Sevgililer günü olarak 14 şubat, bütün dünyada ekonomik kıpırdamayı hedef almakla beraber bize sevgiyi, sevgiliyi ve aile sıcaklığını hatırlatması bakımından bir şey ifade eder.

 

Asıl sevgili olan yaratıcımızı ve yüce peygamberimizi ki Allah cc ona habibim yani sevgili kulum demiştir, hatırlamak ve nasıl kul ve ümmet olduğumuzun muhasebesini yapmamıza vesile olması bakımından da 14 Şubat günü önemlidir.

 

Bildiğiniz gibi aksi bir açıklama yapmadığım müddetçe bu köşede yayınlanan her şey acizane bu kardeşinizin imalatıdır. Şimdi size sevgi ve sevgili konusunda üç şiirimi takdim ediyorum.

 

DOY DA ÖYLE GEL!

 

İki, üç, beş, yedi isteme benden

Maddi çıkarları koy da öyle gel

O açgözlü nefsini bağla kenara

Dünyanın süsüne doy da öyle gel.

 

Şeytana uzak ol, Huda’ya yakın

Sevgimizi şarta bağlama sakın

Yuvayı kurucu bir tavır takın

Yapılsın üç gün bir toy da öyle gel.

 

Kurudan kuruya aşk lafı etme

Yanan alevleri söndürüp gitme

Henüz yetmez iken, her şeye yetme

Sevgi ile kavrul, buy da öyle gel.

 

İki kişi bundan sonra bir oldu

Her şeyimiz aramızda sır oldu

Sen, ben lafı ağızlarda kir oldu

Benlik gömleğini soy da öyle gel.

 

Çıkar hayatından uğursuz, tayrı

Ayrılığın olmaz kimseye hayrı

Tek yastıkta ömür, yok ayrı gayrı

Beni de kendinden say da öyle gel.

 

Hayır konuşmalı her daim, dilim

En hayırlı olan ehline halim

Kadınlar dünyada yegâne gülüm

Diyen hak sözleri duy da öyle gel. 

 

YÂRE YAKARIŞ
 
Tahin yüzlüm, mazim, atim hatıram,
Hayatı işledik hep gram gram,
Tam da yalnız kalmayacak bir sıram,
Daha fazla uzaklaşma geri gel,
Makul ol, haddini aşma beri gel.

Kudretten sürmeli, mor mavi Suna’m,
Daha solmamıştır elinde kınam,
Babası babamdır, anası anam,
Sen insansın, başkalaşma geri gel,
Başkalarıyla karışma beri gel.
 
 Hani, ne demiştim sana birinde,
Ortağınım, aşikâr ve sırrında,
Kor oldu yüreğim pişti fırında,
İtle köpekle dalaşma geri gel,
Kimselerle kucaklaşma beri gel.

Sabah yeli oldu bana fırtına,
Karışmadım pılına ve pırtına,
Görmedim eksini baktım artına,
Pisliğe, çöpe bulaşma geri gel,
Bendini yıkıp da, taşma beri gel.
 
 Siyah farfaranı sürüme yerde,
Gurbet eller oldu arada perde,
Vallahi düşerim, gelmezsen derde,
Sıkı dur ve laçkalaşma geri gel,
Haktan, hakikatten şaşma beri gel.
 
 Sen ki haysiyetim, namusum, arım,
İkimiz bir bütün sen benim yarım,
Ey sevgili yârim, ey gülizarım,

Daha fazla uzaklaşma geri gel,
Makul ol, haddini aşma beri gel.

FADİMEM!

Gene güz mü geldi elin köyünde
Söyle sensiz yaşanır mı Fadime’m?
En güzel yemekler olsa de önde
Sevgilisiz aşanır mı Fadime’m?

Yeşil nohutlar yenir mi ütmeden
Doyar mı sığırlar kırda gütmeden
Dağın yamacında keklik ötmeden
Avcı silah kuşanır mı Fadime’m?

Bu gün görmediğin yarın görünmez
Dağlar delinmeden Şirin görünmez
Kalbden sevmedikçe yârin görünmez
Yarsiz döşek döşenir mi Fadime’m?

Sevenin gözünde elli, yüz olur
Sıcağıyla karakışlar güz olur
Dere tepe zirve yamaç düz olur
Âşıklar hiç üşenir mi Fadime’m?

FADİME’M

Gurbet elde hasretinle tükendim,
Alevi yok köze döndüm Fadime’m.
Coşmak üzereyim yıkıldı bendim,
Mızrapsız bir saza döndüm Fadime’m.

Kır düştü dibine ağardı saçım,
Bazen doyar gönlüm bazen da açım,
Sayımı unuttum bilmem ki kaçım,
Hazan vakti güze döndüm Fadime’m.

Gezdim memleketi hep kare kare,
Yüreğim yaralı, kalbim kırk pare,
Her derde deva var buna yok çare,
Yarı evcil kaza döndüm Fadime’m.

Hayat bir lirik şiir, bir hikaye,
Allah’ı tanımak, kulluktur gaye,
Kuru tevekkül yok, olmalı saye,
Şiir yaza yaza döndüm Fadime’m.
Ağlaya ağlaya ark oldu çenem,
Kanımı emerek dev oldu kenem,
Aylar tükendi de bitmedi senem,
Gene eski bize döndüm Fadime’m.

 

Yağmur yağdı, rüzgâr çarptı betimi,
Motorine verdim bereketimi,
Güneşten mi bilmem, sebep ütü mü,
Özü gitmiş beze döndüm Fadime’m.

Aslı yokmuş kerpiçte ki gezlerin,
Çayırı, çimeni kuru özlerin,
Anlatırdı nice şeyi gözlerin,
O dediğin söze döndüm Fadime’m.

Sata sata kilimleri, çulları,
Erittim kar gibi uzun yılları,
Kamyonun üstünde nice yolları,
Geçtim şimdi size döndüm Fadime’m.