KARASINIRDA (GÜNEYSINIR) BİR NESEP DAVASI

Şu anda Sarıoğlan olarak bilinen ve eski adı Belviran olan Bozkıra bağlı belde bundan 325 yıl önce ilçe merkezidir bu kazaya o zaman bağlı olan Karasınırköyünde dört yaşında bir kız çocuğu yabancı kadınlar tarafından kaçırılıyor. Kız 17 yaşına kadar bulunamıyor ve babası 17 yaşında bir vatandaşın evinde buluyor. Ayşe isimli kızın babası Mehmet oğlu Fazlı Çelebi mahkemeye başvuruyor ve diyor ki;

 

Ayşe benim öz kızımdır 4 yaşında iken kaybolmuştu. Şu anda 13 yıl sonra 17 yaşında iken kara naip zade lakabıyla bilinen Mustafa’nın evinde gördüm, gerekenin yapılmasını arz ederim.

 

ÇOCUĞU ÇİNGAN KADINLAR KAÇIRMIŞ

 

Kara naip zade Mustafa sorgu sırasında şunları anlatıyor:  babam hayatta iken mahkemeye birkaç çingan kadın dört yaşında bir kız çocuğuyla gelerek “bu kızı yolda bulduk adını da Meryem koyduk, size teslim ediyoruz” dediler. Bunun üzerine mahkeme çocuğu babam Mehmet efendiye bakımını üstlenmek üzere emaneten vermişti, o günden beri bu kız yanımızdadır. Demesi üzerine mahkeme heyeti kıza dönerek onun da ifadesini almak isteyince kız da şunları söyler:

 

“Köyümüze dışardan gelen çingan tayfasından kadınlar beni alarak daha sonra beni mahkemeye getirerek teslim etmişlerdi, mahkeme heyeri tarafından Mustafa efendinin babası Mehmed efendiye emanet konulmuş idim merkum seyid Fazlı çelebi benim babamdır karısı Fatıma hatun da benim validemdir”

 

Ayrıca köyden: Süleyman bin Musa ve Razıyebinti Abdullah ve ÜmmübintiMevlüd nam kimseler de aynı manada şahitlik yaparlar. Bunun üzerine Ayşe’nin babası Fazlı müftülükten aldığı bir fetvayı arz ederek kızının kendisine verilmesini ister, fetva şudur: 

 

Yanında kendinin çocuğuolmaklayaşınınuyumluluğuolupsoyu bilinmeyen Hindiçin kızımdır deyip Hind de tasdik etse nesep sabit olur mu?el-cevap: olur.

 

Bu fetva metni İslam hukukunda bir örnekleme şeklidir ki; bu tür metinlerdeki Hind kadını, Zeyd ise erkeği temsil eder. Mesela bu ibaredeki Hind, sözü edilen 17 yaşındaki Ayşe’yi sembolize etmektedir.

 

Sonuç olarak kız yani 17 yaşındaki Ayşe asıl babası ve annesine yüce meclis tarafından iade edilir.

 

BELGENİN ASIL METİNLERİ

 

(Haziran 1691) Yılında yani 325 sene önce yaşanan bu olay bugün bile yaşanan benzer olaylar bakımından önem arz etmektedir. Fetvası da bizlere bir numunedir. Aşağıda bu hadisenin transkripsiyonu ile Osmanlıcasının bir kısmını görüyorsunuz:

 

“Belviran kazasına tabi (köy adı okunmuyor) nam karye sükkanındanbaisü’l-kitabseyid fazlı çelebi bin seyidmehmed nam kimesne meclis-i şer’i hatîr-i lâzimü’t-tevkîrde Ayşe nam bikr-i baliğa ve kara naib zade dimekle maruf Mustafa efendi bin Mehmed efendi mahzarlarında üzerlerine dava ve takrir-i kelam idübmezbure Ayşe benim sulbiye kızım olub dört yaşında ve hucre ve terbiyemde iken karye-i mezburedenzayiaolmuşidi halen on yedi yaşında olub merkum Mustafa efendinin menzilinde buldum her birinden sual olunub takdiri tahrir olunması matlubumdurdidikdegıbbe’s-sual evvela mezbur Mustafa efendi cevabında tarih-i kitabdan on üç sene mukaddem babam hayatda iken çingan taifesinden birkaç hatunlar mezbureAyşe’yi dört yaşında sağire iken meclis-i şer’agetürübsağire-i merkumeyi yol üzerinde bulubahzidüb Meryem ismiyle tesmiye eyledik lakitimizdirdeyu ikrar etmeleriyle canib-i şer’iden babam Mehmed efendiye emanet verilmekle ila haze’l-an menzilimde sakinedir deyüb ve saniyen mezbureAyşe dahi cevabında ben merkum seyid fazlı çelebinin sulbiye kızı olub dört yaşımda sağire iken çingan taifesinden birkaç hatunlar karye-i merkumeye geldiklerinde beni ahz etmişler idi ba’dehü beni meclis-i şer’e getürüb hususu merkumu ikrar etmeleriyle canib-i şer’denmezbur Mustafa efendinin babası Mehmed efendiye emanet konulmuşidim merkum seyid Fazlı çelebi benim babamdır zevcesi Fatıma hatun benim validemdir deyubi-tav’ıhâ ikrar ve itiraf eylediğinden mâadâ karye-i mezbureden Süleyman bin el-Hac Musa ve Razıyebinti Abdullah ve ÜmmübintiMevlüd nam kimesneler li-ecli’l-ihbar meclis-i şer’ahazırûnolubesera’l-istihbar fi’l-vaki mezbure Ayşe mezkurseyid Fazlı çelebinin sulbiye kızıdırmezburseyid Fazlı babası merkume Fatıma validesidirdört yaşında iken karye-i merkumedenzayiaolmuşdurdeyu her biri haber virübmezburseyid Fazlı çelebinin yedinde olan fetva-yışerifenin mazmunudur yanında kendinin veledi olmağla sinninin tahammülü olubmechulü’n-neseb olan Hindiçün kızımdır deyübHind tasdik eylese neseb sabit olur mu el-cevab: olur deyübuyrulubmerkume Ayşe on yedi yaşındaolub merkum seyid Fazlının sinni elli beş olmağla mütehammil olmağınbermuceb-i fetva-yı şerife merkumenin nesebi merkum seyid Fazlıdır sabit olmağıçünhucrında olmağa izin ve tenbih-i birle mâvekaabi’t-talebketb olundu fi’l-yevmi’l-hamisi minşehr-i Ramazani’l-mübarek li-sene isneteyn ve mie ve elf” (Haziran 1691)

 

(Şahidler)

 

Mehmed bin Abdurrahman   

Halil bin Ahmed

            Ömer bin Mustafa

Seyid Musa bin Mustafa,      

Durmuş çelebi bin el-Hac Mustafa

 

(Konya Şer’iyye Sicilleri Cilt Sh 198)