Devlet-i Ebed-Müddet Müslüman Türklerin Kızılelma’sıdır.

Bu Kızılelma aynı zamanda İslam’ın da Kızılelma’sıdır zira İslam’ı Türk’ten Türkü İslam’dan ayırmanın imkânı yoktur.

Bilirsiniz ki tarih boyunca İslam’la müşerref olmayan ya da olduktan sonra ayrılan Türkler Türk olarak da kalamamışlardır. Macarlar, Hazarlar, Bulgarlar ve Gagavuzlar bunun en açık örneğidir.

Avrupalılar yüz yıllardır kendi içlerinden İslam’la müşerref olan topluluk ve kavimlere Türk oldu diye ad vermişlerdir, Boşnaklar ve Arnavutlar da buna örnektir.

İslam’ın ve Türklerin ayrılmaz beraberliğini cumhuriyet döneminde “Türk İslam Sentezi” olarak da tescilleyen dedelerimiz ve babalarımız ikisinin ayrılmaz bir bütün olduğunu anlatmak istemişlerdir.

İslam’ın nazarında hiçbir kavmin diğerine Allah korkusu dışında bir üstünlüğü olamayacağı teyit edilmiştir.

Bin iki yüz yıldır atalarımız Türkler, İslam’ın sancağını ellerinden düşürmemişler ve onun yazılı hali olan “İla-yı kelimetullah” uğruna fetihten fethe koşarak Allah korkusunu hiç bırakmayan bir topluluk olduklarını ortaya koymuşlardır.

Zaten cenab-ı hak Teâlâ ve tekaddes hazretleri İslam’a hizmetin bir kavme has olmadığını, o şerefi talip olan ve istediği topluma vereceğini açıkça beyan buyurmuştur:

 “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbirkınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.” (Maide 54)

Devlet-i Ebed-Müddet, İslam’ın yüceltilmesini gaye edinen bir devlet olarak her yıkılmaya yüz tuttuğunda sancağı elinde tutanlar onu bir sonraki Müslüman Türk devletine teslim etmişlerdir.

Bunun en iyi örneğini sekiz Mart 2018 Perşembe günü Konya Karatay Üniversitesinin organize ettiği “Direniş Karatay” filminde gördük.

Aynı adlı, Selman Kayabaşı’na ait kitaptan uyarlanan filmin ön gösterimine basın mensubu davetlisi olarak katıldım, eserden etkilenmemek elde değildi.

Müslümanların sanatta ne kadar geç kaldıklarını bir daha anladım. Bizim fetva kitaplarımızda hala “fotoğraf çekmek, resim yapmak haram” diye yazarken batılılar İslam’ı yozlaştırmak, yıkmak ve itibarsızlaştırmak için dev görsel prodüksiyonlara imza atıyorlardı.

Eğer genç beyinlerin önü açılır, gizli dehaların elinden tutulursa ne muhteşem eserlerin meydana geleceğine “Direniş Karatay” la tanık oldum.

Ne yazıktır ki özellikle cemaat ve tarikatlaşan İslam toplumlarında “Büyüklere itaat et gerisine karışma, büyükler ne derse onu yap, kafana göre hareket etme!” anlayışı hâkim olduğundan İslam’ın sanat yoluyla tebliğinde batıdan yüz yıl geride kaldık.

“Büyüklere itaat et gerisine karışma, büyükler ne derse onu yap, kafana göre hareket etme!” bu sözler yanlış sözler değildir, tabi ki itaat ve teslimiyet İslam’ın ana unsurlarındandır, ancak İslam’a aykırı olmayan, ona hizmet için kafasında projeleri olan genç müritlerin de dinlenmesi gerekmez mi?

Direniş Karatay filmi kısaca Selçukluların yıkılışını ve bayrağın Osmanlı devletinin kuruluşuna giden yolda Bizans sınırında uç beyi olan Süleyman Şah oğlu Ertuğrul’a teslim edilişini anlatıyor, mutlaka izlemelisiniz, diyorum.

Moğollarla yapılan Kösedağ meydan savaşını, Gıyasettin Keyhüsrev’in savaş meydanından kaçışını, Karatay’ın önüne geçişini ve onu tekrar Konya sarayına getirerek Selçuklunun yıkılmasına ve Moğollara karşı direnişini çok iyi anlatmış film.

Karatay’ın “Konya göç yeridir karar yeri değildir karar yeri Kızılelma’mız olan Romadır” sözleri,  büyük fatihin batı Roma’ya sefere hazırlandığı sırada otağında zehirlenerek öldürülüşü geldi aklıma.

Adını Emir Celaleddin  Karatay tarafından 1251 yılında kurulan  Karatay Medresesinden alan  Konya Karatay Üniversitesinin kuruluş tarihi de aynı tarih addedilmiştir. 

Filmin sonu Karatay’ın çocuğu olup Moğol sarayında yetişen Kutay’ın Türklerin Kızılelma’sını gösteren haritaları birleştirerek Ertuğrul’a teslim etmek üzere gönderilişiyle sona eriyor.

Bu durumda “Direniş Karatay” filmi “Diriliş Ertuğrul” un birinci bölümü mesabesinde muhteşem bir eser olmuştur.

Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesini bu gurur verici şaheserden dolayı can u dilden tebrik ediyorum.

 

DİRENİŞTEN DİRİLİŞE - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Meram