1963 ila 1968 arasında Güneyyurt ilkokulunda okuduk.

O sırada bir ve ikinci sınıfta yabancı öğretmenler vardı, üç, dört ve beşte ise “bizim köylü” dediğimiz öğretmenlerden ders aldık.

Üçüncü sınıfta Şefika Hanım dördüncü ve beşinci sınıfta da Şefika hanımın beyi Ömer Çömlek, Mustafa Zobu (Atasoy öğretmenlerimizle tanıştık. Hepsi bizim köylüydü.

Faik bey (Kunt) daima müdürümüzdü, ağır, kamil ve olgun bir duruşu vardı. Bütün sınıfların din derslerine o girerdi, Faik bey de “bizim köylü” idi.

Faik beyi kaybedeli on yıldan fazla oldu.

23 Mayıs 2018 tarihinde öğretmenim Mustafa Atasoy da vefat ettiler ve 24 Mayısta büyük bir kalabalıkla Güneyyurt mezarlığında defnedildiler. Allah kendilerine rahmetiyle muamele buyursun, ailesine de sabr-ı cemil niyaz ederim.

Mustafa öğretmenimle 1968 yılında çıktığımız gurbetten dönüşlerimizde kasabada her vardığımda görüşürdüm. Sempatik duruşu ve güler yüzlü ikbali her zaman onun şiarıydı.

2015 yılında “Dünden Bugüne Taşeli’nin İncisi Güneyyurt / Gargara” adlı eserimi telif ederken bütün Güneyyurtlu öğretmenlere yaptığım teklifi merhuma da yapmıştım. “Güneyyrurt’un kitabını hazırlıyorum, sayın hocam eklemek istediğiniz bir konu varsa makale veya resim olarak koyalım” dedim.

Bunun üzerine çok iltifatta ve tebrikte bulundular, yanımda götürdüğüm kitabın taslağını uzun uzun incelediler. Bu arada çocukken gezdikleri Suluceser’i anlattılar, tavandaki Hristiyan motiflerinin o zaman sağlam durduğunu beyan ettiler.

Mustafa Atasoy öğretmenim bu ve kitabın yayınlanması öncesi ziyaretlerimde bana bazı notlar verdiler, işte Güneyyurt kitabında yayınlanan notlardan bazılarını aşağıya alıyorum:

“Em. Öğretmenim Sayın Mustafa Atasoy diyor ki:

“Alaca İn, bu Hıristiyan tapınağının duvarları boyayla sırlanmış ve Grekçe olduğu sanılan yazılar yazılmış haldedir. Ancak şu anda tamamen sırları dökülmüş ve yazılar kaybolmak üzeredir.

Suluca eser; Göde Korum antik yerleşkesinin Ermenek tarafına devamında 40 kadar yapay kayadan basamakla çıkılan Suluceser’de insan eliyle yapılan iki katlı bir indir. Bilinçsiz kazmalar marifetiyle ön tarafı yıkılmış olan inin üst katında Hıristiyan resim ve motifleri seçilebilmektedir. Burasının da mazlum Hıristiyanların bir sığınağı olduğu anlaşılmaktadır.” 

Merhum Öğretmenim Mustafa Atasoy’dan Kına Manileri:

Yaylada ardıç kurusu

Dibinde keklik sürüsü

Bu da ayrılığın birisi        

Ayrılalım a yeğenim.

 

Kız seni anan verdi mi?

Kız seni baban verdi mi?

Mısır’dan kınan geldi mi?

Hep elin günün duydu mu?

 

Yakalım kınan kutlolsun

Yiyelim helvan tatlolsun.

 

Yağmur yağar yelli yelli

Gelin duvağın bin telli

Yağmur yağar yaş olur,

Görümceler bir hoş olur.

 

Gelin hoş geldin hoş geldin

Bizim eve neden geç geldin?

 

Evlerinin önü kavak

Kavaktan dökülür yaprak

Eli kına, yüzü duvak

Gelin hoş geldin hoş geldin.

 

Merhum öğretmenim Mustafa Atasoy’a 2016’da basılan “Dünden Bugüne Taşeli’nin İncisi Güneyyurt / Gargara” eserimi takdim etmek için aradığımda damadı Zihni Ertuğrul hoca efendiyle beraber kır havası almak için ailecek dışarıda olduklarını söyledi. Ertesi gün beni arayarak evde olduğunu bildirince vardım ve kitabı imzalayıp takdim ettim. Sarılıp öptüler, başarı dilediler.

Vefatından bir ay kadar önce yenge hanım pazarda denk geldi ve bana: Mükremin, öğretmenin Mustafa hoca senin kitabı hiç elinden düşürmez, gelene gidene gösterir, demişti.

Gururlandım, mekânın cennet olsun öğretmenim Mustafa Atasoy!

ÖĞRETMENİM MUSTAFA ATASOY - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Suni saha