Ramazan-ı şerife, Kur’an ayına, hep birlikte veda ediyoruz. Misafirimiz pir geldi. Misafirimiz Hızır gibi gidiyor.

***

Kur’an, rahmet , mağfiret , sabır ve müsamaha ayını İnşallah misafir edebilmişizdir. Misafirimiz bizden razı ve memnun olmuştur. Misafirimizin sunmuş olduğu o güzel hediyeleri kabul edebildik mi? Kur’an-ı Kerimi doya doya okuyup, mesajlarına kulak verebildik mi? Paylaşmanın hazzına hep birlikte varabildik mi? Oruçlarımızla misafirimize mukabelede bulunabildik mi? Bunlar gibi nice güzel erdemleri hep birlikte yaşayabildiysek ne mutlu bize…! O zaman, “çoban çaldı düdüğü” misali, ümidimiz odur ki, bizler de düdüğü çalmışızdır.

***

Kapımızı misafirimize aralamayıp, bu ayın rahmet pınarlarından, kaplarımızı dolduramadıysak; ben her haneye uğradım, on bir aylık yoldan geldim ama beni karşılamadılar evlerine almadılar. Hatta misafir değil de hırsız geldi edasıyla, yüzüme kapıları kilitlediler derse misafirimiz, nice olur…! Bizden davacı ve şikayetçi olursa vay halimize…!

***

Tekrar güzelliklerini yaşamak istiyorsak, ömrümüz varsa sağlığımız elverirse bir yıl daha beklememiz gerecek. Kim bilir önümüzdeki Ramazanlara merhaba diyebilecek miyiz?

***

“Ramazanın kıymetini anlayabilmiş olsaydınız, bütün yılın Ramazan ayı olmasını isterdiniz” buyuran Efendimiz (S.A.V) bu aydaki rahmet ve bereketin büyüklüğünü, bizlere ifade buyurmuşlardır. Bizler de hakkıyla bu aydan, istifade edebilmek için gayret sarf edenlerden olmuşuzdur.

***

Kıymetli anlar kıymet verilirse değeri artar, bizim için kazanca dönüşür. Ramazan boyunca elde ettiğimiz kazanımları yıl boyu sürdürmek, aynı güzellikleri yaşamaya çalışmak, bizim için en güzelidir.

***

Hasıl-ı kelam; bu aydan hakkıyla istifade etmiş olarak, bayram yapmayı, hakiki bayramlara ermeyi, Mevlam cümle kardeşlerimize nasip eylesin… Amin.

“…Onbir aylık yoldan geldin,
 Müminlere rahmet oldun,
 Asilere azab oldun,
 Elveda ey Şehr-i Ramazan elveda…”