Büyükşehir Belediyeciliği yasası kapsamında yapılan seçimlerin 4.Yıldönümüne gelmiş bulunuyoruz. Kaldı beşin biri..

Erken seçim kararı falan alınmazsa seneye bu günler yeni bir beş yıl için memleketimizi idare ve temsil edecek birini seçmek için sandık başına gidiyor olacağız.

Şöyle düşünüyorum da, acaba yine her seferinde önceden yazdığım ve okuyanların da büyük çoğunlukla doğru bulduğu, şu "seçim kriterlerinin önceliği" sıralamasındaki çarpıklık, yine tekrarlanacak ve biz bir beş sene daha “Keşke…” ile başlayan cümleler kurmaya devam mı edeceğiz?

SEÇİM TERCİH KRİTERLERİ;

Her seçiminin kendi özelinde kendine göre farklı kriter öncelikleri olduğu gerçeği bir yana, her türlü seçimde söz konusu kriterlerin belli başlıcalarını şöyle sıralayacak olursak..

1- Adayın kişisel yeterliliği ve kültür donanımı.

2- Partisinin iktidar ve muhalefette olması durumu.

3- Kadrosunun çapı, kapasitesi ve oy potansiyeli.

4- İlçe ve bölgenin yerel sorun ya da imkanlarına vakıf olma durumu.

Ben şimdilik 4 ana başlık sayayım da siz ilaveler yapıp artırabilirsiniz.

Mesela; proje odaklı, ufku açık ve çağı okuyabilen, teknolojik donanımlı, insani ve ahlaki ilişkilerinin toplum itibarındaki yeri v.s.

Yaşımın yettiği ve aklımın erdiği kadarıyla ilçemdeki seçim kriterlerinde öncelik 1980’li yıllara kadar aday odaklı ve öncelikli olduğunu biliyorum..

2000'li yıllarda yani Anavatan Partisi döneminde başlayan, "Başkan adayının partisinin iktidarla uyumlu olması" belirleyici ve ilk kriter olsa da..

İki dönem sonra vatandaşlarımızın bu kriter sıralamasının doğru olmadığına kanaat getirmiş olmalı ki, partisi ana muhalefette olan bir adayı (Hatta o dönem meclis dışında kalacak) Kamil Bülbül'ü sandıkta, kendine ve ilçesine temsilci olarak seçti.

Derken halen iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi rüzgarına yelken açan ilçemizde üst üste 3 dönemdir, iktidar partisinden temsilcimiz olsun zihniyeti ile geldiğimiz nokta malum..

Benim şimdi dikkatleri çekmek ve duyarlı bir gazeteci olarak insanlarımıza sormak istediğim soru şu;

2019 Yerel Yönetimler Seçimlerinde, şuan henüz aday isimleri falan ortada yokken,  tercihimizi belirleyen yukarıdaki saydığım dört kriterden hangisi öncelikli belirleyici unsur olacaktır, dersiniz?

Verdiğiniz cevapları samimi bir şekilde muhakeme ve mukayese yapın ve emin olun.

Yoksa benim bu sorum ve kriterlerin hepsi hikaye ve siz “Hangisi kişisel menfaatime daha uygunsa..”  samimi cevabına demir atanların çoğunlukta olduğuna inananlardan mısınız?

Dolayısıyla benim bu türden duyarlılık göstermem ve "Ülke ve ilçe menfaatlerinin, kişisel menfaatlerden önde tutulması gerektiğini" feryat etmemin beyhude bir haykırıştan öte anlam taşımadığının, farkında olmadığımı mı düşünüyorsunuz?

Evet değerli ve samimi dostlarım.

İnanın ben, sadece ve sadece kendime yakışanı yani bir gazeteci olarak, insanımıza "Geçmişten ders alması ve geleceğe ön yargısız bakması" adına çapımca, elimden geleni yapmanın gayretindeyim, o kadar. Gerisi hikaye.!

SEÇ(İ/M) YORUM - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Suni saha