Ülkeyi yönetecek cumhurbaşkanını ve milletvekillerini bir süreliğine seçeceğimiz bu seçimlerde herkes kaybetmeye de kazanmaya da hazırlıklı olmalı sonunda mızıkçılığa meydan verilmemelidir.

Seçimden önce ve her zaman etnik farklılıklarımızı İslam’ın harcıyla kapatarak hoşgörü ve sevgi ikliminin asude rüzgârlarını estirmeliyiz.

"Kendine iyi bir müsteşar seç" Nebevi buyruğunu baş tacı yapan idareciler daima başarılı olmuşlardır her dediğim doğru diyenler ise hüsrandadırlar.

Sultan Abdülhamit her dediğine onay veren danışmanlarını değiştirip haklı eleştirilere kulak verseydi Osmanlı imparatorluğunu aniden öksüz bırakmazdı.

Batı demokrasilerinde genelde 2 parti mücadele eder biri sağcı biri solcu olabilir veya biri dinci biri laik olabilir ama ikisi de ılımlıdır.

Türkiye emsali Asya'daki Müslüman ülkelerde ise onlarca parti seçime girer ve itidalden, hoşgörüden son derece uzak bir kampanya yürütürler.

İttifaklar bütün görüş ve ideolojilerin mecliste temsili için bir fırsat olmuştur. Bu nedenle yüzde onu geçemeyecek partilerin kendilerine en yakın buldukları partilerle ittifak kurmaya gitmeleri yerinde olmuştur.

Partilerin gruplaşması yani birbirine yakın partilerin beraber seçime girmesi kampanya yürütmesi veya kampanyada kırıcı olmamalarını beklemek hakkımızdır.

İnsanları ya bizdendir ya da karşıdandır manasında hemen kategorize etmek en kolayıdır. Anlamaya çalışmak zahmeti beklemek boşunadır.

Türk milleti olarak hepimizin müzmin bir hastalığı vardır: önyargı, görüşlerimize aykırı bir fikir gördük mü tahlilsiz atıyoruz karşı tarafa.

Milyonlarca şehidimizin toprağa düşmesi uğruna Osmanlının küllerinden kurduğumuz bu son Türk devletini yıpratan her hareket bir gaflettir.

Parti liderinin kararlarını kayıtsız şartsız yanlış da olsa savunmaya kalkışmak biate de uymaz demokrasi de değildir.  

Yanlış kim yaparsa yapsın yanlıştır parti liderimiz bir hatalı karar alırsa ve biz buna yanlış diyebiliyorsak vicdanımız hür demektir.

2018 yılına gelindiği şu günlerde ülkemizin cumhuriyet tarihinde ilk defa çok büyük yatırımlara imza attığı görülüyor, bu yatırımlar için 2023 hedef gösterilerek büyük heyecanlar meydana getiriliyor.

Bu bakımdan iktidar bu hedef tarihte de başta olmak isteyecektir. Bu gayet normaldir. Muhalefet ise hükümeti düşürmek peşindedir bu da normaldir. Biz normal olmayan yollarla hedefe ulaşmaya çalışarak huzurun bozulmasını asla istemeyiz.

Her iki taraf da itidali elden bırakmamalı, karşılıklı ağır suçlamalara gidilmemeli, hatta bir televizyon kanalında mutlaka memleket meseleleri liderlerce 24 Haziran 2018’den önce tartışılmalıdır.

Türkiye’de her muhalefet seçim propagandalarında iktidarı asar keser, meydanlarda darağacı ipleriyle dolaşır.

1950 yılından sonra hiçbir zaman iktidarı bırakmayan istisnalar hariç tutulursa hep seçim kazanan sağ parti liderleri de meydanlarda hep kefen edebiyatı yaparlar, zira muhalefet hep asmaktan kesmekten ve darağacından bahseder.

Şunu unutmayalım ki dünyada adı duyulan bir Türkiye, Türkiyeliyim deyince karşıdakini toparlanmaya sevk eden bir imaj gururumuz okşayan unsurlardır. Bu nedenle liderleri birbiriyle kavgaya değil projelerle halkı etkilemeye davet ediyorum.

2018 Haziranında yapılacak bu çok erken seçimde seçmenleri de, arkadaşlıkları partiye endekslemekten, liderlerin tahrik edici vaat ve söylemlerine alet olarak kutuplaşmaktan ve insanları partisine göre değerlendirmekten uzak durmaya davet ediyorum.

Bu seçim erken olduğu kadar çok şeylerin de yazılacağı bir seçim olduğundan dolayı başta kendim olmak üzere bütün yazarları sağduyuya, iffete ve soğukkanlılıkla vatan, millet ve Türkiye sevdası ışığında yazılar kaleme almaya çağırıyorum.

24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Meram Aksinne