Bir insan vücudu düşünün. Vücudun herhangi bir yerinde sürekli kanayan bir yara var… Sizinse aklınız hep onda. Yara kanaya kanaya sizi altüst ediyor. Ya ona yenik düşeceksiniz ya da kanayan yarayı tedavi etmek için çare bulacaksınız. Eminim ki hemen hemen herkes yarasını iyileştirme peşine düşecektir. Sonrada hayatına kaldığı yerden devam edecek…

Nasıl ki vücudumuzda olan bir yara iyileştirilmediği takdirde bizi alt üst ediyorsa toplumda olan yaralarda tıpkı böyledir. Aslında yaralar hayatımızın hemen hemen her alanında var. Belki de bu yüzden insanların çoğu mutsuz.

Örnek verecek olursak eğitim…

Eğitim bir toplumun olmazsa olmazdır. Her şeyin başı eğitimdir.

2017-2018 eğitim öğretim yılı başladı. Başlamasıyla birlikte de eğitim öğretim alanında şaşırtan kararlar alındı. Hiç kuşkusuz bunlardan biride TEOG sınavının bundan sonra yapılmayacağı.

3 aylık tatilde bu konudan hiç söz edilmezken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “TEOG’un kaldırılmasında mani yoktur” söylemiyle çalışmalar bir anda hız kazandı.

Dün ilk açıklama; Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin’den geldi. Tekin, liselere geçişte sınavsız bir dönemin başlayacağını söyledi.

Ardından Başbakan Binali Yıldırım konuyla ilgili şunları söyledi: “TEOG bir yarışa döndü. Stresinizi arttırdı.”

Büyüklerimiz daha iyi bilir ama bence eğitim konusu bir an önce çözüme kavuşmalı. Yapılan yeniklerde köklü çözümler bulunup uygulanmalı. Çünkü eğitimde geç kalmaya gelmez. Bir ülkenin geleceği o ülkenin aldığı eğitime bağlıdır.

Sadece ders çalışmakla meşgul olan öğrencilerden ziyade TEOG konusu en çok da velilerin kafasını karıştırmış durumda. Görüşlerini aldığım veliler ne yazık ki kaygılı. Bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğini merak ediyorlar.

UMARIM BUNDAN SONRA EĞİTİMLE İLGİLİ SORUNLAR KESİN ÇÖZÜME KAVUŞUR VE KAYGILAR BİTER.