1953 yılında Tepebaşı bucağına bağlı köy iken belediye olan Güneyyurt beldesi, kuzeyde Balkusan köyü ve Balcılar beldesi, doğuda Ermenek, güneyde Pamuklu ve Tepebaşı batıda da Aşağı ve Yukarı çağlar köyleriyle sınırlıdır. Dere, tepe ve krokilerle ve de resmi mahfillerce hatlar üzerinden hududumuzda çizilmiştir. Bu resmi hukukun muhtemel tartışmalar sırasında vereceği karar için belki gerekebilir. Ancak bu sınırlar yukarıda adı geçen yerleşim yerlerinde ikamet eden halklar arasında zerre kadar bile bir sınır çizememiş birbirleriyle çok yakın akrabalıklar ve hısımlıklar tesis etmişlerdir.

Bu gün itibariyle Güneyyurtlular olarak Balkusan’lı, Yukarı ve Aşağı çağlarlı kardeşlerimizle olan akrabalık bağlarımız %100 oranında olup aynen yaylalarımız, yollarımız ve arazilerimiz gibi soyumuz ve genlerimizde iç içedir. Bu köylerle beldemiz halkları bağda, bahçede, yolda, belde, yaylada ve sahilde beraberdirler. Aralarında en ufak bir sınır anlaşmazlığı dahi yaşanmamıştır. Seferde ve hazarda, sılada ve gurbette bu belde ve köy halkları birbirlerini mutlaka tanırlar ve yukarıda da belirttiğim gibi aralarında ezeli ve ebedi akrabalıklar kurulmuştur.

Ayrıca burada, Katranlı (Dindebol)köyümüzüde aynı gurup içerisinde ele alabiliriz, zira onlarla da yaylalarımız ve sahillerimiz sınırdır ve büyük oranda aynı sıkıntıları yaşamaktayız. Özellikle Katranlı arazilerininde Göksu(Kurtludere, Kapuz)suyundan istifade etmesi gerekmektedir.

1955 ten beri bu topraklarda yaşayan birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bizim aramızda resmi çizgilerden başka bir ayırım yoktur. Bu bakımdan özellikle Balkusan, Aşağıçağlar, Yukarıçağlar ve Güneyyurt’lu yetkililer en azından ayda bir defa bir araya gelerek sorunların çözümü konusunda fikir fonu oluşturmalıdırlar. Böyle bir düşünce fonunu halkımız her gün kahvelerde yapmaktadırlar. Güneyyurt, Balkusan, Aşağıçağlar ve Yukarıçağlar halkları her ortamda ortak sorunlarını tartışmaya daima açıktırlar, burada eksiklik resmi yetkililerimizin bu konudaki atılmamış adımlarıdır. Bu eksiklik 11 muhtar ve belediye başkanının ayda bir, ayrı bir yerde toplanmaları ve sorunların ortak tespiti ve çözümü için çare üretmeleriyle bambaşka bir raddeye gelecektir.

Balkusan, Yukarıçağlar, Aşağıçağlar ve Güneyyurt’un ortak sorunlarını şöyle özetleyebiliriz. Tabi ki bunlar 2014 yılına devretmiş olan sorunlardır, yarın ne olacağını Allah bilir.

1- Yayla sorunlarımız; bir belde ve üç köyün yaylaları iç içe geçmiş durumdadır, bu bakımdan sorunları için mutlaka beraber çözüm aranmalıdır. Yayla sorunlarımız resmi ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır. Resmi sorunlar tapu, vakıf, ferman, mahkemeler vb. Özel sorunlarımız ise yol, elektrik, su gibi yerel gayret isteyen konulardır. Cenabı hak bizlere kan eksen can bitirecek kıpkırmızı topraklardan oluşan ve dedelerimizin kazma kürekle genlerden söktükleri, her yanı şırıl şırıl sulu pınarlarla dolu enine ve boyuna çaplı bir yayla bahşetmiştir. Buraları korumak ve resmi haklarımızı elde etmek bu yerleşim yerlerinde yaşayanların boynuna borçtur.

