Bugün toplumumuzda yazma ve söz söyleme iradesine sahip hemen herkes, muhatabı olduğu gerek kişisel yakın çevresinden ve gerekse mahallesi, ilçesi, ili ve ülkesi hatta dünya insanlığının yaptığı yanlış olgu ve olaylardan dert yanar, sitem eder ve kendince yol göstermeye kalkışır. Sorunlarımız hakkında çapımızca teşhisler koyar ve tedavi yöntem ve reçetelerini pazarlama gayretiyle yanıp tutuşanlarımız azımsanmayacak kadar mevcuttur..

Oysa pek çoğumuz şöyle periyodik aralıklarla geçip aynanın karşısına ya da başımızı önümüze alıp istişare etme seçeneğini ne hikmetse hep öteler dururuz. İçsel yüzleşme adı da verilen bu muhasebe ve muhakeme olgusunu bir içselleştirebilsek, zaten dananın kuyruğunun kopacağı gün o gündür vesselam.. Gelin bu konuya bir kıssa ile devam edelim;

*****

"Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.

İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.

Sonuç:  İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?"

İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: "

Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir."

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz yanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Delhi'deki ünlü tapınakta Sokrat’ın şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı." Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur.

Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir.

Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.

*****

Adına İnovasyon çağı adı verilen günümüzün hızla küçülen dünyasında, ülkemiz, dinimiz ve devletimizin huzur ve selameti adına her birimiz bu toplumun bireyleri olarak bu iç muhasebemizi sağlıklı yapmak ve "Kimden ne alabilirim yerine kime ne verebilirim" sorusuna yoğunlaşmanın ve gerçek anlamda birlik ve beraberlik ortamıma emek harcamamız gereğini idrak ettiğimiz, günleri yaşadığımıza inanıyorum.

Ümit ediyor ve bekliyorum ki, hamurunda asil Türk kanı ve çamurunda İslam ahlakı bulunan, ülkem insanı ve toplumumuzun, bize bizden oylamayan şer güç odaklarının dayattığı suni ve siyasi gündemlere kapılıp savrulmadan, gerçek gündemimizi ve perde arkasındaki somut gerçeklerle gerçek düşmanlarımızı iyi tahlil ederek gereğini yapma noktasında, fert fert üzerimize düşeni ve kendimize yakışanı yapmak adına tez zamanda harekete geçeriz diye dua ve niyazda bulunuyorum.

OYSA;

Yanarak var olmayı kabullenmekle,

Sönerek yok olmak arasında yapılacak

Bir seçimden ibaretti bütün hikâyemiz...      

KENDİNİ TANI.! - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Alzheimer Günü