İSLAMO - FOBİ NASIL KALDIRILABİLİR?

İslam korkusu!

Ne acayip bir tabir değil mi?

Bir insanın kendisini yaratanın buyruklarına boyun eğmesi ve bir hesap günü inancıyla doğru ve dürüst, zarar vermez ve zarar görmez şekilde yaşaması demek olan dinden korkması ne garip bir anlayıştır.

İslam korkusu son zamanlarda batılı ve doğulu Hristiyan ve Yahudileri sarmış durumdadır.

İslam korkusunu korkan bakımından ikiye ayırırsak: Müslümanların İslam korkusu ve Müslüman olmayanların İslam korkusu diye iki kategori çıkar ortaya.

Müslümanların İslam korkusu, ne acayip ve garip bir tabir değil mi?

İman ettiğin Allah’ın ve onun elçisinin rehberliğinden korkmak, dinin bir kısmını sert bir kısmını yumuşak bulmak, iman ettiğin Allah’ın adaletine güvenmemek, İman ettiğin peygamberin hayat tarzına burun kıvırmak ne onmaz bir anlayıştır.

Müslümanların Siyasal İslam, Arap milliyetçiliğine yol açan İslam gibi bahaneler hep İslam’ı kendi anlayışına uydurmağa çalışmanın bir emaresidir.

İslam’dan korkan Müslümanların korkma nedenleri heva ve heveslerine ters gelen İslami emir ve yasaklardır.

“Andolsun, Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?” (Bakara 87)

“Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp...”

Ayetin bu bölümü her şeyi mükemmel olarak anlatıyor değil mi?

Müslümanlardaki İslam korkusunun en bariz tezahürlerinden birisi de siyasete dini alet edenlerin gölgesinde dine saldırmalarıdır. Bu tip Müslümanlar aslında siyasal İslam diyerek İslam’a cephe aldıklarının farkındalar ama bu da bir niyet gizleme tekniğidir onlara göre.

Siyasilerin dini siyasete alet ederek onu kullanmaları İslam’ın yanlış olduğu manasına gelmez. Bu bakımdan İslam’dan korkan Müslümanların “o Müslümansa ben değilim” diyecek kadar politize olmaları ve yüce dinimizi bir hiziple, partiyle özdeş addederek bu yanlışa düşmeleri son derece üzücüdür.

Bu anlayış İslam’ın siyasetle alakasının olmadığını sanmaktan kaynaklanmaktadır ki bu yanlış anlayışa göre İslam devletini yönetenlerin dini siyasete alet eder miyim diyerek, Allah dememelerini savunmak gibi bir şeydir.

İslamo-fobi yani İslam korkusunu kaldırmak için neler yapılabilir.

Bunun için en başta bütün Müslümanlar bir evrensel lider seçmelidirler. Bu lider sadece dini konularda yetkili olmalıdır ve vereceği fetva bütün Dünya Müslümanları için bağlayıcı olmalıdır.

Daiş, Boko Haram, el-Kaide, Feto, eş-Şebab ve benzeri İslam dışı oluşumların İslam’la alakasının olmadığı kanıtlanmalıdır.

Bu tür terör örgütleri yabancı ülkelerden yardım alarak değil, Müslümanların kurdukları İslam ordusuyla bertaraf edilmelidir.

İslam’dan korkan Müslümanları bu korkuya sevk eden ana amillerden biri de: İslam’ın dünyaya ait bir boyutunun olmadığını, onun Allah’la kul arasında bir olgudan ibaret olduğunu sanmalarıdır. 

Bu anlayış dünyada sekülerizm ve laisizm adıyla eski batıl ve beşeri dinler için geçerli olsa da İslam için asla geçerliliği yoktur. Zira İslam müminlerin hem dünyasını hem de ahiret hayatını tanzim eden bir bütündür.

” De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.” (Maide 68)

Müslüman olmayanların İslam korkusunun sebep ve neticesini yukarıdaki ayet başka eke gerek duyurmaksızın anlatmaktadır.