Şeyh Sadreddin Konevî Camii ve Türbesi

Konevî’nin Duası: “Yâ Rabbî! Kalbimizi senden başka şeye yönelmekten ve senden başkasıyla meşgûl olmaktan temizle. Bizi bizden al, bizim yerimize bizi kendinle doldur. Bizi başkalarına ve şeytana oyuncak yapma. Bize nûr bahşet. Duâlarımızı çabucak, kendi istediğin şekilde kabûl buyur. Sen işitensin. Sen bize yakınsın. Sen duâlara icâbet edensin.”

 

 

 

Şeyh Sadreddin Konevî (1207-1274) Selçuklu Devri’nin ünlü âlimlerinden olup, Mevlânâ’nın çağdaşıdır. 1274 yılında vefât ettikten sonra, vasiyeti üzerine bugünkü türbesi yaptırılmıştır. Sadreddin Konevî Manzûmesi Konya sur kapılarından olan Çeşme Kapısı civarında inşâ edilmiştir. Manzûme içerisinde, zâviye, mescid, kütüphane, türbe, hazîre ile çeşme ve şadırvan yer almaktadır. Kaynaklarda bu zâviyenin arsasının Sadreddin Konevî’ye hasta bir çocuğu iyileştirdiği için Selçuklu devlet adamı Hocacihan tarafından verildiği belirtilir.
Konya’nın Meram İlçesi’nde, Şeyh Sadrettin Mahallesi, Turgutoğlu Sokakta bulunan Şeyh Sadreddin Konevî Camii, günümüzde yolun zemin kotunun yükselmesi sebebiyle çevresine göre çukurda kalmıştır.

 

MİMARİ ÖZELLİKLERİ

Cami düz bir arsa üzerinde kuzey-güney doğrultusunda kâgir olarak inşa edilmiştir. Beden duvarlarında taş ve tuğla kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının üst örtüsü toprak dam üzerine kiremit kaplı kırma çatıdır. Minaresi; kare kaideli, çokgen gövdeli ve tek şerefelidir. Üzeri kurşun kaplı konik külâhla örtülüdür. Kaidesi taştan, pabuç ve gövde kısmı tuğladandır. Caminin üç giriş kapısı vardır. Camide toplam 17 pencere mevcuttur. Pencereler dışarıdan içeriye doğru genişlemektedir. Caminin kuzeyine sonradan, yandaki son cemaat mahallinden alt katına, üst mahfilden üst katına geçilen yeni bir bölüm ilâve edilmiştir. Caminin orijinal ahşap pencere kapakları İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndedir.
İç mekânda göze çarpan en önemli mimarî eleman çini mozaik tekniğindeki mihraptır. Yapının en eski ve en süslemeli öğesidir. Anadolu Selçukluları döneminde yapılan mihrapta firûze ve mor renkli çiniler kullanılmıştır. Mihrap nişi zar başlıklı silindirik sütunçelerle sınırlandırılmıştır. Sütunçelerin üzerinde baklava dilimi motifler yer almaktadır. Mihrabı çevreleyen iki bordür vardır. Alınlıkta altı kollu çarkıfelek motifleri ve kitabelik kısmında ise çiçekli kûfi yazıyı andıran bir süsleme mevcuttur. Mihrabın üst kısmında yazılı çini parçası ile Bizans dönemine ait bitkisel süslemeli bir sütun başlığı bulunmaktadır. Minber, güneybatı köşededir. Ahşaptan yapılan minber sekiz basamaklıdır ve orijinal değildir. Mahfile çıkan merdivenin altında, etrafı kafesle çevrili üç mezar sandukası bulunmaktadır. Bu mezarlardan ilki Sadreddin Konevî’in torunlarından Mehmet oğlu Derviş Mehmed’e, diğer ikisi de diğer torunlarına aittir.
Caminin içinde, doğu duvarının kuzeye yakın kısmında Konevî Hazretleri’nin zaman zaman girdiği küçük bir “çilehâne”si mevcuttur. Caminin batı tarafında, bahçesinde, yeni yapılan tuvalet, gasilhâne gibi yapılar mevcuttur.
 

KİTABESİ
Caminin güneydeki giriş kapısı üzerinde iki kitabesi bulunmaktadır. Bunlardan alttaki dikdörtgen biçimli kitabe, inşâ kitabesi olup, Selçuklu sülüsüyle kabartma tekniğinde, Arapça olarak yazılmıştır. Üç satırlık kitabe mealen şöyledir:
“Burası, Muhakkık (hakîkate ulaşmış) ve Rabbani âlim Muhammed oğlu İshak’ın oğlu Şeyh, İmam Muhammed Sadreddin (Allah ondan razı olsun)’un türbesi ve onun mübârek imaretidir. Yine burada, kalp ve kalıplarıyla tamamen Allâhü Teâlâ’ya yönelmiş olan insanlar için vakfedilmiş olan kitapların içerisinde yer aldığı kütüphane mevcuttur. Bu kitapların neler olduğu ve hangi şartlarla vakfedildiği vakfiyesinde belirtilmiştir. Bu binâ (hicrî) 673 yılı içerisinde yılında inşâ edildi.
Bu kitabenin hemen üzerinde ve oval biçimli bir onarım kitabesi mevcuttur. Kitabe sülüs hat ile üç satır halinde Türkçe olarak yazılmıştır.
– Tâcidâr-ı deverân ve halîfe-i refîü’ş-şân, es-Sultân el-Gâzî Abdulhamîd Hân-ı Sânî
– Efendimiz hazretlerinin meberrât-ı seniyye-i mulûkânelerinden olmak üzere işbu câmi-i şerîf ile türbe-i münîfe ve ilâ vilâyet-i
– Devletlû Mehmed Ferîd Paşa hazretlerinin zamân-ı me’mûriyetlerinde î‘mâr ve ihyâ buyurulmuştur. Sene 1317.”

 

KÜTÜPHANE VE TÜRBE

Cami bünyesinde yer alan kütüphane odasının önü geniş bir salon şeklindedir. Kütüphane ise dikdörtgen biçimli küçük bir mekândır. Kütüphaneye giriş kuzeydeki tek kanatlı ahşap kapıyla sağlanmaktadır. Kütüphanede boş ahşap kitap dolapları bulunmaktadır. Kütüphanede bulunan çok değerli el yazmaları günümüzde Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde yer almaktadır. Kütüphanedeki 167 eser  bir ara Turgutoğlu Türbesi’ne, daha sonra ise Yusuf Ağa Kütüphanesi’ne taşınmıştır.

Şeyh Sadreddin Konevî Türbesi caminin doğusundadır. Türbe, cami üzerindeki inşâ kitabesinden anlaşıldığı üzere, kütüphaneyle birlikte 1274 yılında inşa edilmiştir.
Kare planlı türbenin yanları ve üzeri açık olup, iskelet şeklindedir. Sekizgen gövde üzerine piramidal külâhlıdır. Basık kemerli kapısı kuzeydedir. Üzerinde sonradan konan mermer bir kitabe bulunmaktadır. Kitabede şu ibâre okunmaktadır:

“Sabahın izzet ve devlete yakın ve kapın da hacet sahiplerine açık olsun”.
Türbede 12 mermer sütun Bursa kemeriyle birbirine bağlanır. Bu kemerlerin aralarında hepsi birbirinden farklı geometrik süslemelere sahip dokuz  adet mermer şebeke bulunur. Türbenin tam ortasında Sadreddîn Konevî’nin kabri yer alır. Mezar mermer çerçeve içine alınmış olup, baş ve ayak ucunda baklava dilimli yazısız şahideler bulunmaktadır. Ayrıca mezar demir parmaklık içine alınmıştır.

 

ONARIMLAR VE MEZARLIK

Manzûmedeki yapılardan cami, üzerindeki mevcut inşâ kitabesinden anlaşıldığına göre (673/1274) yılında yapılmıştır. Bu tarih aynı zamanda Sadreddîn Konevî’nin vefat yılıdır. Ancak diğer yapılardan hangileri onun sağlığında yapılmıştır, bu bilinmemektedir. Kaynaklarda belirtildiğine göre; Konevî Hazretleri, vasiyetinde türbesinin açık olarak yapılmasını istemiştir. O halde türbenin onun ölümünden sonra yapıldığı kesindir.
Manzûmedeki yapılar günümüze ulaşıncaya dek farklı tarihlerde çeşitli onarımlar geçirmiştir. Bu onarımların en önemlisi ve geniş çaplısı caminin üzerindeki onarım kitabesinden de anlaşıldığı üzere, Sultan II. Abdülhâmid devrinde, Konya Valisi Avlonyalı Mehmet Ferit Paşa zamanında (1317/1899) yapılmıştır. Yapının mescidi bu onarım sırasında plan bakımından değişikliğe uğramıştır. Yapı 1958 yılında  onarılmıştır ancak bu onarımın mahiyeti bilinmemektedir. 1963’te ise Türkiye Anıtlar Derneği Konya Şubesi tarafından tamir ettirilmiştir. 1989’da yine bir onarım yapılmıştır. 1996-97 yıllarında yapılan onarımda cami kuzey yönden genişletilmiş, yapıya alt kısımda kapalı avludan, üst kısımda mahfilden girilen dikdörtgen biçimli bölümler ilâve edilmiştir. Türbenin kırık olan mermer şebekelerinden biri 1997’de onarılmıştır. 1993’te yerden üflemeli olarak yapılan ısıtma sistemi 2004’te kalorifer sistemine değiştirilmiştir. Yine 2004’te minber yenilenmiş, minare onarılmış ve külâhı kurşunla kaplanmıştır. Ayrıca 2004’te türbe külâhındaki ahşap malzeme çürüdüğünden burada da bir onarım gerçekleştirilmiştir. Çini mozaik mihrap ise 2005 yılında onarılmış ve sağlamlaştırılmıştır.
Türbenin inşasıyla birlikte oluşmaya başlayan tarihi mezarlık çevre düzenlemesi sebebiyle 1932 yılında  ortadan kaldırılmıştır.

YARIN: Şeyh Sadreddîn Konevî’nin Hayatı ve Şahsiyeti

 

 

 

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar