15 Temmuz işgal girişiminin sene-i devriyesini geride bırakırken, milletimiz hınca hınç meydanlara akın ederek, 15 Temmuz’da verilen mücadeleyi unutmadıklarını dünyaya haykırmışlardır.

***

        Şehitlerimiz dualarla yad edilerek ruhları şad edilmiş, gazilerimizin duygularına tercüman olunmuştur. Asıl mesele 15 Temmuz’da milletimize, bomba yağdıran hainlere verilmesi gereken en ağır cezanın bir an önce verilmesidir.

***

        Sürekli dillendirilen en üst makamlarca da meydanlarda tekrarlanan adaleti sağlama adına şehitlerimizin ruhlarının huzura ermesi, kanlarının her damlasının hesabının sorulması devletimizin milletimiz adına yapması gereken birinci önceliğidir.

***

        İdam isteniyor fakat yetkili merciler neden adım atmıyor? Vahiy mi bekleniyor diye insan kendisine sormaktan alamıyor? Vahiy devri tamamlanmış, kısas olayı açık ve net ortada iken hareketsizlik milletimizi hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor.1000 kere 2000 kere ağırlaştırılmış müebbet versen ne yazar? Adalet tesis edilmiş olur mu?

***

        Şahsi kanaatim, yargılamalar başlamadan evvel kanuni düzenlemenin yapılmış olması gerekirdi. Böyle hainlik hiç görülmüş müdür?

***

        Kanuni düzenleme yapılsaydı,  hainler mahkemeleri tiyatroya çevirebilirler miydi. Pabucun pahalı olduğunu görünce zaten böyle çirkin bir eyleme giremezler, giremedikleri gibi adaletin verdiği karar karşısında boyunları da kıldan ince olurdu.

***

        Bu yapılan başka bir ülkede olsaydı nasıl muamele görürlerdi acaba? HERO (kahraman) yazan tişörtlerle mahkemeye girip şov yapabilirler miydi?

***

        İdam olmadan terörle, teröristle mücadele etmek , kalburda su taşımaya benzer dostlarım.

***

         Hasıl-ı kelam; vahiy bekleniyorsa şayet vahiy devri kapanmış, vakit bilinen ilmi gerçekler ve adalet anlayışı içerisinde 15 Temmuz ve benzeri hainliklerin hesabının milletimiz , şehitlerimiz ve gazilerimiz adına görülme zamanıdır.