SAADET VE HUZURU TEMİN ETMEK

        Maddi imkanlarımız arttıkça huzur ve saadetimiz artıyor mu acaba? Huzur ve saadet başka diyarlara hicret etmiş sanki…!

***

        Huzur ve saadeti bollukta, maddi imkanların geniş olmasında temin etmek mümkün değildir. Toplumun önemli bir kesimi huzur ve saadetten yoksun. Evdeki herkes çalışıyor, çabalıyor,  evlere önemli miktarda para giriyor lakin neticede aileler huzursuz ve mutsuz.

***

        Maddi her türlü imkanımızın artmasına, sahip olduğumuz binlerce nimete rağmen, bir türlü kavuşamadığımız, huzura ermenin sırrı, sizce ne olabilir? Huzur çoklukta değil; şükürde, kanaat hazinesinde, sabırda, selamda, tebessümde, samimiyette, hoşgörüde, kısaca ahlaki meziyetlerin içerisine gizlenmiştir.

***

          Nice insanlar vardır ki, her türlü imkana sahip olmasına rağmen, ruhu daralmakta, dünyaya sığamamakta, bunalımdan bunalıma sürüklenmekte, çıkmaz sokaklarda dolaşıp durmakta, özlenen huzura bir türlü erememektedir.

***

         Bende oluşan kanaat, huzur kalbin sağlam olması ve yaradılış gayesi doğrultusunda elde edilebilir. Huzur kullukta, teslimiyette, ihlas ve samimiyettedir. Huzur helal lokmada, zekatta ve paylaşmada, abdest ve secdedir. Kalbin huzura ermesi; zikirle, tövbe ile kullukta zirve yapmakla tesis edilebilir.

***

        Huzur; para, mal, mülkte değil, sadelikte azın bereketindedir. Huzura erenler, İbrahim Bin Ethem misali tacı tahtı terk edenlerdir. Huzurun yegane kaynağı, nurun bereketin memba-ı Mevla’mızla irtibat sağlayabilmek, kalp iklimimizi nur deryasından sulayabilmek, gerçek huzur ve saadettir.

***

        Huzur; duadır yakarıştır, hayırlısını hakkımızda istemektir. Kullukta sabır, imtihanlarda sabır, hayatımızın her anını hamd ile süsleyebilmektir. Ailesi için alın teri ile kazanıp, helalinden yiyip içebilmektir. Köşeyi dönme hesapları huzur değil, belayı başımıza almak, ruh darlığı ve sıkıntı içerisinde bocalamak, huzur sokağından hicret etmektir.

***

        Huzur dönüştür, gönlümüzü yumuşatabilmek, sevgi ikliminde huzur yağmurları ile sulayabilmek, ahlak-ı zemimeyi ( kötü ahlakı) kalbimizden söküp atıp, yerine ahlak-ı hamideyi ( güzel ahlakı ) yerleştirebilmektir. Saadet, huzura ermenin neticesi ile gerçek mutluluğa ulaşmaktır.

***

        Hasıl-ı kelam; huzur ve saadet yaratılmışlardan, yaratana rucu edebilmek, hakikate erebilmektir. Gerçek huzur ve saadet hepimizle olsun efendim.