Seçimler ne getirir ne götürür?

Siyasetçilerin, zorlukları bilerek yola çıkmaları gerekir. Seçim günü yaklaşıkça partililerde heyecan artarken; seçmenlerde ise durum o kadar relaks ki, sanki hiçbir siyasetçiyi umursamıyor gibi görünüyor.

Seçmenler, bu sıcak havalarda cadde ve sokakların boş olduğu hatta insanların oruç olduğu bir dönem de kimlerle görüştüğü de pek bilinmiyor. Esnaf ziyaretine gittiklerinde esnafın derdini dinliyor, akşam elit insanlarla iftar yapıyor sonrasında ise parti merkezinde ya da seçim bürosunda gelen partililerle çay içiyorlar...

Durum böyle ise, yapacak çok iş var demektir. Gece yarısına kadar, zafer meydanında siyasi parti nutukları dinlemek yerine huzur ayı olan Ramazan'ı huzur içinde sessiz sedasız eda etmeyi arzu ederdik diye düşünüyorum.

Sokaktaki vatandaş ne diyor?

Bir: Konya'da vekil sayısının bir artmış olması kime yarar?

İki: Bütün partilerin oyu düştüyse (baraj sorunu) da ortadan kalktığına göre mecliste çoğunluk hiçbir parti tarafından elde edilemez.

Üç: Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalır gibi görünüyor.

Dört: 7 Haziran 1 Kasım tarihlerini yeniden yaşayabiliriz...

Bütün bunların hepsi sokaktaki aklı selim düşünen yaşlı amcalarımın sözleri. Oy vereceğimiz partiyi belirlemedik ama istikrardan yanayız diye başlayan cümlelerin sonuna yine de sandıkta karar vereceğiz diye konuşuyorlar.

Herkes düşünüyor ve uygulamanın yapılacağı seçim gününü bekliyor. Gerçekten durum böyle olursa ekonomi ne duruma düşer hiç düşündünüz mü?

Yeniden seçim havasına girmek ülkenin 5 yıl geriye gitmesi demek. Ne buna para dayanır nede halkın cebinde para kalır.

İnşallah sıkıntısız istikrarın devam ettiği bir seçim geçirir ve gelecek için de rahat bir nefes alırız. Gelecek kaygısını ortadan attığımız da daha rahat ve özgüvenli bir çalışma hayatına devam ederiz...