Tabiatın dengesinin bozulmasında, verimli toprakların sürüklenmesinde, çölleşmede, erozyonlar önemli bir unsudur.

***

     Topraktaki bozulma ve aşınma rüzgâr ve su erozyonu ile olmaktadır. İnsanlarda da bozulma, aşınma, değer kaybı, başkalaşma, aslını ve özünü kaybetme, v.b durumlar yaşanmakta; manevi erozyonlara kapılıp sürüklenmektedir.

 

***

        İnsanlar; makam, mevki, güç, kuvvet sahibi olunca insani değerlerini kaybedebilmektedir. Makam erozyonu; geçmişini, özünü silip süpürebilmektedir. Toplumda, sosyolojik açıdan buna güç zehirlemesi de diyoruz. Karakteri, kişiliği oturmamış, şahsiyetler; hafif erozyonlarda bile yalpalamakta, kökünden sallanmakta, erozyonun şiddeti arttıkça kökü ile toprağa kök salamamış ise sürüklenmektedir.

***

  Özenti, başkalaşma, “kendimiz olmayı bırakıp, falanca olmak” erozyonun değişik versiyonudur. Özenti erozyonu apayrı bir olaydır. Özenti var olan tüm değer ve birikimlerimizi silip süpüren, yok eden gerçek erozyondur. Rüzgâr erozyonu ile yıkılan evimizi, göçen çatımızı daha muhkem yapabiliriz ama özenti erozyonun tamiratı mümkün olmamaktadır.

***

   Maddi olarak yaşadığımız erozyonlara, çareler bulabiliriz. Ağaçlandırmayı yaygınlaştırmak, erozyonu engeller. Manevi erozyonlardan kurtulmanın ve korunmanın yolu sağlam bir irade, düzgün bir karakter, kökünün geçmişi ile bağlı olması, manevi değerlerimizi özümsemektir.

 

***

       İslami hassasiyetimiz, hayat tarzımız; kültür erozyonu ile sarsılmakta, güzelliklerimiz elimizden bir bir kayıp gitmektedir. Yaşayışımız gayri İslami, kültürümüz kültür olmaktan çıkıp, keşmekeş haline dönmüşse, bizim illerde kültür erozyonun şiddeti çok fazla olmuş demektir.

***

        Kimliği ve kişiliği oturmuş kimselerin manevi erozyonlardan etkilenme ihtimali daha azdır. Mesele şudur ki; şahsiyet ve karakter eğitiminin ne derece önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

***

        Hasıl-ı kelam; erozyonların hiç şakası yoktur. Toprakla kökümüz sapasağlam kök salamamışsa sürüklenip, yok olur gideriz. Bir de tam erozyonun odak noktasında isek, ne ismimiz ne de cismimiz kalır.

 

***

        Selam; karakteri düzgün, manevi değerleri ile sapa sağlam bağlı kalabilenlerin üzerine olsun.