Eski dönemlerden beri 1 Nisan şakalarını hep duyduk ve duymaya devam edeceğiz gibi duruyor. Peki, 1 Nisanı hakkındaki hikâyelerinin veya rivayetlerinin hükmü nedir hiç düşündük mü?

****

15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya'daki Endülüs Müslümanlarının son kalesini (Gırnata) kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, korunan kale bir türlü alınamaz. Durumun zorluğunun farkında olan Haçlı ordusunun komutanı, kaleyi düşürmek için değişik taktikler düşünmeye koyulur…

*****

Sonunda aradığı parlak fikri bulan komutan, 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek, bir elinde Kur’an bir eline de İncili alıp kaledekilere seslenir; "Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım" der. Bunun üzerine gerekli görüşmeler sonrasında Müslümanlar canlarının kurtarılması karşılığında kaleyi teslim ederler. Ama tabi ertesi gün 1 Nisan sabahıdır ve Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar, bizi öldürmeyeceğinize dair "yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz" derler…

*****

Haçlı ordusunun komutanı "Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur" diye cevap verir ve bütün Müslümanlar orada şehit edilirler. Hikâye ’ye göre o gün bugündür. Yani 1 Nisan Hristiyanlar arasında Hile Günü olarak kutlanır.

*****

Tabi bu hile günü zamanla aşınarak ‘Şakalaşma’ günü olarak kutlansa da maalesef ki halkımız arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce Müslümanın katliam günü olan 1 Nisan şaka günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.

*****

Demem o ki, yaptığımız, yapacağımız her ne varsa sormadan, soruşturmadan yapmayalım. Bu rivayetin doğruluğu şüphelidir tabi ama yine de neye hizmet ettiğimizi, kimleri savunduğumuzu bilelim. Tarih boyunca zulüm gören Müslümanlık, günümüzde halen alttan altta zulüm görüyor, hem de bizzat biz Müslümanlar tarafından… Eee dostlarım bilmezsek aptal yerine koyulmak kaçınılmaz sondur…