Maalesef günümüz de çok bilinçli görünen fakat bir o kadar da çocuklarımız konusunda bilinçsiz bir toplumuz. Onlara gereken ilgiyi göstermiyor ve herhangi bir şekilde vakit öldürmelerine müsaade ediyoruz. Sırf kendimiz rahat edelim diye onları şiddete yönelik bilgisayar oyunlarına, çizgi filmlere köle ediyoruz. Haydi herkes kendini yoklasın! Ben yapmıyorum diyen çıkmayacaktır aramızdan. Bu göz yumduğumuz teknolojik araçlar maalesef sınır koymadığımız, kontrol etmediğimiz takdirde çocuklarımızı kötüye yönelik kolay bir şekilde etkileyebiliyor. Ve ben bir ebeveyn olarak çocuklarımızın geleceğinden kaygılanıyor, hepimizin de kaygılanması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklarımız teknolojiye elbette ayak uyduracaklar ama faydalanabilecekleri şekilde. Evet, yaşadığımız şu zaman da çocuklarımızı sokağa salmak çokta mantıklı değil ama sokağa salamıyoruz diye onları sadece televizyon ve bilgisayarla baş başa bırakmakta mantıklı değil...

Çocukların hayal güçleri oldukça geniştir. Önemli olan bu hayallerini sınırlandırmamaktır. Onları sanal şeylerle değil, hayatın gerçekleriyle destekleyip oyunlar yaratarak gelişimlerine katkıda bulunabiliriz. Mesela, herhangi bir objeyi çocuğunuza oynadığınız ya da oynayacağınız oyun da farklı ne olarak kullanabileceğini sorabilirsiniz. Bu sadece ufak bir örnek ama farklı yönlendirmeler emin olun çocuklarımızın gelişiminde büyük faydalar sağlayacaktır. İnce ve kaba motor gelişimini, güzel konuşma becerisini, kuvvetli iletişim kurmayı, liderliği, rekabeti, kazanmayı, kaybetmeyi yani bir çok şeyi aslında oyunlarla öğrenmiş olup, oyunlarla da öğretiyoruz. Çocuklar hassas ve herşeyi birden bire kapabilen varlıklardır. Bu yüzden onlara yönelttiğimiz sorular ya da yapacağımız konuşmalar öylesine alelade olmamalıdır. Biz ebeveynler belki de kendimizi sınırlandırmalıyız. Örneğin, "Kalemler sadece yazı yazmak içindir" dersek "sadece" sözümüz belki de çocuğumuzu sınırlandıracaktır. Ve onun üzerine düşünmeyecektir. Onların hayallerini sınırlandırmadığımız zaman hayata karşı daha duyarlı olacaklardır. Ayrıca oyun aracılığıyla onların zihinlerine ulaşmamız daha da kolaylaşacak ve kurduğumuz iletişim daha sağlıklı olacaktır. Çocuklar üzerine almış olduğum eğitimlerden önemli bir noktaya daha değinmek istiyorum aslında. Toplum olarak çocuklarımızı babalarıyla korkutmaya meraklıyız. "Akşam baban geldiği zaman görürsün sen" ya da buna benzer bir çok şey...demeyin. Babaları çocukları korkutmak için kullanmayın ve şartlandırmayın. Aksine beraber vakit geçirmeleri için teşviklerde bulunun. Çünkü, babaların ilgilendiği çocuklar daha özgüveni yüksek olan çocuklardır. Ve babalar korkulacak değil, saygı duyulacak insanlardır.

Elbette her anne, baba çocuğunu sever, iyi bir yerlere gelsin, mutlu olsun ister. Peki biz ebeveynler olarak onlara bu ilgiyi ne kadar gösterebiliyoruz? Bu konu da vicdanen rahat mıyız? Öncelikle kendimiz de bunları sorgulayalım. Ve onların gelişimine katkı sağlayacak oyuncakların, yönelttiğimiz soruların, yaptığımız konuşmaların seçimini iyi yapalım. Çocuklarımızın bizlerden bekledikleri tek şey ilgi. Ve onlar çok çabuk büyüyorlar. Bugün esirgediğimiz ilgi, yarın beklediğimiz ilgi olabilir.

 

                                                                                                                               SEVGİYLE KALIN...