Konya’da Lokomotifle Saat Ayarı

Osmanlı’da Saat

Osmanlı’nın saatle tanışması Fatih dönemine rastlar. Saat kuleleri ise Osmanlı’ya 18. Yüzyılın sonu gibi oldukça geç bir tarihte gelmiştir. İstanbul’daki ilk saat kulesi Nusretiye Saat Kulesi’dir ve Sultan Abdülmecid tarafından 1848-49’da inşa ettirilmiştir. Anadolu’daki ilk saat kulesi ise Safranbolu’dadır.

Konya’da Alâeddin Tepesi’nde bulunan çok eski bir kilisenin Konya’nın fethinden sonra Selçukî Mescidi adı altında mescide dönüştürüldükten sonra halk arasında Eflâtun Rasathanesi olarak bilinen bu yapı 1872’de, Sultan Abdülaziz’in tuğrasının da yer aldığı saat kulesi haline getiriliyor. Gaz deposu olarak da kullanılan bu saat kulesi 1921’de de dinamitle yok ediliyor.

 

Lokomotifle Saat Ayarı

Saat gar ve istasyonların ayrılmaz bir parçası olmuştur. İstasyon saatleri yalnızca istasyondakilere zamanı bildirmiştir. 1929’da 1483 sayılı Kanunla Demiryolu Bölge Müfettişlikleri kurulmuştu. Merkezi Konya olan “Konya-Adana-Mersin İşletme Müfettişliği” kurulmuştu.  1939-1945 yılları arasında TCDD Genel Müdürlüğü de yapan Yüksek İnşaat Mühendisi Cemal Hidayet Serter, o dönemde İşletme Müfettişi olarak görev yaparken Konya Lokomotif Deposu’nda bir manevra makinasından her gün belirli bir saatte uzun bir düdük çalınarak, demiryol mensuplarına saat ayarı verilir, bu sesi duyanlar saatlerini ona göre ayarlarlardı.

O senelerde nüfusumuz 13 milyon, kocaman borulu Gramofon Türkiye’ye yeni girmiş, radyo, televizyonun adı yok, halkın “Kumpanya Memurları” dediği demiryolcuların, yelek ceplerinde taşıdıkları kordonlu, köstekli büyük cep saatlerine itibar edilir, saat ayarı hep demiryolculardan aranırdı. Düdük sesini duymayanlar veya bazen unutulduğunda hemen Konya Garına haber salınır, çokluk, vakit ve ezan ile ilgili cami müezzinleri, postacılar saat ayarlarını yakinen takip ederlerdi.

İşte saat ayarı verilmesinin her nasılsa bir süre aksayarak, düzenini kaybetmesi üzerine, durum Konya halkınca Demiryol teşkilatının da bağlı bulunduğu Nafıa Vekâletine duyurularak, aksaklığın giderilmesi istenmiş, ayrıca haftada iki kez yayınlanan, sayısı 5 kuruş olan Konya’nın tek basın yayın organı Babalık Gazetesi’nde de şikâyet konusu olmuştu.

Gazetenin 8 Ekim 1928 tarihli nüshasında, sahibi Yusuf Mazhar imzasıyla aynen şöyle deniyordu:

“Nafıa Vekili Muhterem Behiç Beyefendi nezdinde vuku bulan teşebbüslerimiz üzerine, Konya İstasyon Fabrikası zeval vaktinde düdük çalıyor ve herkes saatini ayar ederek, mesaisini ona göre tanzim ediyordu. Her ne sebeple ise, epeyce zamandan beri düdük ötmemeğe başladı ve bütün şehir halkının umum saatleri de ayarından çıktı! Ankara ayarı, İstanbul ayarı, bilmem ne ayarı diye çeşit çeşit saatlerden halkımız hakiki vaktini şaşırmıştır. Adetâ, denilebilir ki, Konya’da itimat edilecek dürüst bir ayar yoktur. Vakıa, bu cihetin temini Belediyemizin vazifeleri cümlesinden ise de, hali hazırda buna imkân göremiyor ve Şimendifer İdaresi’nin yirmi dört saatte bir düdük öttürmesini esirgeyeceğini katiyen hatıra getirmiyoruz. Binaenaleyh, Konya İşletme Müfettişi Muhterem Hidayet Beyin ümitvar olduğumuz hizmetleri asar-ı filliyesine intizar eyleriz.”

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar