Mükremin Kızılca'dan Ramazan Özel Sayfası

Mükremin Kılızca hocamızın  hazırladığı Ramazan Özel Sayfası, Ramazan ayı  boyunca her gün gazeteniz Rasyonel Haber’de.

Türk basınında ilk defa, 1400 yıldır camilerde, taziyelerde, açılışlarda ve namaz sonralarında okunan 30 aşr-i şerifin tahlil ve manalarını okuyacaksınız. Peygamber efendimizin sünnet ve hadislerine, Buhari dersleriyle vakıf olacaksınız. Dünyada ve Konyada İslam’ın enlerini   tanıyacaksınız. Ayrıca ibret veren dörtlükler ve ağlatan menkıbelerin yanında, “Hans ve Hasan’ın sohbetleri” adlı Kuran’dan tebliğleri anlatan eseri takip edebileceksiniz.

HANS İLE HASAN’IN SOHBETLERİ

Hans İle Hasan Birbirlerini Yokluyorlar!

Birbirleri hakkında fazla bir şey bilmeyen, geleceğin iki kadim dostu masaya yerleştiler.

 Hans, Hasan hakkında hiç bir şey bilmiyordu, ancak Hasan Hansın en azından öğrenci hatta Hıristiyan ilahiyatı okuyan bir öğrenci olduğunu görünüşten anlayabiliyordu.

Hoş geldiniz Hans!

 Dersleriniz nasıl? Kardeşim? Dedi Hasan.

Derslerim fevkalade, bunu öğretmenlerim söylüyor, ancak ben kendimi yetersiz hissediyorum, tabi.

Hans’ın bu tevazuuna; kişi kendisini tamam addederse yeni bir şeyi nasıl öğrenecek, sizin bu şekilde düşünmeniz çok yerinde, diye cevap verdi, Hasan.

Hans; sizi biraz tanıyabilir miyim?

Hasan; Memnuniyetle.

 Ben Türkiye’nin Karaman ilinde doğdum, Eskişehir Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdikten sonra Ülkemde emekli oluncaya kadar çeşitli yerlerde dini görevlerde bulundum, şimdi ise Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının seçimiyle Avrupada ki Türklere din hizmeti için görevli olarak ülkenizde bulunuyorum.

Hans; sizi tanımaktan onur duydum, hele ilahiyatı bitirmiş, emekli oluncaya kadar meslekte kalmış, ardından da tüm birikimleriyle Avrupa’ya  gelmiş bilinçli, bilimli, deneyimli bir Müslüman’la tanışmak son yıllarda en fazla arzuladığım bir şeydi.

Hasan; Neden son yıllar da?

Hans; Çocukluğumun son yılları İspanya da geçti, bundan dört yıl önce oradaydık, 11 Mart 2004 Perşembe günü annem, babam, ablam ve ben yeraltı treninde seyahate hazırlanıyorduk.  Büyük bir patlamayla 200 kişi öldü, ben büfeden bir dergi alayım diye az gecikmiştim, o büyük patlamaların ardından 200 ölü vardı evet suçsuz, günahsız, kimseye zararsız, 200 ölü, daha da acısı annem babam ve ablam da içlerindeydi.

İspanyanın Bask bölgesi için savaşan ETA örgütü üstlenmedi hatta reddetti ve olayı el-Kaide üstlendi. Bu tarihten sonra İslam ve Müslümanlar hakkında hiç bir şey beni tatmin etmedi, Evangelist İlahiyat Fakültesini de bu yüzden tercih ettim. Hâlbuki babam ateist birisiydi, beni sağ olsa böyle bir eğitime asla sokmazdı.

Sizinle Konuşacak çok şeyim var, Hasan!

Hasan; İslam dini hazreti Âdemden beri bütün peygamberlerin tebliğ ettiği dinin adıdır. Bildiğin gibi tüm kutsal kitaplarda “Bir suçsuz cana kıymak bütün insanlığı kıyıma uğratmak sayılır” buyrulmaktadır. Siz de biliyorsunuz. Ne var ki el-Kaide bunu üstlenince siz de onları İslam’la özdeşleştirdiniz bilmeyerek.

Sizi bu ve benzeri her konuda aydınlatacağımdan eminim. Bu haftadan itibaren İnşallah her hafta ayrı bir yerde buluşup iki uygar insan ve iki ayrı dinin mensubu olarak sohbet edelim, ne dersiniz?

Hans; Benim de tam olarak istediğim buydu zaten, ancak cümlenizi kurarken 'İNŞALLAH' dediniz bu ne demektir?