2- Göksu’nun suyundan yaralanma sorunları; Akdeniz’e akıp giden Göksu’dan yararlanarak tüm arazilerimizi sulu tarıma açmak ilk önce Aşağı ve Yukarıçağlar,Katranlı ile Güneyyurt’un en doğal hakkıdır. Bu su bizim bağrımızı yararak çıkmaktadır. Göksu’nun suyunu hakkıyla kullandıktan ve arazilerimizin tamamı sulandıktan sonra bölgemiz Akdeniz’in en güzel vadisi olacaktır. Coğrafi olarak Balkusan için belki imkânsız ama Güneyyurt, Katranlı, Yukarı çağlar ve Aşağı çağlar idari olarakta şartlar oluştuğunda pekala bir araya gelerek büyük bir geleceğe imza atabilirler.

3- Yerbağ Sorunları: bundan yıllar önce, beş yüz yıldır bağ olarak kullandığımız Torosların karşı yamaçları gafilim elimizden çıkmıştır. Tapularını alanlar olmakla beraber çoğu güneyyurtlu ihmalcilikten almamış ve alamamıştır. Bu konuda alanlar emsal olarak kesinlikle dava açılmalı ve herkesin tapusunu alması sağlanmalıdır.

4- Şehir içi Sorunları: kasabamızın olması ve isteğe göre yapılması gereken normal hizmetlerini herkes bilmektedir. Ancak mali külfet gerektiren yatırım hizmetleri de dağ gibi büyümeye başlamıştır. Bu kategoride: hal binası, bileği çöplüğü, çarşı cumhuriyet caddesinin yükünün alınması vb sayılabilir.

5- Tanıtım hizmetleri:

A-kasabamız etrafı kuzeyden ve güneyden sıradağlarla çevrili olarak, Göksu’nun yamaçlarına yerleşen, kıskandıran bir coğrafi konumdadır. Tarih boyu hiç boş kalmamıştır. Kuzey taraflarımızda bulunan kuşak dağlarında antik yerleşimlerin eserleri gün gibi ortadadır. Burada bulunan Alaca in, Göde kurum, Delik kaya, Suluceser ve Gavurini gibi yerler de çevre düzenlemesi yapılarak ulaşım sağlanmalı ve kültür bakanlığı envanterine kaydı yaptırılmalıdır.

B- Gargara ve Güneyyurt’umuzun bin yıllık geçmişini ve bugününü ve özlenen yarınını içeren bir eser yayına hazırdır. Bu eserin müellifi hiçbir maddi karşılık beklememektedir. Bu eserin basılmasını sağlayarak beldemizin tanıtımına büyük oranda katkı sağlanmalıdır.

C- Belediyemiz kısa mesafeli yerlerden ziyade Konya, Antalya ve Mersine ucuz ulaşımı sağlayacak bir proje geliştirmelidir.

1953 yılından beri belediyemize hizmet eden başkanlarımızın her birinin de şu anda kasabamız üzerinde gözle görülür eserleri vardır. Hedef daha çok ve daha büyük eserler bırakarak tarihe kendimizi ve beldemizi yazmaktır. İnsanları ve hizmetleri küçük görmek yerine büyük projeler üreterek işimizi yürütmeliyiz, eskiyi ve eski hizmetleri kötülemek yerine geleceğe bakarak beldemize yaraşır hizmet ve eserler bırakmanın yollarını aramalıyız.

Biz, Güneyyurt haber olarak adaylarımızı ve hizmetlerini, öngördükleri projeleri ve kendilerini tanıtmaya hazırız. Güneyyurt her şeyin en güzeline layıktır.

Sayın adaylarımıza her şeyin gönüllerince olmasını temenni eder girdikleri yarışta başarılar dilerim.

Mükremin Kızılca

güneyyurthaber@hotmail.com 05357386854