Tarihimizin belki de en kritik seçimlerinden birine daha şunun şurasında 44 gün kalmış olmasına rağmen, ülkem seçmeninin hatrı sayılır bir miktarı, henüz kararını vermediğini ya da veremediğini ifade etmekte.

Gazetecilik mesleğim gereği ve “Konferans, seminer, panel, çalıştay, söyleşi ve gezi..” programlarına olan düşkünlüğüm dolayısıyla, çok farklı yörelerden farklı görüşlere sahip vatandaşlarımızla içli dışlı olduğum doğrudur.

Buna birde çenemin düşüklüğü(!) ve insanlarla anında samimiyet kurabilme özelliğimde eklenince, haliyle karşılaştığım hemen her yabancıya, hoş beşten sonra “Gardaş nolacak bu memleketin hali?” sorusunu patlattığım da doğrudur.

Ben bugün sizlere sorduklarımdan ziyade, aldığım cevapları bir anketör titizliği ile şöyle bir tahlil ve tetkik ederek çapımca çıkardığım anket sonucunu paylaşmak istedim.

Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi bence seçmen ahalisinin yaklaşık %80’lik kısmı çoktan mevcut iki cepheden birini tercih seçmiş ve şuan kendi cephesindekilere nasıl faydam dokunur’dan ziyade, karşı cephedekilere nasıl zararım dokunur noktasında saldırıya geçtiler bile..

KİME VERSEM.?

Sandığımızın, demokrasimizin ve ülkemizin selameti ve bekası adına, bence bu seçimin kaderini belirleyecek olan şahsımın da dahil olduğu, sözde değil özde gerçek vatansever seçmenlerin, henüz kararını vermemiş ya da verememiş olduğunu iddia ediyorum..

Şuan onların karar vermelerinin vebali, vicdanlarındaki sızıları olduğu içindir ki, her birinden alınan cevap aynı “Karar-sızım..” Ve soruya, soruyla cevap vermekle, sızılarının dışa vurmasına engel olma çabaları, anında göze çarpıyor.. Sahi be gardaş yaa sence kime versem? Sorusuna muhatap olunca da, kim anket yapıyor, kime anket yapılıyor belli değil.

“Devam Cephesine” evet desem, aklım olmaz diyor.

“Tamam Cephesine” evet desem, mantığım almıyor.

Valla şaşırdım kaldım abii.. Relax diyom relax..!

Devamcıların ülkemi getirdikleri noktaya bakıyorum..

Tamamcıların götürmeye çalıştıkları menzili göremiyorum..

Ve haliyle “Son gün son an’a kadar akıl ve mantığım bir yana vicdanımın ve kutsal değerlerimin sesine kulak vererek, bir hakikatli karara erişeceğimi ümit ediyorum” diye düşünen sessiz azınlığın sesi olmakta bana kaldı.

SEN VEKİL OLAMAZSIN

Ceylan deri koltukta milletin meclisinde

Gerinip de yatmazsan sen vekil olamazsın,

''Bir Türk dünyaya bedel'' lafının iç sesinde

Türk'e atıp tutmazsan sen vekil olamazsın.

 

Bağışı, himmet yardımını ihaleyi topuyla

Keser gibi hep bana, götürmezsen sapıyla,

Yedi cedde yetecek servet ile tapuyla

Malına mülk katmazsan sen vekil olamazsın.

 

Puslanmış bir havada yokuş üstü çıkarak

Bir çeyrek akıl ile tam tepeden bakarak,

Vaadleri şişirip gür sesle haykırarak

Bin bir yemin etmezsen sen vekil olamazsın.

 

Komşu kıza laf edip, dedi-koduyu yayıp

Ağına çekmek için muska büyü bağlayıp,

İmamın yokluğunda şahitsiz nikâh kıyıp

Dört kadına yetmezsen sen vekil olamazsın.

*** Şair Arslanoğlu