Hasan; bizim kutsal kitabımız olan Kur’an’ı kerimde yüce yaratıcı şöyle buyururlar;

     “Bir şey için; inşallah, demeden, asla bunu yarın yapacağım, deme!” (Kehf;23-24)

Hans; çok ilginç!

Yeni buluşma yerini telefonla kararlaştırmakta anlaşan Hans ve Hasan ayağa kalktılar ve omuz omuza temas ederek (sarılarak) oradan ayrıldılar.

Ancak sarılma esnasında Hasanın sol yakasında ki bir rozet Hansın dikkatini çekmişti. Ne demek olduğunu bilmiyordu ama Hasana  onu gelecek sohbette mutlaka sormalıyım diyerek derin düşüncelere daldı, Hans.

Hasanın yakasında ki gümüş rozette şu ayet yazılıydı;

“Hak, gerçek (ancak) Rabbinden gelendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma! “ (Bakara /147)

 

*****

NASIL DÜNYEVİLEŞİYORUZ?

Yüz Yıldır Filistin Meselesini Halledemeyen İslam Dünyasının Başarısızlığının Nedeni Dünyevileşmeleridir. 

Dünyevileşmek dünyayı ahirete üstün tutmaktır. Dünyevileşmek düşmana yaranmak ve şirin görünmek için Müslümanlara yapılan zulümlere seyirci olmaktır. Dünyevileşmek Hristiyan ve Yahudileri dünyalık kaygılardan dolayı dost edinerek Müslüman kardeşlerini ihmal etmektir.

Filistin konusunda en acımasız İslam ülkesi Suudi Arabistan’dır. Mısırla at başı giden bu ülke İsrail’le ABD hatırına her türlü hıyanet anlaşmasına vardır.

Önce 1967 Savaşından sonra bir avuç çöl için Filistin’i Enver Sedat feda etmiştir. Dünyevileşmede Mısır ve Suudi Arabistan her noktada beraberdirler. Nitekim 2013’te İhvan hareketinin kurduğu demokratik hükümeti alaşağı eden Sisi’ye en büyük yardım Suudilerden gelmiştir.

Suudi Arabistan’ın en büyük korkusu krallığının bir gün demokrasiye yenik düşeceği endişesidir. Bu nedenle adeta dünyaya çöreklenen Suudiler ne Filistin’den ne de Suriye’den bir ferdi bile mülteci olarak almamıştır.

Dünyevileşme konusunda başı çeken İslam ülkesi Suudi Arabistan’dır. Trilyon dolarlık hac ve umre paralarını Haremeyn’i imara değil ABD bankalarını kalkındırmaya yatırmakta ABD paralarına dayatınca da külüstür uçak ve tanklarla takas etmektedir.

En kısa bir zamanda Haremeyn yani hac bölgesi Suudilerden alınarak Vatikan gibi bağımsız bir İslam cumhuriyeti kurulmalıdır ve hac ve umre gelirleri ortak İslam ordusuna ve fukara-i müslimîne harcanmalıdır.

***

AŞR-İ ŞERİFLERDE NE BUYURULUYOR?

Ayete’l-Kürsi / Müslümanların Gizli Zırhı

Aşağıdaki Bakara suresine ait ayetlerden 255. ayet, ayete’l-kürsidir. Ondan önceki ve sonraki iki ayete de dikkatle bakın, dünyaya bakış ufkunuza yeni ufuklar katacaktır.

Allah’ın izin verdiği kişiler şefaat edecek olmalarına güvenerek ibadetlerde gevşeklik asla yapmamalı!

“254. Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. Gerçekleri inkâr edenler elbette zalimlerdir.

255. Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.”

Trafik terörü, beşeri terör, yaygın hastalıklar, arzi ve semavi afetler gibi bu felaketler çağında Ayete’l-kürsüyü dilimize tesbih etmeliyiz, özellikle her sabah kendimiz ve sevdiklerimiz için yedi kere okumalıyız.

Dinde zorlama tebliğ sırasında yoktur, ancak İslam’ı seçenler çeşitli zorunluluklarla mükelleftir.

“256. Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.”

****

İSTİKAMET

İnsin üstümüzden şeytani oyun

Allah’ın emrine eğelim boyun

İtaat etmekte, olalım koyun

Evliya değil de müstakim ol sen!

 

Önce imanımız sağlam olmalı

Her günümüz muhabbetle dolmalı

Bizi gören şeytan, saçın yolmalı

 Nefs-i emarene gel hâkim ol sen!

 

Hakan, şah ve paşa ol olmaya ol da

Bir hizmetin olsun mübarek yolda

Dünyevileşmeden sağda ve solda

En evvel sağlam bir Müslüman ol sen!

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

Mükremin Kızılca'dan Ramazan Özel Sayfası - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 EKiM