OKUL ÖNCESi EĞiTiMiN ÖNEMi

Öğrt. Gör. Dr. Figen Güleş, “Çocukla iletişim kurarken göz teması kurmak en önemli meseledir. Çocukla konuşurken dizleri kırıp onun seviyesine inerek yaptırmak istediğimiz şeyi o şekilde yaptırmalıyız” dedi.

 

Röportaj: Sena Tuncer – Emine Gıynaş

Öğrt. Gör. Dr. Figen Güleş’le okul öncesi eğitimin önemini konuştuk.

Bilinçli-birey, bilinçli-çocuk algısı oluşturmak ve okul öncesi eğitim dediğimizde ne anlamalıyız? Okul öncesi eğitim dediğimizde aklımıza 0-6 yaş grubu gelmeli şimdilerde bu her ne kadar 8 yaşa kadar uzatılsa da. Bu dönemde çocuk ne verirseniz alır ya da okul öncesi eğitimsiz geçen zaman dilimi içerisinde sadece ebeveynlerin eğitme şekliyle kalır. Onun dışında çocuk kendi kendine bir şeyleri öğrenen bir varlık olarak değerlendirilmiş fakat daha sonra bazı eğitimciler ya da nöroloji alanındaki kişilerin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda insanın bilgileri en hızlı öğrenen varlık olduğu kanısına ulaşılmıştır. Bu da nöroloji özellikle beyinle alakalı. Bilimciler hep öyle demiş fakat temel bilimsel kaynağı olmamış ama şunu görüyorlar öğrenme özellikle beyindeki sinirlerin algılamanın en hızlı olduğu dönemi kapsayan süreçtir.

Okul öncesi eğitim neden önemlidir?

0-6 yaş grubunun özellikle ilk 4 yılı çocuğun gelişimi açısından çok önemli bir dönem. Haliyle aklımızla öğrenmenin en hızlı olduğu dönem çocuğu nasıl kendi kendine bırakırız ve bu yaştaki çocukların alacakları eğitimlerin desteğinin profesyonel birine bırakılacağını ortaya çıkarıyor. Yani tesadüfen değil planlı programlı ve çocuğun tüm gelişimlerini destekleyecek eğitimle olacağı söyleniyor ve bu şekilde bilgiler üst üste konulduğunda okul öncesi eğitimin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Bununla da ilgili eğitimde bir bilim dalı geçiyor. Bin 900’lü yıllarda anaokullarında uygulanan bir metot var Montessori; bu metodun kurucusu olan Maria Montessori’dir ki onun da bir sözü var. “İnsanın yaşamında alacağı en büyük eğitim üniversite yıllarında değil yaşamının ilk 6 yılındadır” hiçbir zaman bir insana olan destek bu zaman dilimindeki kadar değildir. Burada da bir işaret var okul öncesi eğitimin önemine vurgu yapan,  Maria Montessori aslında tıpçıdır. Bir tıpçı olarak insanın anatomisini iyi biliyor olması ve çocukların önemli yaş döneminde ihmal edilmesine karşın bunun üzerine çalışıyor. Bu çalışmada profesyonelce her şey öğretilmeye başlanıyor ve okul öncesi eğitimi dediğimiz tanım ortaya çıkıyor. Zamanla belki bu tanımımız da değişecek hatta git gide değişiyor. Erken çocukluk eğitimi oluyor. Bu okul öncesi eğitim ile çocuktaki hem dil hem duygusal hem motor hem bilişsel hem de sosyal becerileri geliştiriyor. Pek çok şeyin gelişimine katkı sağlıyor. 

Peki, 0-4 yaş arası beyin gelişimi için önemli dediniz ebeveynler bu dönemde çocuğa nasıl eğitim vermeli?

Bunun için aileler öncesinde bilinçli olmalıdır çocuk eğitimi tesadüfe bırakılıp geleneksel anne babadan alınan eğitimle uygulanmamalıdır. Anne ve baba buna kendilerini hazır hissetmeli öncesinde bilinçli ebeveynler bu konuda hatta her acıdan hazır olmalıdır.

Peki, çocuk için hangi dönemler önemlidir o dönemde ebeveynler ne yapmalıdır?

Günümüzde artık pek çok kitap kaynak izlenebilecek videolar hatta ebeveynin eğitimi için programlar var. Bunun katkısıyla çocuk adına doğru hamleleri yapacaklardır. Bunlar nedir tuvalet eğitimi nasıldır, vakti ne zamandır nasıl davranmalıyım bununla ilgili belli şeyleri aldığı vakit ve tabi ki çocuğun yaşı geldiği zaman uygulayıp öğretecek ve kazandıracak. Başka bir konu ise çocukta cinsel ve ahlaki gelişim. Çocuk merak edip soruyor öğrenmek istiyor ama aile ne diyeceğini bilmiyor veya aile bir yerden bir şeyler duyuyor ya işte nasıl olsa soracak düşüncesiyle daha çocuk o soruya hazır değilken soruyor ben çocuğumu çağırdım ve bunu anlattım diyor ve bu çocuk için travma olabiliyor. O yaştaki çocuğa nasıl sorulması gerektiği bellidir. Aile eğitimi almış olsa durum çok daha farklı olur çocuktaki korkunun önüne geçer. Düşünsenize çocuk belki o konuyla ilgili hiçbir şey merak etmiyor ama siz çocukta vaktinden önce bir şey uyandırıp korku duymasına sebep oluyorsunuz.  Her dönem için verilebilecek cevap ve davranışlar vardır ona göre ve hareket edilmelidir. Değilse de ebeveyn olarak hangi konuda çocuğum destek almalıdır yardım almalıdır veya eğitime ne zaman başlanmalıdır arkadaşlarıyla ona ne zaman nasıl ortam hazırlamalıdır tüm bunlara dikkat ederek özen göstererek bir çocuk büyütülür. Haliyle de bu çocuğun tüm gelişimleri için sağlıklı olur tabi bunu bir fanusta yetişmiş çocuk olarak düşünmeyelim elbette ki çocuk bir toplumun içinde yetişir, belli bir kültür ortamı vardır, anne baba ne yaparsa yapsın dedeler neneler olacaktır. Onlardan gelen destekle veya onlardan gelen engeli nasıl savması gerektiğini öğreniyor. Çocuk bilemiyor anne baba fark ediyor. Özellikle sanayileşmiş toplumlarda çalışan anne babalar çocuklarına yetemediklerini nasıl daha fazla destek olup arkadaş ortamını sunabileceklerini veya ne zaman kurumdan destek almaları gerektiğinin bilincine varıyor yani hep bu sorularla kendini yıpratıyor çocuğa yardımcı olamama kaygısıyla yıpranıyor.

 Çocukların her istediğini yapmalı mıyız? Oyuncak seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

 Elbette oyuncaklar eğitici olmalı ve tabi ki her istediğine onay vermemeliyiz. Türkiye’de programlarda olsun belediyelerde olsun ebeveyn eğitim programları oluşturmalı. Ebeveyn okullarının arttırılması lazım. Çünkü biz ciddi bir olayı tesadüfe bırakıyoruz yeri geldi belediyeler eğitmenler seminer verdik orda da yine hangi dönemde hangi eğitim verilip nasıl oyuncak seçilmeli çocuk ne zaman hayır kavramını anlar sorularına cevap aradık ki geçmişte ödül ve ceza kavramı çok popüler ve yaygındı. Günümüzde o kadar yaygınlığı kalmadı. Neden çocuğu sürekli ödüllerle desteklersek doyumsuz çocuk kavramı beliriyor ve dönüp anne baba nerde hata yaptık diyor. Kendimizde hata arıyoruz ama temelde çocuk eğitimi konusunda bilinçli aile olsaydı başta öyle bir çocuk yetiştirmez hayır onu şuan alamayız demeyi öğretmeliydik ya da hayırın neden hayır olduğunu açıklamalıydık. Çünkü çocuk çok uyanıktır, çocuk çok bilinçlidir, çocuk ebeveynden net şeyler duymak ister ama biz çaresiz kalıp yanlış cevap veriyor sonrasında da bu çocuklarda davranış ve kişilik bozukluklarına kadar gidebiliyor. Sonrasında da dönüyor yine nerde hata yaptık diyoruz erken fark edilirse telafisi mümkün olabiliyor ama bazen bu hatalar maalesef ebeveynlerin dışında da eğitimciler tarafından da yapılıyor. Ama yanlışta anlaşılmasın hep hayır da demek doğru değil. Bu kez çocuk hem aile de hem eğitim merkezinde hayır duyduğu için kendi kabuğuna çekiliyor. Ama gerekçesini açıklayarak anlatmak lazım oyuncak konusunda ise yaşını da göz önünde bulundurarak oyuncak seçimleri yapılmalı daha çok yaratıcılığa ve özgünlüğe yaklaşan oyuncak tercihinde bulunmalıyız.

Okul öncesi eğitim çocuğu ilköğretime hazırlar mı?

Amaçlarımızdan ilki o zaten. özellikle ilköğretim ilk yıllarında pek çok temel beceri ve bilgi konusunda ki eksikliği çocuklarda giderip eşitliği sağlayabilmek. Bu yüzden daha çok yaygınlaşmasını istiyoruz evden hiçbir şey öğrenmemiş çocuklar bazı kavramları bilgi ve becerilere sahip değil bazıları ise en az 1 yıl eğitim alıp geliyor ve biz aradaki farklılığı dengelemeye çalışıyoruz okul öncesinin ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda eğitim almış çocuklar tercih edilmezdi. Çünkü kendilerine güvenip bilgi beceriye sahipti örneğin 30 kişilik bir grupta öğretmen düşünelim bu grupta 5 - 6 kişi birçok şeyi biliyor diğerleri bilmediği için çocuklar farklı konuma düşüyordu ama artık bunu aşıyoruz. Artık eğitimcilerde keşke her öğrenci eğitimi almış olsa diyor. Çünkü ilköğretimin işini kolaylaştırıyor genel düşündüğümüzde sayıyı rengi bilmeyen arkadaşlık kavramını bilmeyen öğrenciler vardı ve öğretmen bunlarla daha çok meşgul oluyordu o yüzden bunu en çok vurgulayan ilkokul öğretmenleri, zaten çocuğun hazır bulunurluk durumu yerindeyse okul öncesi eğitimi almış ise ilkokuldaki başarıları da daha iyi olduğu söylüyor.

 Okul öncesi eğitime başlamak için en uygun yaş nedir?

Çocuğa göre değişiyor ama şu durumda Türkiye’de bizim için herkesin mutlaka göndermesi gerekiyor dediğimiz en elzem vakit ilkokuldan bir yıl önceki dönem eğitimi almış olması lazım. Ama eğitimin yaşı ne kadar aşağı olursa o kadar farklıdır. Mesela 2 yaş eğitim almış çocuk tepside yemek taşıyıp tabakları yerine yerleştiriyor artık bu çocuk için içselleşmiş bir davranış haline gelmiş. Tabi biraz kent yaşamının getirmiş olduğu bir şey ama biz çocuk gelişimi gözüyle ideali şudur deriz, 0-2 yaş grubu çocuğun birebir ona ilgi gösteren sevgi ortamında büyüyen çocuk olmasından yanayız. Ama 2 yaştan sonra çocuk artık yavaş yavaş çevreyle ilgilenmeye başlıyor. Son yıllarda 3 yaş sonrası derdik ama aileler artık teknolojik aletlerden dolayı çocuklarının daha erkenden yaşta vermek istiyorlar.

Eğer çocuk annesinden ayrılmak istemiyorsa neler yapılmalı?

Karşılıklı okulla, öğretmenle ve ebeveynle yapılacak bir plan doğrultusunda olması gerekiyor. Çocuk temel olarak önceden kuruma hazırlanmalı bakıcıyı önümüzdeki haftaya bırakıp okula başlıyoruz düşüncesiyle ani bir karar olmamalı. Çocuk okul düşüncesine alıştırılmalı bunun yanı sıra ebeveyninde kendini hazırlamış olması lazım. O ayrılmalara çocuğu bırakmalara o tempoya çünkü bazen çocuk hazır ama ebeveyn hazır olmayabiliyor. Karşılıklı plan derken ona göre hareket etmeli. Annenin çocuğu bıraktıktan sonra ayrılma saatini kısa olması ve net cümlelerle olması lazım. Öptüm ben işe gidiyorum bay bay şeklinde ama bazen öyle uzatılıyor ki bana diyeceğin bir şey var mı şu şöyle mi böyle mi diye uzuyor ve netlik ortadan kayboluyor. Bunun için çocuğa ve bireye aileye özgü planlama derken bunu kastediyorum. Çocuğun öğretmeni tanıması lazım korkularının çok iyi bilinmesi lazım, çünkü her çocukta algılama farklı ve çocuğun bu duruma hazır olmalıdır. Çünkü 4-5 yaşına gelmiş çocuk ve anne de birbirinden kopmama durumu var ve yanlış kelimelerle çocuğu eğitimden uzaklaştırma durumu da oluyor. Mesela çocuğa anne, ben seni çok özleyeceğim diyerek ayrılıyor aslında bunu iyi niyetle ve sevgiyle söylerken çocuk eğitim esnasında bir şeylere dahil olamıyor çünkü çocuk vicdanen rahatsız hissediyor. Adapte sorunu yaşıyor yani bu durumda seçilen kelimelerde büyük önem taşıyor. Seni çok özleyeceğim ama eve gelince de neler yaptıklarını öğrenmek istiyorum denilmeli ve kelimeler büyük bir özenle seçilmeli.

Okul öncesi eğitimde eğitimciler nasıl olmalıdır?

Bir kısmı çok fazla umursamayıp kenar köşeden gidenler bir kısmı ise işine kendini kaptırıp önemseyenler olarak nitelendirmek mümkün. Orda da ben şunu diyorum çocuğun çocuk olduğunu unutmayın bu durum çok önemli ama şunu da öğretip bunu da öğreteceğim demeyin. Siz orda öğretim işini gerçekleştirmiyorsunuz söz onu oyunla veya materyallerle ilgili ve istek duyarak yapmanız lazım. Bunun eğitimini almış kişiler fazla gerçekleştirmez ama reklam olmak isteyen eğitim almamış ama bakın biz bu işi çok iyi yapıyoruz diyen bazı kurumlarda görüyoruz. Öyle eğitimcilerle çalıştık ki hocam biz bununla zorlanıyoruz diyen ama 2 yaşındaki bir çocuğun zaman geçireceği şey oyunladır, siz rakamla yazıyla uğraştırırsanız çocuğun eğitimine karşı zarar vermiş olur. Uzaklaştırırsınız çan eğrisinin ortasında olup bu işin eğitimini almış çocuğu çok iyi tanıyan eğitimciler kendilerine sundukları imkânlar dâhilin de hatta bazıları imkânsız durumları imkânlı hale getirip çalışan eğitimcilerdir tabi ki doğru olan aradaki dengeyi kurmaktır.

Çocukla iletişim kurarken göz teması kurmak mı lazım?

 Kesinlikle bizde ilkedir. Bir çocukla konuşurken dizleri kırıp çocuk önünde onun seviyesinde bir şeyleri anlatıp yaptırmak lazım. Sadece eğitimciler değil çoğu insanın yapması gereken şey budur. Çocukla iletişim için çok önemlidir ve eğitim verilirken de böyledir. Çocuklar minderde oturuyorsa öğretmende aynı şekilde, sandalyede oturuyorsa çocuk eğitimcide sandalyede oturur. Öğretmen ayaktayken anlatmaz çünkü çocukta yarattığı duygular başkadır. Nasıl ki bizler yetişkin olarak yukarı aşağı seviyesinden rahatsızlık duyarsak çocuklarda da bu durum böyledir. Sözel eğitimde bulunmamıza bile gerek kalmaz sözsüz eğitimle beden dilini kullanarak birçok şeyi göz teması ile gerçekleştirebilir.

 Eğitimci olarak son dönemlerde ne yazık ki gündemden düşmeyen çocuk istismarı hakkındaki neler düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin kanayan yarası biliyorsunuz pedofili sapkınlık. Ama asıl şey şu ki ülke olarak dünyada 3. sıradaymışız ve bu durum beni çok üzdü ve sayının gittikçe artması bizim dönüp düşünmemizi ve bazı soruları sormamızı gerektiriyor ve bu 3. sırada oluşumuz içinde şöyle söylüyorlar, aile içi yaşantıların çoğu polise intikal etmemiş olaylar ki bunları sayarsak daha da başa doğru ilerliyoruz ben hep eğitim diyorum aileler bunları yaşadıkça ebeveyn olarak sizin ne yapmanız lazım ki çocuğunuz iyiyi kötüyü ayırt edebilsin. Misal biz kurumdayken çocuklara yaklaşmayın diyorduk. O zamanlar -ooo hocam Amerika’da ki gibi mi vs. diyorlardı ama bizim Türk insanının yapısında dokunmak ve sevmek var ama çocuk sevilmek birinin ona dokunmasını istemiyor olsa dahi sırf sizin sevgi doyumunuz tatmin etmek için susabiliyor ve ebeveynlerde izin veriyor. Şimdi ise bunlar sorgulanmaya başlıyor eğer en basta çocuk eğitimi konusunda kendinizi hazırlamış olsanız neyi nasıl hangi vakitlerde konuşmanız gerektiğini ebeveyn olarak da sizin kendi eğitimini almış olmalısınız biz anne babamızdan böyle gördük canım ne var sanki dememek lazım çocuğu gözlerle sevmek varken illaki dokunmak istiyoruz ha herkes kötü niyetle yaklaşmıyor ama karsınızdaki çocuk henüz bunu ayırt edebilecek bir yaşta değil. Evet sizler bunu yetişkin olarak biliyor ve farkındasınız ama o çocuk henüz o düşüncelerde değil bu konuda tabi ki ebeveynlerin eğitimi ve yeri gelip ebeveynle birlikte çocukların eğitimi veya bu gibi durumlarda başvurulacak doğru yerler neresidir hepsinin bilinmesi lazım.

Son olarak ebeveynlere önerileriniz nelerdir?

Anne baba çocuğun ilköğretimi o yüzden biz her ne kadar okul öncesi öğretmenlerine kabahat bulsak da çocuğuyla iletişimi çok iyi olan eğitim açısından çok sağlıklı olan ebeveynler görebiliyoruz. Ve böyle olunca çocuk daha iyi gelişip değişiyor yani hep birlikte hareket sonucunda güzel sonuçlara ulaşılabiliyor. 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

OKUL ÖNCESi EĞiTiMiN ÖNEMi - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Meram Aksinne