Hayatımızın dönüm noktaları vardır. Bazen hastalıkla, bazen ailevi, bazen maddi problemlerle karşı karşıya kalabiliriz

                                                                                                             

        Normal hayatımızın seyri aniden değişebilir, zengin iken fakir, sıhhatli iken hasta, mutlu bir aile yuvasına sahip iken, ailevi sorunlarla uğraşır dururuz. Böyle zamanlarda gerçek dostlarımız yanımızda olduğu zaman sıkıntılarımızdan bir nebze kurtulabilir, kara gün dostlarımızı yanımızda görmekten mutluluk duyarız.

   

        Bizim kalitemiz, dostluk anlayışımız; sıkıntılı günlerimizde yalnızlıktan, dertlerimizle baş başa kalmaktan, çaresizlikten muhafaza edecek, elimizden tutulacak, acılar, sıkıntılar paylaşılacaktır. Bencil, cimri akraba nedir, dostluk nedir, bilmeyen şahsiyetler; kara günlerinde yalnızlıkla baş başa kalmak mecburiyetindedir.

                                                                                                             

        Kara günde, en büyük dost, en iyi kapı; Mevla’mızdır.  Bütün sıkıntıların ondan geldiğinin şuurunda olmak, halimizi ona arz edebilmek, hamd içerisinde, halet-i ruhiyemizi muhafaza edebilmek, dua ve yakarışlarla hakkımızda hayırlısını istemek, hakiki dostun vasıflarındandır. Haktan gelene razı olmak, sabır göstermek, hakkımızda hayırlara vesile olabilir.

                                                                                                               

        Hayatımızın gelgitlerinde gerçek dostların yanımızda olması, en büyük ganimettir. Gerçek dostlar kara günlerde ortaya çıkarlar, umudumuzun tükendiği bir anda elimizden tutarlar. Rabbimizin  bize gönderdiği adeta “Hızır” gibidirler. Maddiyat biriktirmektense, hakiki dost edinmek daha akılcı davranış olsa gerek…

                                                                                                          

        “Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı, dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı...” atalarımız gerçekten, çok yerinde tecrübeler sonucu  sözlerini söyleyerek, bizlere ipucu ışık tutmaktadırlar. Yine “Düşenin dostu olmaz.”  “Bir dost kırk yılda kazanılır.”  “Dost kazan dost, düşman anadan da doğar.” Bir çok atasözümüz dostluğun özellikle kara gün dostu olmanın, hakiki dost kazanmanın önemini bizlere tavsiye etmektedir.

                                                                                                      

        Hasıl-ı kelam;  Dostluk, mantar yemeği gibidir. Zehirli veya zehirsiz olup olmadığı ancak yendikten sonra belli olur.”  Mevlam hakiki dostlarımızın adedini çoğaltsın… Amin…