MİHRAPLI CAMİİNDE İKİ KARAMANLI

12 Mayıs 2018 günü Bursa’da idik.

Konya STK Platformunun davetlisi olarak Nilüferdeki bir otelde Sivil Toplum ve Dünyevileşme” konulu panel ve sempozyumlara katıldık.

Çok değerli akademisyenlerimizin tebliğlerini dinledik, istişare toplantılarında kendi görüşlerimizin de ifadesi fırsatını bulduk, 15. ufuk turundaki bu etkinlikler ufkumuzu bir kat daha genişletti.

Bursa tarih gezisini cumartesi günü Büyükşehir belediyesinin temin ettiği uzman rehberler eşliğinde gezdik.

Özel gezme isteklerimizi ancak akşamları ve sabahları yapabildik. Bunlardan birisi de Mihraplı camiidir.

Bursa da yakın tarihte yapılan en ihtişamlı camilerden birisi olan Mihraplı camii Bursa merkez Osmangazi ilçesi Hüdavendigar Mahallesi Dikkaldırım Caddesindedir.

Adının Mihraplı olması, mihrabının bulunmasından dolayı değildir. Her caminin mihrabı vardır.

Mihraplı Köprüsü'nün yakın bölgede bulunmasından dolayı, adını buradan almıştır. Ayrıca aynı alanda Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan parkın adı da 'Mihraplı' parkıdır. Tarihin derinliğinden gelen bir isim olarak, ecdada saygı olarak bu ismin konulduğunu düşünüyoruz.

Otelimize 500 metre mesafede, Nilüfer deresinin öbür yakasında bulunan camide her zaman sevdiğim yalnızca tek başıma gidip bir sabah namazına iştirak etmeyi düşündüm.

 Cumartesi sabah dörtte otelden tek başıma çıktım ve ta uzaklardan görünen ışıl ışıl dört minaresiyle arz-ı endam eden camiye doğru yürümeye başladım.

Aslında bir gün önce Cuma namazına servislerle topluca bu camiye gidilmişti ama ben o vakit başka bir camiye gitmiştim.

Camiye varmadan beride alacakaranlıkta müthiş bir coşkuyla çağlayan bir ses geliyordu, az sonra yayalar için tahsis edilen ve çok geniş derenin üzerinde kurulan bir köprüden geçtim.

Artık camiyle aramda bir park vardı. Ezanlar henüz başlamamıştı. Rengarenk tertemiz hava ve su çağıltıları eşliğinde caminin resimlerini de çektim.

Mihraplı cami Sultan Ahmet Camii tarzında geniş bir dış havluya sahip. Ancak camiin caddelere bakan taraflarındaki zeminlerine dükkânlar yapılmış haldedir.

Yerden on 15 metre kadar yüksek merdivenleri tırmanırken dört minaresinden ezanlar okunmaya başladı.

Caminin mihrap tarafı hariç üç tarafı ser mahfillerle çevriliydi, yani cami üç katlı bir şekilde inşa edilmişti: Dükkânlar, asıl cami ve ser mahfiller.

Ezanlar bitince caminin dört bir yanından herkes ayağa kalkarak iki rekât sünnete durduk.  Farza duruş zamanına kadar müezzin Kur’an’dan bir bölüm okudu.

Cemaat alışıla gelen durumdan farklı olarak kalabalıktı. On bin kişilik camide sabaha namazı olmasına rağmen canlı ve heyecanlı bir cemaat imama uyarak farzı kıldık.

Bazı yerlerde bilindiği gibi “ikindi ile sabaha namazı meleklerim nöbet değişimi vaktidir farzdan sıonra safları bozmamalıdır, aksi halde melekler hayrı yanlış yere yazar” gibi bir gelenek bulunmasına rağmen cemaat tamamen farkıl sütunların diplerine ve duvarlara yaslanabilecekleri yerlere serpildiler.

Hüvellahüllezi bittikten sonra bulunduğum sütunun dibindeki yakın kişiye bilgi alma maksatlı sorular sordum.

Nerelisin deyince Karamanlıyım, Konya dedim.

O da, ben de Karamanlıyım aslında, dedelerim yüz yıllar önce Karaman havalisinden balkanlara iskân edilmişler, bizi de Selanik’e yerleştirmişler.

Ancak 1924 mübadelesinde bizi Selanik’ten getirip Bursa’ya yerleştirmişler, diye ilave etti.

Namazdan çıkınca gel sana çay ikram edeyim deyip çarşıya, benim geldiğim istikametin ters yönüne doğru gittik, beni önce bir çorbacıya götürdü sonra da çay eşliğinde geniş geniş sohbet ettik.

MİHRAPLI CAMİİNDE İKİ KARAMANLI - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Suni saha