"Kudüs’ü Şerif Üzerindeki Haklarımızdan Taviz Vermemekte Kararlıyız"

AK Parti Genel Merkezi’nde büyükelçilerle iftarda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, İran ve İsrail’de yaşanan gelişmelere değinerek, Amerikan yönetimini attığı yanlış adımlar nedeniyle eleştirdi. Dünyanın çok zorlu ve sancılı bir süreçten geçtiğini, karşı karşıya olunan sorunların sadece bir bölge için değil küresel anlamda herkes için farklı düzeylerde de olsa tehditler arz ettiğini kaydeden Erdoğan, “Terör, şiddet, ırkçılık, ayrımcılık, açlık, yoksulluk, düzensiz göç, insani krizler, doğal felaketler tüm insanlığı büyük sınamalarla karşı karşıya bırakıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun kimse kendini tam anlamda güvende hissedemiyor. Geleceğe dönük umutlar bilhassa gerilim, fakirlik ve kaosun hakim olduğu ülkelerde giderek yok oluyor. Belirsizlik ve güvensizlik uluslararası sistemin adeta belirleyici niteliği haline geldi. Dünyamız adeta kendi içinde hastalıklarla kıvranan, ıstırap çeken dev bir organizmaya dönüştü. Biz ise tüm insanlık olarak sosyal, siyasal ve beşeri hayatımızı giderek daha fazla saran bu hastalıklara şifa bulmakta yeterli başarıyı gösteremiyoruz” diye konuştu.

Küresel anlamda barış ve istikrarın anahtarının diplomasi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Dünyadaki mevcut krizleri çözmenin, yenilerinin de önüne geçmenin yolu diplomasiden geçiyor. Fakat son dönemde krizlere çözüm vasıtası olarak diplomasinin ciddi anlamda erozyona uğratıldığını görüyoruz. Diplomasinin imkanlarına daha çok başvurmamız gereken bir dönemde ne yazık ki bunlardan daha fazla istifade edemiyoruz. Diplomasinin ikili ve çok taraflı sorunları çözmeye, işbirliği ve diyaloğu geliştirmeye, dünyamızı herkes için daha yaşanabilir bir yer kılmaya dönük araçlarını etkin şekilde kullanamıyoruz. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere bu yetersizliğin pek çok acı örneği vardır. Mesela Rum tarafının kaprisleri sebebiyle Kıbrıs sorununda bir türlü mesafe alınamıyor. Filistin meselesi giderek daha çok masum insanın hayatını kaybettiği bir trajediye dönüşüyor. 7 yıldır 13 milyon Suriyeliyi evinden eden, 1 milyondan fazla insanın hayatına mal olan Suriye krizinde çözüm yolları birileri tarafından hep tıkanıyor. Yemen’de devam eden kaos, Libya’daki sıkıntılar, Ukrayna’daki malum durum diğer örneklerdir. Bu krizlerde yeterli irade gösterilmediği, diplomatik çabalar sabote edildiği için masum insanlar bedel ödemeye devam ediyor. Diplomasiyi kullanmama özellikle bu sorundan çok daha büyüğü, çok uzun uğraşlar sonucu elde edilen diplomatik kazanımların dinamitlenmesi sorunudur. Özellikle popülist kaygılarla hareket eden kimi politikacıların bu konuda züccaciye dükkanına giren fil misali hareket ettiğini görüyoruz. Yerleşik teamüller ve uluslararası hukuk ayaklar altına alınırken, bölgesel barışın dinamosu olan çok taraflı anlaşmalar bir çırpıda rafa kaldırılabiliyor. Irkçı, göçmen karşıtı, İslam düşmanı, çatışmacı ve aşırı sağcı akımların siyaset üzerindeki baskıları ve talepleri ise bu ateşe adeta benzin döküyor. Popülizm eksenli iç ve dış politika, Batılı devletler başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesini giderek daha fazla esir alıyor” şeklinde konuştu.

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

"Kudüs’ü Şerif Üzerindeki Haklarımızdan Taviz Vermemekte Kararlıyız" - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 EKiM