Günün getirmiş olduğu durumlara göre, aynen yağmur yüklü bulutlar gibi bazen hüzünlenir, güneşli havalar gibi bazen mutlu olur, soğuk ve tipili havalardaki gibi öfkelenir, bazen elinden oyuncağı alınmış çocuklar gibi ağlarız.

***

        İnsanoğlunun mayasına duygular harmanlanmış, durumlara göre değişkenlik gösterir. Duygu yoğunluğu yaşamak insani bir davranıştır. Öfke nöbetleri, ağlama nöbetleri, gülme nöbetleri geçirmek duygu yoğunluğunu kontrol edememektir.

***

        Duygu yoğunluğunu kontrol edememek ciddi problemler yaşamamıza sebep olabilir. Öfke kontrolü yapamazsak, “Öfke ile kalkan, zararla oturur” ifadelerinin gereği zarar ve üzücü durumların yaşanmasına neden olur. Öfkelenmek normaldir, güzel olan öfkemizi yenebilmek sakinleşerek, öfkemize neden olan durumu analiz etmek, muhatabımızla iletişim kurarak rahatsızlığımızı ifade etmek, insani olan bir tutumdur.

***

        Duygularımız içinde en zararlı olanı da küplere binmek, deyiminin karşılığı olan aşırı öfkemizdir. Bir anlık öfke en sevdiklerimize, komşularımıza, zarar vermemize neden olur. Birkaç saniye durmak, bir kaç adım sonunu düşünmek, öfkemizin şiddetini azaltır. Öfke şeytanın en büyük tuzaklarından birisidir. Bu tuzağa düşmemek ağrısız başım, sızısız dişimdir.

***

        Her üzücü olaya ağlamak da doğru bir davranış değildir. Ağlamak sıradanlaşır ve nöbetler halini alır.  Duygularımızın yaz yağmurları gibi aniden yağıp bitmesi kısa süreli olması psikolojimizi sarsmaz. Devamlı olan duygu yoğunlukları zararlı olanıdır.

***

        Sevincimizi abartmak, kalp krizlerine bile neden olabilir. Duygu yoğunluğunun şiddeti vücut ve ruh sağlığımızla da ilgilidir. Duygularımız ne kadar kontrol altında ise o derece sağlıklıyız demektir.

***

         Özellikle büyükşehirlerde, trafiğin ve iş yükünün fazla olduğu, aşırı çalışmak, az uyumaktan kaynaklanan problemler neticesinde; sinirli, hırçın kavgacı, basit sorunların üstesinden gelemeyecek kadar kendimizi kaybedebiliriz. Öfkenin şiddeti ve sürekliliği, kendisini asla kontrol edemeyen büyük acılara gebe olan cinnet hali tabir edilen en tehlikelisidir.

***

        Hasıl-ı kelam; duygu yoğunluğu insani bir durumdur. Önemli olan ise duygularımızı trafikte freni patlamış bir aracı, kontrol altına tutmak için göstermiş olduğumuz çabanın, daha fazlasını gösterebilmektir.

        Selam; duygu yoğunluğunu kontrol altında tutabilen, kendisine ve çevresine zarar vermeyenlerin üzerine olsun.