Biliyorum bu başlıkla çıkan bir yazının ardından ne Kudüs'e gidebilirsin ne de Yahudi'lerle sohbet edebilirsin. ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etmesinin ardından başlayan süreç, bütün tepkilere rağmen devam ediyor.

Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden çıkan sese rağmen Yahudilerin yaptığı bu çığırtkanlık savaş sebebi değil de nedir. Resmen üçüncü dünya savaşını çıkarmak için yapılan bu saldırılar, Müslümanlara yapılmış en büyük hakaretlerden bir tanesidir.

4 din için kutsal olan Kudüs, kurulduğundan buyana Müslümanların elinde ve öyle de kalacak. Filistin'in başkenti olacak. Müslümanların ezildiği, çaresiz bırakıldığı bu coğrafya da Türkiye'nin sessiz kalması diğer Müslüman ülkelere de saldırıların devam edeceği anlamına gelir. Arakan'dan tutun da birçok Afrika ülkesindeki Müslümanların tek kurtuluşları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.

Dünya Müslümanlarının bütün haykırışlarına rağmen, Türkiye'de birçok kitlenin sessiz kalmasına da anlam veremiyorum. Kudüs'ün İsrail'in başkenti ilan edilmesine tepki sadece Müslümanların tepki gösterdiği bir durum değil.

Kudüs'te Müslümanlar kadar Hristiyanlarda bu duruma tepkili. Çünkü sadece Siyonistlerin elinde değil bu ülke. Bu ülke de bütün din mensupları bir arada yaşamaya çalışıyor.

İşgallerle bugüne kadar birçok toprağı eline geçiren Siyonistler, Filistin'i devlet olarak bile saymıyor. Ama hep bir çekince içerisindeler. Güçlü bir ses çıkarsa Yahudiler geri adım atarlar. ABD, İngiltere ne kadar çok çırpınırsa çırpınsın maşaları olan İsrail, yok olmaya mahkumdur.

Bunun için belki gidip oralarda cihada katılamayız ama dualarımızda cihad yapabiliriz.  Duaların geri çevrilmediği Ramazan ayında bütün Müslümanların hep bir ağızdan Filistinli kardeşlerimiz için kutsal topraklarımız için dua etmesi gerekir.

Altını çizmekte fayda var. Cihad sadece savaşarak yapılmaz. Dualarla da yapılır. O zaman hep bir ağızdan kahrolsun siyonistler diye bağıracağız.