Rehberimiz Konyalı misafirlerini gezdirirken sözüne böyle başlamıştı: Gez Bursa’yı Gör Cenneti!

Konyalıların “Gez Dünyayı Gör Konya’yı” tekerlemesine bir nazireydi bu. Ancak gerçeği de yansıtıyordu hakikaten. Uludağ’dan çağlayan dereler Bursa’yı sulayarak ve yeşillendirerek ulaşıyorlardı koca denizlere.

Eski asıl Bursa’ya geldiğimizde rehberimiz Osman gazi, Orhan gazi ve Emir Sultan türbeleriyle civarda bulunan tarihi yerleri gezdirirken çok derin ve birikimli bir tarzda bizleri aydınlatıyordu.

Bursa’ya adını veren Burussa krallığının Osman Gazi tarafından yıkılışını ve ilk defa Osmanlı başkenti oluşunu anlatırken bu üç türbenin bulunduğu Tophane bölgesinde dev bir katedralin olduğunu ve fethin anısına camiye tahvil edildiğini söyledi.

Bu tarihi bölgedeki bütün eserlerin 1855 yılında vuku bulan dev depremle tamamına yakınının yıkıldığını ve çoğunun aslına uygun inşa edildiğini belirten rehberimiz bu depremde Bursa’da yedi bin beş yüz kişinin öldüğünü ve bu rakamın toplam kent nüfusunun dörtte birini oluşturduğunu ifade ettiler.

Türbelerin arasında bir de saat kulesi vardı. Saltanatının 25. yılı anısına 2. Abdülhamid’in Osmanlı ülkelerinde yaptırdığı 120 saat kulesinden birisiydi.

Çelebi Mehmet’e sıra gelince buna ayrı bir sayfa açmak gerekiyor zira babası Yıldırım Bayezid 1402 yılında Ankara’da Timur’a yenilince bir fetret devrine girilmiş ve bu devir tam on üç sene devam etmiştir. Timur, merhumun dört oğluna da otağına çağırarak Osmanlı devletini sen ele alacaksın, veliaht sensin diyerek ayrı ayrı birbirinden habersiz örgütlemiş ve büyük bir fitne ateşi salarak geldiği yere dönmüştür.

Çelebi Mehmet sonunda devleti toparlayarak ayağa kaldırmıştır. Bunun anısına ölmeden önce kendisine 25 metre yüksekliğinde bir türbe yaptırmıştır. Bununla Bursa’nın en yüksek yerinde en yüksek duran bu yapının Osmanlının yıkılmadığını ve dev bir çınar gibi ayakta olduğunu ima etmek istemiştir.

Bir hilal gibi eski Bursa’da yer alan Osmanlının payitahtlığı sırasında yapılan bu eserleri bir bir dolaşıyor rehberin dışarıda anlattıklarını hazmederek geziyoruz.

Osman Gazi, Orhan Gazi ve Emir Sultan türbelerini gezmek için 20 dakikamız vardı.

Zaten akın akın insanların girdiği türbelere girerek Fatihalarımızı okuduk. Resimler çektik. İnsanlarımız özellikle hanım kardeşlerimiz türbelerin içine oturarak ellerindeki Yasin-i şerif cüzlerini okuyorlardı.

Türbelerin içi de dışı da insan kaynıyor, Türkiye’nin hatta dünyanın dört bir yanından insanlar tarihe damgasını vuran bu büyük insanların mezarlarını ziyaret ediyorlardı.

Osman Gazi türbesinin içine Bursa’nın kurtuluşunda şehit düşen 12 askerin naaşları da nakledilmiştir.

1919 yılında Yunanlılar Bursa’yı işgal ettiklerinde daha sonraları Türk Yunan dostluk gurubu başkanı olacak olan Venizelos Osman gazinin türbesine geliyor, lahdinin nerede olduğunu araştırıyor ve türbenin altında ikinci bir katta bulunan na’şının bulunduğu sandukayı tekmeleyerek: kalk ey Osman! Bak devletin ne hale geldiğini gör! Dediğini rehber anlatıyordu.

Bursa’da bu günlerde “Panorama 1326” adlı İstanbul’daki “Panorama 1453” gibi bir eser hızla yükselmektedir. Rehberin dediğine göre Bursa’ya büyük bir değer katacak olan bu eser Bursa’nın kurtuluş gününde açılacaktır. Bilindiği gibi 1326 Osmanlıların Bursa’yı fethettikleri ve payitaht yaptıkları tarihtir.

Bursa’nın tarihi yarımadasını gezdikten sonra otobüslerimiz bizi Ulucami’ye bırakarak saat yediye kadar sürecek bir serbest zaman verdiler, bu arada bursa esnafıyla hemhal olma fırsatları bulduk.

GEZ BURSAYI GÖR CENNETİ - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Suni saha