Hayatımızda ki değişimi fark edebiliyor muyuz diye bazen sormak gerekiyor. Durum o kadar vahim ki neresinden tutsak elimizde kalıyor.

***

İşi iyice çığırından çıkaran televizyon programlarını mı söylesem, insanlardaki umursamazlığın yanında alaycı tavırlarını mı? Herkesin bir sirkülasyonun içine girdiği günümüzde, şükür bugüne de atlattık tavırları kimsenin gözünden kaçmıyor…

***

Televizyonda ki evlendirme programlarının, evlilik gibi ciddi bir kurumu nasıl laçkalaştırdığının yanında, izlenme rekorlarını kırdığı veya giydiği iki parça kıyafet yüzünden kavgaya tutuşan genç kızların rezil hallerinin, bizi nasıl bir geleceğe hazırladığını kimse tahmin etmek istemez herhâlde.

***

Eğlence veya yarışma diye karı – kocanın şekilden şekle girmesi ve bir oyun kaybettiği için eşlerin birbirlerine karşı takındıkları kabaca tavırlar… Ve bunu izleyen izleyicilerin bu durumdan keyif alması adeta yabanileştiğimizin göstergesi değil mi?

***

Küçük çocuğu, Hadise’nin klipindeki hareketlerin aynısı yapıp, şarkısını ezbere söylediği için sevinen anne babadan gelecek olan hayırla, ileride bu çocukların anne – babalığından gelecek olan hayır orantılı değil mi? Korkunç bir nesil yetişiyor ve biz buna sadece el çırpıyoruz. Kendi ellerimizle ahlaksız bir nesil yetiştiriyoruz. Kimse çocuklara eğlenmesin veya müzik dinlemesin demiyor ama her şeyin bir dozajı ve zamanı var.

***

Televizyonları bebek bakıcısı gibi kullanmayalım! 6 aylık bir bebek televizyon karşısında uyuya kalmasın. Şiddet yüklü dizileri küçücük çocuklar izlemesin ve babasının silahına sarılıp yanlışlıkla(!) annesini vurmasın. Gün boyunca terör haberlerine maruz kalan koca koca adamlar stresten gerim gerim gerilirken, anneler ev hanımları kadınca programlarla saflaştırılmıyor mu?

***

En büyük problemi, sosyal medya fenomeninin eteğinin, kendisinde olmaması veya taktığı lüks saatle direksiyon başında fotoğraf çekemeyen gençten ne hayır gelir ki? Sadece lükse, dünyalık yaşama katılan bu bireylerden hangisi kurtaracak ülkeyi?

***

Gördükçe hayretlere düştüğümüz bunlara benzeyen birçok manzara… Demem o ki bizi düşürmek isteyenlere karşı dirayetli olmalıyız. Dünya düzeninde saf yerine koyulmamak için kendimizi muhafaza edip bilinçlenmek dışında başka bir şansımız yok. Belki çok klasik olacak ama bunun yolu okumaktan geçiyor. Hep şikayetçi olarak dertlerimize çare olamayız. Çünkü aslında çare biziz.                  

Çare biziz - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Fahrunnisa Hatun