20 yıldır sarraflık yatığını ve altın işlemenin zor zanaat olduğunu belirtti. Zanaatkarlığa sıfırdan ve emek harcayarak başladığını söyleyen Şenel, “Konya’da insanlar altın almayı yatırım aracı olarak görürken, bilezik çeşitleri özellikle en çok tercih edilenler arasında yerini alıyor” diye konuştu.  

MODEL VE ÇEŞİTTE KONYA İLK SIRADA

Bileziklerde seri üretimin yanında isteğe bağlı olarak özel tasarımların da yapıldığını belirten Şenel, “Konya’da bir yılda, bilezikte toplam iki ton altın kullanılıyor ve yılda iki ton mal yapılıyorsa, bunun dörtte birini bizzat biz yapıyoruz” dedi. Model ve çeşit bakımından Türkiye’de en zengin ilin Konya olduğunun altını çizen Şenel, “İstanbul, Adana, Kahramanmaraş ve Konya’nın bilezikleri meşhurdur ancak her açıdan en iyi üretim Konya’da yapılıyor. Yani Türkiye birincisi Konya’mızdır. Böylece bilezik ihtiyacını dışarıdan karşılamamıza da gerek kalmıyor” şeklinde konuştu.   

‘İNCELİK ÇIRAK YETİŞTİRMEDE’

Altın bilezikte en çok iki çeşidin ilgi gördüğünü belirten Şenel, “Kilitli bileziklerde Antalya burması, inci kilitli, Mevlana kilitli ve sarmaşık kilitliler en çok talep görürken, s and s bilezik çeşitlerinde de sınırsız modeller bulunduğu için çok sayıda müşteri alıcısını buluyor. Satışta ise modeller arasında yarı yarıya satış yapıyoruz. Orta yaş ve üzeri burma bilezik alırken, 20 yaş ve orta yaş arası ise s and s bilezik modellerini tercih ediyor” diye konuştu. “Altın işleme zanaatında insan yetiştirebilmek işin inceliğidir” şeklinde konuşan Şenel , “Çırak olarak aldığımız bir çocuğa sıfırdan her şeyi öğretiyoruz. Bir çırağın yetişmesi ortalama üç yıl sürüyor. Tabi çıraklık eğitiminden önce teorik eğitime de yolluyoruz. Ama asıl eğitimleri uygulamada oluyor. Şimdi birde alttan elaman yetiştirme sıkıntımızda var. Her yıl 10 çocuğumuzu eğitime aldığımızda yılsonuna 3 çırak yetiştirebilmişsek kazançlı oluyoruz” diye konuştu.  

MUTLULUĞA ŞEKİL VERİYORUZ

Altına şekil vermenin emek istediğini söyleyen Şenel, “İlk olarak altını bin derecelik bir sıcaklıkta eritiyoruz. Sonra tornada saç teli gibi incelikle çekiliyor. Eğer örgü bilezik yapacaksak, hepsini boy boy ayırıyoruz, gramına ve siparişine göre ayarlıyoruz. Tabi bir de diğer modeller için eritilen altın, kalıplara da dökülüyor. Ama tabi asıl incelik burma bileziklerde, altının saç teli gibi çekilmesinde. Biz bir bayanın hayalini süsleyen aksesuarına şekil veriyoruz ve elimizde yavaşça şekillenen o bayanın mutluluğu oluyor” dedi. Ayrıca 2017’nin satış oranlarını değerlendiren Şenel, “Ekonominin şartlarına ve üretime göre 2017 oldukça iyi geçti bizim için. 2018’den beklentimiz geçen yıla oranla oldukça düşük. Malum Afrin gibi ülkemizi etkileyen büyük bir olayın içindeyiz buda her sektörü etkilediği gibi bizi de etkiliyor” dedi. 

ÖNEMLİ OLAN GÜVENİ SAĞLAMAK

Konya’ya gelen tüm kuyumcuların ve alıcıların gönül rahatlığıyla altın ve bilezik alabildiğini söyleyen Şenel, “Konya’da güveni sağlayabildik. Bu vicdanla üretici arasında bir şeydir. Bizim gibi zanaatkârlar için bu altınlar birer metal parçası. Önemli olan dürüstçe ve kardeşçe çalışabilmektir” diye konuştu. Zanaatkârlıkta en önemli değerin altının doğru eritilmesi ve ayarı olduğunu vurgulayan Şenel, “Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) belirlemiş olduğu standart bir altın ayarı vardır. 22 ayarda 916, 18 ayarda 750, 14 ayarda 585’tir. Üretilen altını teftiş için Konya Sarraflar ve kuyumcular Derneği (KSD) ile TSE’nin göndermiş olduğu kişilerce sık sık teftiş ediliyoruz. Özellikle TSE’ye her gün ürünlerimizi göstermek gibi bir zorunluluğumuz var. TSE’den gelen bir görevli vitrinde ki bileziklerden birini alarak keser ve belirtilen ayarla gerçek ayarı uyuşuyor mu diye bakar. Konya’da otokontrol oldukça sıkıdır. Başka bir ilden gelen kişi rahatlıkla bize ait bileziklerden alabilir. Konya Sarraflar ve Kuyumcular Derneği’nin katkısıyla biz bu güveni şükür ki sağlayabildik” dedi.

1 MİLİMDİR VİCDANLA ALTIN ARASINDAKİ FARK

Dürüstlüğün insan kazanımında en hassas konu olduğunu söyleyen Şenel, altında ise en hassas konunun ayarın doğruluğu olduğunu vurguladı. Şenel, “Biz üreticiler her gün yapmış olduğumuz ürünlerimizi raporlarız ve TSE’nin kabul ettiği değerde 916’dır. Altında, ham altının içine koyulan bakırın oranına göre değeri belirlenir. 24 ayar saf altından oluşur. Değer düştükçe saflığı da bozulur” diye konuştu. Bazı kimselerce hileli ürünlerin piyasada dolaştığını ifade eden Şenel, “Bir ara bileziklerin ağır olması için içirişine pirinç dolduruluyordu. Bu hakka girmenin dışında başka bir şey değildir. 1 milimdir vicdanla altın arasındaki fark” diye belirtti.

TANIDIK YERDEN ALINMALI

Son olarak Şenel, “Unutulmamalıdır ki altının sahtesini ayırt etmek oldukça zordur. Bu nedenle öncelikle bildiğimiz, tanıdığımız kuyumcu veya sarraflardan altın almak gerekir. Altın olmayan metalleri altın kaplayarak piyasada satmaya çalışan dolandırıcıların eline düşmemek için marka veya tanıdık yerlerden altın veya takı almak en mantıklı bir davranış olacaktır” açıklamasında bulundu. Haber: Sena Tuncer

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

KONYA GÜVENİ SAĞLADI - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 EKiM