15 TEMMUZ HAKKINDA TORUNLARIMA DİYECEĞİM Kİ- 4

Paralel Devlet Çalışması Lanetlik Bir Hıyanettir

İdareyi illegal yollarla ele geçirmek için TSK’yı kullanmaktan başka çare yoktu.Ne yazıktır ki bu defa Amerika’nın kullandığı ve “F. G öğretisiyle yetişen” çok cüzi TSK askeri kılıklı kişiler Hristiyanlığı 3. Bin yılda Asya’ya yaymak için kullanıldıklarını bilerek veya bilmeyerek ülülemre başkaldırıyor ve halka ateş açıyorlardı.15 Temmuz 2016 gecesi menfur darbe teşebbüsünün istihbarıyla saat gece 12’den önce TV kanalları Marmaris’teki otelinden ayrılan cumhurbaşkanımıza ulaşarak cep telefonlarıyla canlı yayınlara aldılar.Başkomutan bu yayınlarda: milletimizi meydanlara, kent meydanlarına, hava alanlarına toplanmaya çağırıyorum dedi. Bunun üzerine 81 vilayetimizin bütün meydanları halkla doldu.Bu arada planlarını aslında 16 Temmuz sabaha karşıya ayarlayan ancak erken istihbarlarla yetkililerin milleti ve emniyet güçlerini harekete geçirmesinden paniğe kapılan darbeciler büyük kentlerde harekete geçtiler.İlk gıvşıltıların ardından cumhurbaşkanımız “istihbarat zaafı var” ve el-Cezire kanalına: “darbe teşebbüsünü eniştemden öğrendim” demişti. Hadd-i zatında zaaftan da öte istihbaratsızlık vardı. Buna rağmen erken sızıntılar neticesinde başbakanımız ”bu bir kalkışmadır”, cumhurbaşkanımız da “Fetö’nün TSK içindeki teröristlerinin saldırısıdır” dedi. Kalkışmanın ilk ayak sesleri tank birliklerinden tankların, hava kuvvetlerinden jetler ve helikopterlerin, deniz kuvvetlerinden de gemilerin belli köşeleri tutarak darbeyi erkene almalarıyla duyuldu.TSK’nın başta hava ve jandarma olmak üzere yarıya yakın üst düzey komutanlarının karıştığı hadisede stratejik merkezler ele geçirilirse iş tamam gözüyle bakılıyordu.Bu bakımdan Ankara’da MİT, özel kuvvetler, genelkurmay, valilik, belediye ve meclis gibi yerler, İstanbul’da, AKOM, valilik, boğaz köprüsü ve benzeri yerler hedef seçilerek askerler tank ve helikopterlerle sevk edilmeye başlandı.Ankara akıncılar ana jet üssünden de hava gücü havalandırıldı. Genelkurmay başkanı darbeye sert biçimde karşı durunca bu üstte bağlı tutuldu. Diğer kuvvet komutanları ve birçok komutan bu darbeyle alakalarının olmadığını bulundukları yerden açıkladılar.Askerlerin vardıkları her noktada halk akın akın yığılıyordu, hiç beklenmeyen ve hesaplanmayan bu durum onları şaşırttı.Millet caddelerden tankları yürütmedi, vardıkları yerlerde de durdurmadı “asker kışlaya” diye bağrışlar arasında askerler topluluklara toplar ve namlulu silahlarla ateş açtılar, adeta karşılarında düşman ordusu varmış gibi, davrandılar.Oysa karışanlarındaki necip Türk milletinin necip evlatları onlara: “asker abi bırakın silahı, karşındaki belki senin kardeşin, belki anan baban bile olabilir” diyordu.  Çoğunluğu İstanbul’da 249 kişi şehit oldu, 2200 yaralı gazimiz hastaneleri doldurdu.  En fazla şehit veren ikinci ilimiz başkentimizdi. Ankara’da özel kuvvetlerde 50 yetişmiş güvenlik gücümüz şehit oldu.Askerler hiçbir yeri teslim alamadılar sadece TRT’den korsan bir bildiri okutabildiler. Onun da hiçbir etkisi olmadı.Eratın, “DAİŞ saldırısına gidiyoruz, tatbikat yapacağız” diye kandırıldığı ortaya çıktı. Önlerindekilerin şehit olmalarına rağmen halk askerin üzerine üzerine gitti. Sonunda hepsini teslim aldılar mühimmatı da TSK’ya teslim ettiler.Marmaris’teki başkanın otelini o çıktıktan sonra suikast niyetiyle basan askerler de bir bir ele geçirildiler bir kısmı Yunanistan’a kaçmayı başarsa da etkisiz hale geldiler.15 temmuz son saatlerinde Türkiye’mize tam bir kaos çökmek üzereyken necip Türk milleti başkomutanının emriyle meydanlara akın edince bu menfur teşebbüsün akameti görünmüştü.16 Temmuzun ilk saatlerinde de bu akamet kesinleşmişti zira bütün ülkedeki kışlaların, üslerin ve özellikle tank birliklerinin kapıları sivil araçlarla ve etten duvarlarla engellenmişti.