Sonbahar alerjisinden korumanın yolları

Vücudun bazı maddelere karşı gösterdiği “aşırı hassasiyet reaksiyonu” nedeniyle ortaya çıkan alerji, çocukluk çağında başlayarak yaşam boyu devam ediyor. Açık tenli ve renkli gözlü çocuklar ile nemli ortamlarda ve deniz kenarında yaşayanlar alerjiye daha yatkın oluyor. Şikayetlere neden olan alerjenlerin çoğu organik kökenli ve mevsim geçişlerinde hastalığı daha da alevlendiriyor. Uz. Dr. Mustafa Armut, özellikle çocuklarda sonbahar ayında alevlenen alerjik rahatsızlıklar hakkında bilgi verdi.  Çocukta genetik bir alerji altyapısı varsa, çevresel faktörlere bağlı olarak hastalık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Özellikle mevsim geçişlerinde etkili olan polen ve toz, rüzgarla taşınarak alerjik bünyeli çocukları hasta etmektedir. Bunun yanında; hayvan tüyü, ev tozu akarları, bazı besinler, böcek zehirleri ve küf mantarları üst ya da alt solunum yollarıyla deri, göz ve sindirim sistemini olumsuz etkilemektedir. Alerji şikayetleri kontrol altına alınmayan çocuklarda nezle, grip, iltihaplı burun akıntısı ve sert bir öksürük görülür. Çocukların bağışıklık sisteminin zayıfladığı sonbahar döneminde düzenli ve dengeli bir beslenme programı uygulanmalıdır. Mevsim sebzelerinden lahana, karnabahar, ıspanak ve havuç, sarımsak ve soğan ile içeriğinde C vitamini olan meyvelerden portakal, mandalina, greyfurt ve kivi tüketilmelidir. Polenlerin etkili olduğu sabah ve akşam saatlerinde çocuklar dışarı çıkarılmamalı, rüzgarlı alanlardan uzak tutulmalıdır. Hasta olur endişesi ile çocukların kat kat giydirilmesi de doğru değildir. Terlemeye yol açan bu durum çocuğun daha sık hastalanmasına neden olur. Ayrıca hava almayan ve içeriğinde polyester olan giyeceklerin yerine özellikle alerjik bünyeli çocukların, teri emen pamuklu kıyafetler giymesi sağlanmalıdır.

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar