Afganistan, Irak ve Suriye, güzelim Müslüman diyarları bir bir çağdaş emperyalistlerin ağına düşüyor.

Önceki gece şer koalisyonunu oluşturan ABD, UK ve AB birleştiler ve leş kargası sürüsü gibi ateş topu uçaklarıyla Şam-ı şerifi, Haleb-i şehbayı vurmaya başladılar. Bu yaptıkları masraflarını kat kat Suriyeliden alacaklardır.

Tarih tekerrür ediyor, işte Saddam, direnişleri, nutukları, sahte gülücükleri ve sözde halka karışmalarından sonra heykelinin yıkılışı gözlerimizin önünden gitmiyor.

Ve Esed adı gibi aslanlar gibi kükrüyor ama bir iki Rus çürüğü uçağı da sonuçta işe yaramıyor.

Zillete ve meskenete bakınız ki ayetlerle Yahudilere ait olduğu buyrulan bu iki hastalık ve düşkünlük şimdi Müslümanlarda kol geziyor. Ülkelerini, komşularını ve Müslüman şehitlerin kanıyla sulanan topraklarını cenabetler, nesepsizler işgal ediyor ama gıkları çıkmıyor. Hatta seviniyorlar, destek veriyorlar.

Şu böcekliğe, hayırsızlığa ve zayıflığa bakınız ki İslam’ın ilk intikal ettiği toprakları, Suriye’yi kendi aralarında hallederek çözmüyorlar ve abdestsiz, şerefsiz ve imansız devletlerin yardımına bırakıyorlar.

Her İİT toplantısında İslam Ortak Pazarı, İslam Ortak Ordusu kuruluşlarının temeli atılır ama kendi aralarındaki basit bir mahalle kavgasına bile emperyalistleri arabulucu çağırıyorlar.

Utanın artık,  sıkılın gayrı, sıranın kendinize gelmesine beklemeden aklınızı başınıza alın, bırakın ABD, Rusya, UK ve AB’yi kendinize gelin.

Değerli okuyucu kardeşlerim! Bir devlet kendi işini başkalarına havale ederse, başta savunma ve para işlerini dış güçlere bağımlı hale getirirse o devletin zevali çok yakındır. Osmanlılar da bundan 100 yıl önce bu nedenlerle zevale erdiler.

Şimdi sıra onun küllerinden çıkan 57 İslam devletindedir. Ya toparlanıp yüz yıldır yapamadığı birliği ve dirliği sağlayarak dünyanın en güçlü İslam ortak ordusunu kuracaklar ya da sömürgecilerden her sıkıştıklarında yardım isteyerek yeraltı ve yerüstü kaynaklarını peşkeş çekecekler.

Sana senden gelir âlemde ger imdad-i lazıme

Müslüman Devletlerin Yapması Gereken

 Biz Müslümanlar, İslam tarihinin en sıkıntılı dönemini yaşıyoruz şu günlerde.  “Din garip başladı garip olarak dönecek” sözü aklımıza geliyor. Yani bir peygamber tebliğ ettiği sırada dinin inananları oldukça az oluyor, garipler, yoksullar, köleler iman ediyor, sonra ise müminler çoğalıyor. Peygamber devri arayı epey aştıktan sonra ise insanlar tekrar sapıtıyor, dinin hakiki müntesipleri azalıyor, din de garipleşiyor.

Yüzyıldır Müslümanlar dağınık bir şekilde uyanış ve diriliş hareketlerini sürdürüyorlar, ama düşman uyumuyor, her dizleri üzerine doğrulmak üzere olanı tırpanlayarak yeniden çökertiyor.

SSCB yetmiş yıl Müslümanlara olmadık zulmü yaptı, bütün Türk uruklarını sömürdü ve sonuçta 1990’da yıkılıp gitti, arkasında da hür beş tane yeni Müslüman Türk devleti bıraktı.

Şimdi sırada ABD var, bu zalimler ülkesi tüm gücüyle İslam ve Müslümanlara yüklenmiş durumdadır. Artık İslam devletlerinin uyanma zamanı. ABD ve AB gibi bir oluşuma gitme tavı gelmiştir. Çünkü o koca şeytan İslam ülkelerini bölüp, işgal edip, yeni devletçikler çıkararak onları etkisizleştirip tek korkusu Müslümanlardan kurtularak yeryüzünü ele geçirme hevesindedir.

Bu elli üç parçadan oluşan zalim ülkenin yıkılıp, dağılıp etkisiz hale gelmesi için ne gerekiyorsa yapma zamanı gelmiştir.

Dünyada yedi milyar insanın iki milyara yakını Müslüman, kalanı imansız ve Dünya da şu milenyumda onlar söz sahibi.

Hâlbuki “İslam En Yücedir Onun Üstüne Çıkılamaz” buyuruluyor. Cenabı hak Kur’an’da “Eğer İnanıyorsanız  Mutlaka En Üstünsünüz” buyuruyor. Öyleyse imanımızı kuvvetlendirip, kemiyetçe de keyfiyetçe de en üstün olmalı ve Dünya da ki mazlumları zalimlerin ağından kendimiz kurtarmalıyız.

Dünya da en büyük zalimler; son peygambere, son kitaba, son hak dine halkın inanmasını önleyen, papazlar, hahamlar, Buda, Şinto ve Hindu rahipleridir. Bir de; dünyevi menfaattarını korumak için, tek hak din olan İslam’a yönelişin önüne barikat kuran diktatörlerdir.  

ABD, UK ve AB şu anda bu diktatör dinsizlerin başıdır. Bunların Müslüman topraklarından sürülmesi birinci derecede Müslüman devletlerin vazifesidir.