İnsanoğlunun cesedi ruhu ile kıymet taşımakta; ruh olmadan bedenin hiç değeri olmamaktadır.

***

Ruh bedenden ayrılınca, ceset saatler içerisinde bozulmaya başlamakta, bir an önce toprağa verme gayreti içerisine girilmektedir. En sevdiğimiz eşimiz, çocuklarımız, annemiz, babamızı hayat tamam olunca, ruh bedenden ayrılınca, evimizde barındırma, bir daha misafir etme şansına sahip değiliz. Belki morg ta birkaç gün bekletebilir, sonra hızla defnetmek isteriz.

***

Bedenimizi; ruh, madden ve manen canlı tutar. Ruhumuz bedenimizden ayrılınca, bedenimizin hayat fonksiyonları durmakta, ait olduğu yere, yaratılmış olduğumuz hammaddemiz; toprakla (balçıkla) buluştururlar, en sevdiklerimiz üzerimizi toprakla dolduruverirler…

***

Asıl mesele burada bedenimizle, bize bahşedilen ruhla ne yaptık? Ömrümüzü nasıl geçirdik? Bedenimiz bizim için hayır mı getirdi, şer mi ? Bedenimiz yaratılış gayesine hizmet etti mi? Dünyaya mı meyletti? Paraya, makama mı taptı? Hiç ruhumuz çıkmayacakmış, ölmeyecekmiş gibi mi davrandık…?

***

Cesetten ruh ayrılınca, bedenimizle o ana kadar iman etmişsek, amel etmişsek, kul hakkına hassasiyet gösterebilmişsek, kısaca ölebilmişsek, bize verilen ruh emanetine hıyanet etmemişsek, bedenimiz için güzellikler vardır. Ruhumuza iyi bir ev sahipliği yapabilmiş, bedenimizin hakkını vermiş oluruz. Cesedimiz ruhumuzun güzelliğine şahit olabildiyse ne mutlu bizlere, nefsin ve şeytanın esiri kılmışsak vah bizlere…!

***

Hal-i hayatımızda gerçeklerden, yaratılış gayesinden uzak yaşamışsak; bedenimizin bizler için zerrece faydası yoktur. Fayda, ancak ve ancak bedenimizi, ruhumuzun kalbimizin hizmetine vakfedebilmişsek, nefse ve şeytana pirim vermemişsek, daha ruhumuz bedenimizden ayrılır ayrılmaz bizim için bahşedilen güzellikleri seyre, temaşaya başlarız. Kabrimiz cennet bahçelerinden bir bahçe olur… Aksi durumda kabrimiz cehennem çukurlarından bir çukur olur, maazallah…

***

Cesedimizi; güzel ahlakımız tezyin eder, ibadetlerimiz güzelleştirir, zikrullah ile kalbimizi meşgul edebildiysek, cesedimiz bi iznillah çürümez kabirde bile zikre devam eder. Bedenimizi Allah yolunda, vatan yolunda hibe edebilmişsek (şahadet şerbeti) içebildiysek, o zaman da cesedimiz de kıymetli olup, toprak o bedeni de bi iznillah çürütmez…

***

Hasıl-ı kelam; cesedin kıymet-i harbiyesi bizim tutum ve davranışlarımızla; bedenimizi kalbimizin ve ruhumuzun hizmetine vermekle, nefse ve şeytana pirim vermemekle değer kazanır.

Ey Allah’ım; bedenimizi, ruhumuz ve kalbimiz ile birlikte, senin razı olacağın amelleri yapmamıza vesile kıl, tüm kardeşlerimizi sırat-ı müstekım üzere sabit-i kadem eyle… Amin.