Olgun mü’minlerin en önemli özelliği; sözlerine sadık kalmaları, her şartta yerine getirmeleridir. Çünkü mü’min için söz; senettir, namustur.

***

        Tutamayacağımız, yerine getiremeyeceğimiz söz verilmemeli verilmiş ise muhakkak yerine getirilmelidir. İmkanımız neye müsait, vaktimiz uygun mu? Sorularını kendimize sormadan bir arkadaşımıza, dostumuza aile bireylerinin bir ferdine söz verilmemeli, sözümüzü yerine getirmeye muktedir isek o halde rahatlıkla söz verip yerine getirebiliriz.

***

        Verilen söz yerine getirilebilmişse güzelleşir, değer kazanır. Herkese mavi boncuk dağıtmak, ümitlendirmek, inandırmak hoş bir davranış değildir. Randevularımıza riayet etmek, zamanında orada bulunmak, bekletmemek saygının bir ifadesidir. Kimse uzun süre bekletilmeyi istemez. Herkesin vakti kıymetlidir. Saatlerce bekletmek iyi niyeti su istimal etmektir.

***

        Olağanüstü bir durumla karşılaşabiliriz. Muhatabımızı aramak, özür beyan etmek, durumumuzu samimi ifade etmek, güzel bir davranıştır. Aniden rahatsızlanabilir, şehir dışına çıkabiliriz. Haberleşmek artık çok kolay, bir telefon etmek randevuyu veya verilen sözü ertelemek gerekirse iptal etmek karşılıklı görüşmeden sonra yapılırsa güven hissi kaybolmaz, bilakis zor durumda kaldığımız için muhatabımızdan yardım bile görebiliriz.

***

        Mü’min ile münafığı ayırt eden özelliklerden birisi, söz verdiği zaman yerine getirmektir. Münafıklık alameti; sözünde durmazlar, emanete riayet etmezler, yalan söylerler… Onun için Müslüman sözünde duran, emanete sahip çıkan, asla yalan söylemeyendir.

***

        Küçücük çocuğa söz vermiş isek onu da yerine getirmeliyiz. Onun duyguları ve beklentilerine, sözümüze sadık kalarak cevap verebilmeli asla hayal kırıklığına sebep olmamalıyız.

***

        Hasıl-ı kelam; Ahde vefa (sözünde durma) bizim olgunluğumuzun göstergesidir. Tutabileceğimiz sözü verelim, gönül hoşnutluğu ile yerine getirelim. Ne pahasına olursa olsun, sözümüzün eri olalım.

        Selam; sözünde duran er kişilerin üzerine olsun…