Afrin harekatını hazmedemeyen, kabullenemeyen kalleş Amerika; son haftalarda oyalama taktikleri geliştirme derdine düştü.

***

        PKK- PYD arasındaki denklemi inkâr ederek, PYD ‘yi ayrı bir kefeye koymaya çalışan, onları madden manen himaye eden, teçhizat, silah yardımı ile besleyen Amerika; kararlılığımızı görünce kıvırma hareketleri ile oyalama taktiklerine başvurmaya başladı.

***

        Yok efendim! PYD’yi PKK’ya karşı savaştıracaklarmış… Ağır silah vermemişler de… Kargaların bile güldüğü bu tür oyalama taktikleri ile alınan yolun önüne kesmeye çalışmaktalar.

***

        Emperyalist düzenlerine dur diyen, kararlı Türkiye’nin; Münbiç’e de gireceğini açık açık söylemesi, uzun vadeli hesaplarının alt üst olmasını istemeyen sözde müttefik ancak davranışları ile düşmanca tutuma giren Amerika; son olarak TİLLERSON’u Ankara’ya göndererek yaklaşık üç buçuk saat cumhurbaşkanı ile iki buçuk saat dışişleri bakanı ile uzun uzun görüşmeler yaptı.

***

        İki ülke arasındaki güveni tekrar tesis etmek boş lafları ile her zaman olduğu gibi göstermelik mekanizmalar kurma teklifi sunarak, oyalama taktiklerine yine başladılar.

***

        Şu aşamada bunca düşmanca tavra ve terör örgütlerine verdikleri desteğe rağmen biz onların oyalama taktiklerine karşı kınından çıkan kılıcı yerine koyacak değiliz. Afrin’de başarılı bir şekilde yürütülen operasyon tam gaz devam etmeli.

***

        Afrin’de yapılan mücadele haklılığın, kararlılığın ve neticesi olup, sınırda taşeron terör devleti kurma hayallerine vurulan bir pranga ve Osmanlı Şamarıdır. Bu şamarın sesi okyanus ötesinden duyuldukça afallayarak soluğu Ankara’da almaktalar. İçimizdeki Amerikalılaşmışlar da her nedense onlarla aynı dili kullanmaktalar. “Sakın ha! Afrin’e girmeyin”…

***

        Onlar ne derseler desinler, biz haklı mücadelemizden sonuç alıncaya kadar, topunun canını cehenneme gönderinceye kadar oyalama taktiklerine kulak asmadan devam etmemiz aynı zamanda devletimizin beka sorunudur.

        Hasıl-ı kelam; Amerika asla dostumuz değildir. Düşmanlığını alenen ispatlamış, terör maşaları ile bizi terbiye etmeye yeltenmekte, suçüstü yapılınca da kıvırmakta, oyalama taktiklerine başvurmaktadır. Sakın ha! Bekamızı ilgilendiren mücadeleden asla taviz verilmemelidir. Biz güneyde olmaya devam etmez isek, onların gözü her daim kuzeylerde olacaktır.