Bu güne kadar başta Konya olmak üzere Türkiye’nin her yerinden bize ulaşan kardeşlerimizin sesine ses olmaya çalıştık

***

Son günlerde hepimizin içini parçalayan çocuk istismarı konusunu bir de hiç aklımıza gelmeyen İnfaz Koruma Memuru Nam-ı Diğer GARDİYAN bir kardeşimizden dinleyelim...

İşte o yazı;

Beni bilirsiniz işte İnfaz Koruma Memuruyum... Pardon!!! Pardon!!! Nerden bileceksiniz değil mi? Sizin bildiğiniz mesleğimi söyleyeyim GARDİYAN...

***

Buz gibi bir meslek... