“Yedi Meclisin Biri-Barsisa”

Hz. Mevlana’nın 743. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri kapsamında Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuarı’nda “Yedi Meclisin Biri-Barsisa” adlı oyunun başrol oyuncularından Ahmet Yenilmez, Korel Cezayirli ve Zeynep Çimenciler ile tiyatro sonrasında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Tiyatro, sinema ve dizi filmlerin vazgeçilmezi olan usta oyuncu Ahmet Yenilmez, Şeb-i Arus haftasında Konya’da Mevlana’nın hoşgörü kentinde güzel bir tiyatroya imza attıklarını belirtti.

Korel Cezayirli, “Şeb-i Arus haftasında çok özel bir tiyatro projesinin içerisinde oynuyoruz. Mevlana’nın hoşgörüsünü, düşüncesini duyurma adına etkileyici ve yerinde bir projenin içerisinde bulunmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

Zeynep Çimenciler, “Konya’yı çok seviyorum. Mevlana bizim için çok önemli bir değer. Onun bir hadisinde yer almak benim için çok büyük bir gurur ve onurdur” diye konuştu.

Röportaj: Ramazan DÜŞÜNCELİ

Ahmet Yenilmez kimdir, kısaca tanıyabilir miyiz?

Ahmet Yenilmez, Doğu Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde kalan Ordu ilinin merkeze bağlı Karaağaç köyünde doğdum. İlk, orta ve lise tahsilini Ordu’da tamamlayıp,  üniversiteyi Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü’ne girip orayı bitirdim. 1998 yılında unutulmaz diziler arasına girecek olan “Deli Yürek” adlı dizi yayın hayatına başlayarak, dizide “Sabri” karakterini oynadım. Daha sonra Deli Yürek, Ekmek Teknesi, Acı Hayat gibi döneme damgasını vurmuş dizilerde rol alarak bugünlere geldik. Birçok film ve dizilerde rol aldık.

 

EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ HAYATIMDA DÖNÜM NOKTASI OLDU

Tiyatroya nasıl başladınız, bu yönde bir kabiliyetiniz olduğunu nasıl keşfettiniz?

Matematik öğretmenim tarafından ülkemizin en eski tiyatrolarından olan, 1960 yılından günümüze dek hiç perdesini kapatmamış olan Ordu Karadeniz Belediye Tiyatrosu Deneme Sahnesine yönlendirildim. Orada yaklaşık 3-4 yıl eğitim aldıktan sonra,  Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı “Ölen Hangisi?” isimli tiyatro oyununda En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alınca tiyatro benim için bir meslek olma aşamasını kazanmış oldu. O kazandığım ödül tiyatro hayatına girişimde bir dönüm noktası oldu.

İHTİLAL ZAMANINDA 45 GÜN İŞKENCE GÖRDÜM

“Sevdam Gözlerimde Kaldı” filmini bizlere anlatır mısınız?

Bir farkındalık filmidir. Bizim mahalle diye tabir ettiğimiz ihtilal zamanlarını konu alan bir filmdir. İhtilal zamanında 9 abim idam edildi. Ben de 45 gün boyunca işkence gördüm. Birçok işkenceye maruz kaldım. Bizim mahallenin hikâyesi var.  Sen varsın, senin baban var, deden var, rahmetli Muhsin başkan var, rahmetli Abdullah Çatlı var. Benim sanattaki tarzım seyircinin kafasındaki sorulara cevap vermek değil, üzerine sorular eklemek var. Filmle de sizlerin kafasına çivi gibi çakacağımız birkaç soru var.

Şeb-i Arus haftasında Mevlana diyarında çok güzel bir tiyatro ile Hz. Mevlana’nın Meclis-i Seba adlı eserinin birinci meclisinde bulunan bir hikâyeyi seyircilere işlemeye çalıştınız. Siz anlatmak isteseniz Mevlana’yı nasıl bizlere anlatırsınız?

Mevlâna’nın hoşgörüsü, kardeşliği sadece Konya’yı değil, tüm dünyada anılıyor. Mevlana Vuslat Yıldönümü Anma etkinlikleri kapsamında biz de elimizden geldiğince Mevlana’yı anlatmaya çalışıyoruz. Mevlana’nın sevgisini bir nebze de olsa anlatabildiysek ne mutlu bize.

Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?

Öncelikle bizlere bu imkânı tanıyan Selçuk Üniversitesi Rektörü Mustafa Şahin ve Dilek Sabancı Konservatuvarına Müdürü Dilek Zerenler’e teşekkür ediyorum. Beni aralarına kabul ettikleri için tiyatro oyunun yazarı ve yönetmen Tolga Özenç Özençel ile öğrenci arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Öğrenmenin yaşı olmadığını düşünüyorum ve öğrenci arkadaşlarımdan birçok şey öğrenmeye devam ediyorum.

TİYATRO, DİZİ, SİNEMA OYUNCUSU KOREL CEZAYİRLİ

Korel Cezayirli kimdir? Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

İlk-orta-lise eğitimini Ankara’da tamamladım. Modern dans ve caz dans üzerine dersler aldım. 2000 yılında konservatuvardan mezun olan Cezayirli, aynı yıl Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sınavını kazandı ve Şehir Tiyatroları’nın kurucu-oyuncusu olarak göreve başladı. 2006 yılında şimdiki tiyatronun oyun yazarı Tolga Özenç Özençel ile  birlikte Tiyatro Gazetesi’ni kurduk. Halen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bünyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

KONYA’NIN YABANCISI DEĞİLİM

Aslında siz de Selçuk Üniversitesi’ne pek yabancı değilsiniz. Konya’da oyunculuk anlamında neler yaptınız?

SÜ’ye, Konya’ya hiç yabancı değilim. Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nü kazanarak 1996 yılında Konya’ya ilk adımımı attım. Öğrenciliği süresince, başta Prof. Bozkurt Kuruç, Semih Sergen, Lale Oraloğlu ve Prof. Dr. Fuat Hacyev olmak üzere birçok değerli ustadan dersler alarak kendimi oyunculuk alanında yetiştirmeye çalıştım.1996-2000 arasında Konya’da yaşadım. Konya çok güzel ve nezih bir şehir olması bakımından ben de apayrı bir yeri vardır. Uzun bir süredir Konya’ya ders vermeye gelip gidiyorum. Biz tabii eski Devlet Konservatuvar mezunu olduğumuz için şimdikinin yeri ayrıdır.  Şimdiki öğrenciler tiyatro açısından daha çok şanslı diyebilirim. Sanata ve sanatçı yetiştirmeye çok özen gösteriyorlar. Çok iyi bildiğim şehir olduğu için Konya’da çok iyi vakit geçiriyorum.

Mevlana haftasında güzel bir projeye imza attınız. Oyun ile ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?

Şeb-i Arus haftasında çok özel bir tiyatro oynuyoruz. Mevlana’nın hoşgörüsünü, düşüncesini duyurma adına etkileyici ve yerinde bir projenin içerisinde bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Çok değerli ve güzel bir eserini oynamaktan dolayı ayrıca mutluyum. Projenin içerisinde yer almamı sağlayan herkese en başta Selçuk Üniversitesi Rektörü Mustafa Şahin olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar

“Yedi Meclisin Biri-Barsisa” - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Şanlı Direnişin Kalbine Gidiyoruz