Okulların açılmasıyla birlikte hastalıklara dikkat

Antibiyotikler 1-2 yılda üretilen ilaçlar değildir diyen Karakap, “ Bu tarz ilaçlar üretilip piyasaya sürülmesi 30 yıl kadar Ar-Ge çalışmalarıyla hayata geçiriliyor. Vatandaşlar ufak rahatsızlıklarda kendi kafasına göre antibiyotik kullanmalı” diye konuştu.

Hastaneler, sağlık ocakları ve tüm sağlık kurumlarında tedavi gören hastalar, ilaçlarını herhangi bir eczaneden tedarik edebiliyorlar. Havaların soğumaya başlaması ve okulların açılmasıyla birlikte eczanelere olan mecburiyette arttı. Sıcak yaz günlerinin geride kaldığı şu günlerde okullarında açılmasıyla birlikte yaşanan rahatsızlıklar ile ilgili Eczacılar Odası Başkanı Cemil Karakap, olası bir hastalığa karşı yapılması gerekenleri gazeteniz Rasyonel Haber’e anlattı.

Röportaj: SENA TUNCER

Sağlık konusu, oldukça hassas bir mevzudur ve durağanlığı kabul etmez. Siz Eczacılar Odası Başkanı olarak bu konuda yapılan çalışmalardan ve yeniliklerden bahseder misiniz? 

2005’de Türkiye Sosyal Güvenlik Kurulu reformu yapılarak, ülkemizde yaşayan 70 milyon insan tamamıyla Sosyal Güvenlik Kurumu şemsiyesi altına alındı. Eski düzenlemede vatandaş üç kısma ayrılıyordu. Bunlar, emekli hastalar, BAĞ-KUR’lu hastalar ve SSK’lı hastalardı. Emekli hastalar, gözde hastalardı ve devletin tüm imkânlarından istedikleri ölçüde faydalana biliyorlardı. BAĞ-KUR’lu hastalar ikinci sınıf, SSK’lı hastalar ise üçüncü sınıf hastalardı. Maalesef koşullar oldukça kötüydü. SSK’lı hastalar o dönemde sadece SSK Hastanelerinde tedavi görebiliyordu. Uzun kuyruklarda uzun mücadeleler vererek SSK eczanelerinden ilaçlarını alıyorlardı. 2005’te ciddi reformların yapılmasının ardından, bu hastaların sınıflandırılması eşitsizliği ortadan kaldırıldı. Bu süreç içerisinde sağlık paydaşlarında eczacılar çok büyük sıkıntılar çekti. Devlet bu süreçte kendi ekonomik durumunu, devlet bütçesini ve rasyonelliğini korumak adına bir takım tedbirler geliştirdi. İlaçların kamu kurum iskontoları arttırıldı. Sağlık uygulama tebdilinde sık sık güncellemeler yaparak ilaçların ödeme koşullarında sürekli değişiklik yapıldı. O günden günümüze kadar 650 sefer ilaç fiyatlarında düşüş gerçekleştirildi. Ancak bunun eczacılar adına bir faydası görülemedi.

ÇOK FAZLA ECZANE KAPATILDI

2005’de devlet tarafından getirilen yeniliklerin eczacılara bir zararı olmadı mı? Ya da devlet eczacıları korumak adına ne gibi tedbirler aldı?

Konya Eczacılar Odası olarak pragmatik ölçüde göz atarsak eski döneme oranla eczane sayımızda çok bir değişim olmadı ancak, eczanesini kapatan, işini yürütemeyen kişi sayısı çok fazlalaştı. Eski dönemlerde 20 tane çalışmayan eczacı sayısı varken, şuanda Eczacılar Odası üyelerinden yaklaşık yüzde 15 çalışmayan eczacı var. Eczacılar çok ciddi anlamda sıkıntı yaşamaktalar. Vatandaş açısından bakıldığı zaman ise ciddi anlamda çok iyi hizmet yapıldığı, istediği hastaneye, eczaneye ve sağlık ocaklarına giderek tedavi olduğunu görüyoruz.  Devletin uyguladığı ekonomik tedbirler kapsamında hali hazırda muayene ücretleri eczanelerden alınıyor. Fiyat farklarının halka aşırı gelmesi ve bazı devlet tarafından karşılanmayan ilaçların ödemesini eczacıların alması vatandaşın bize tepki göstermesine neden oluyor. Vatandaşlarla eczacılar bu konuyla yüz yüze kalıyor. Buda sıkıntıların yaşanmasına neden oluyor. Bunun yanında yeni düzenlemelerle ilaç fiyatlarında düşüşler yaşandı. Yasalar gereği bu düşüşlerden eczanelerin zarar görmemesi gerekiyordu. Arada ki bu düşüş farkının üretici ilaç firmaları tarafından ödenmesi gerekiyordu. Devlet protokolünde yazmasına rağmen eczacılar bu durumdan zararlı çıktı.

Okulların açılmasıyla birlikte salgın hastalıklar baş göstermeye başlayacak. Bu konuda ebeveynlere ne gibi uyarılarda bulunursunuz?

Sonbahar ayının içinde bulunmamız, okulların açılmış olması ve aynı zamanda havadan kaynaklı sık sık ısının değişiyor olması mikropların yayılmasına ortam hazırlıyor. Burada görev öncelikli olarak toplumumuza düşüyor. Sağlıklı bireyle hastalıklı bireyler toplu taşımada, okullarda ve pek çok ortak kullanımlı alanlarında bir araya geliyor. Buna çok dikkat edilmesi gerekiyor. Üzerinde kırıklık olan, hapşıran kişilerin iyi olana kadar dışarıya çıkmaması gerekiyor. Kişisel bakım ve temizlik kurallarına uymaları oldukça önem arz ediyor. Özellikle okula giden küçük yaş grubundaki çocukların velilerini uyarmak isterim. Çocuğun burun akıntısı, hapşırığı varsa o gün okula göndermemeleri gerekiyor. En yakın sağlık ocağına götürerek tedavisine bakılması gerekiyor. Bunun haricinde el yıkamaya çok dikkat edilmelidir. Beslenme konusunda mutlaka kahvaltı yapılmadan çocukların ve erişkinlerin evden çıkmaması gerekiyor.       

Suriyelilerin ülkemize yerleşmesinin ardında salgın hastalıklarda artışlar meydana geldi ve Suriyeli halka eczanelerde bazı kolaylıklar sağlanması hakkında ne söylemek istersiniz?

Mülteci olarak ülkemize sığınan çok sayıda insan bulunuyor. Kabul edilen bu mülteci halk konusunda düzenli olarak bir planlama yapılamadı ve mülteciler yurdumuzun dört bir yanında ki illere geçtiler. Şuanda Konya’da ciddi bir sayıya ulaştılar. Bu sığınmacılar, Türk bünyesinin alışkın olmadığı hastalıkları getirerek ciddi anlamda vatandaşın rahatsızlanmasına neden oldular. Yapılan bir çalışmaya göre ülkemizde artık görülme ihtimalinin olmadığı bulaşıcı hastalıkların tekrardan ülkemizde görülmeye başladığını görmekteyiz. Mülteciler sorunu ülkemizde büyük sorunlarımızdan biridir. İçişleri Bakanlığının yapmış olduğu çalışmaya göre, mültecilerin ilaçları reçetenin kesilmesi halinde bakanlık tarafından ödeniyor. Suriyeli biri eczanelerde herhangi bir katkı payı ödemeden ilacını alabiliyor. Sadece çıkan fiyat farklarını ödemekle mükellefler. Ama devlet normal bir Türk vatandaşı emekli ise yüzde 10’nu, çalışan ise yüzde 20 ‘sini maaşından kesiyor. 

Peki, grip aşısını kimlerin yaptırması gerekiyor ve devlet bu konuda ne gibi çalışmalar yapıyor?

Havaların soğumasıyla birlikte grip aşıları yakın zamanda gelecektir. Bu konuda özellikle kronik rahatsızlıkları olan, bünyesi zayıf olan, sık sık insanlarla muhatap olan kişilerin mutlaka grip aşısı yaptırması gerekiyor. Devletimiz grip aşısı konusunda üstüne düşen görevleri yeterince yapmaktadır. Gerekli kamu spotu çalışmalarıyla ve aile hekimlerinin yazdığı reçetelerle halkın sağlığını korumuş oluyor. Üstelik aile hekimlerinin verdiği reçetelerle vatandaş ücretsiz olarak aşılarını olabiliyor. Biz eczaneler sadece küçük yaş gruplarına ve kronik rahatsızlığı olan kişilere cüzi bir fiyat karşılığında aşılarını yapıyoruz.

Türkiye geneline göre Konya’da ilaç tüketiminin çok fazla olduğu bilinmekte. Özellikle antibiyotikler konusunda sıkça karşılaşılan bir söylem. Böyle bir durum söz konusu mudur?

Dünya genelinde antibiyotik tüketiminin artması büyük bir problem. Türkiye’ye gelecek olursak bu sıkıntı maalesef ülkemizde de var ve Konya bu noktada ilk sıralarda yer alıyor. Son iki yıldır Sağlık Bakanlığı ciddi anlamda çalışmalar yapmaya başladı. Antibiyotikler 1-2 yılda üretilen ilaçlar değildir. Bu tarz ilaçlar üretilip piyasaya sürülmesi 30 yıl kadar Ar-Ge çalışmalarıyla hayata geçiriliyor. Son 10 yıla baktığımız zaman yeni bir antibiyotik üretimi söz konusu değil. Eski antibiyotiklerin diğer antibiyotiklerle birleştirilmesi sonucu yeni türevler çıkarılıyor. Vatandaşların ufak rahatsızlıklarda kendi kafasına göre antibiyotik almaması gerekiyor. Zaten biz eczacılar reçetesi olmadan antibiyotik vermiyoruz. Özellikle bu konuda vatandaşlarımızdan hassasiyet bekliyoruz.  

Sağlık Bakanlığı eczaneleri yeterince teftiş ediyor mu?

Genelleme yaparak konuşacak olursam, Sağlık Bakanlığının yaptığı çalışmalardan memnunuz. İlk olarak Sağlık Bakanlığından ruhsat alamayan eczacılar eczanelerini açamıyor. Yıl içerisinde de normal olarak 2 defa denetim yapılıyor. Denetlemenin sonucunda eczanede, ürün geri çekme olduğu takdirde tekrardan denetimlere tabi tutuluyor. Eczanenin ve tüm çalışanlarının hijyeni sürekli olarak denetleniyor. Şimdiye kadar şikâyet almadık. Yani Sağlık Bakanlığı oldukça sistemli ve iyi bir şekilde çalışıyor. Şuanda yapmış olduğumuz tüm çalışmalar Sağlık Bakanlığınca takip ediliyor. Şimdi tüm işlemler internet ortamında yapıldığı için her türlü hareketten devletin haberi oluyor.

         

 

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar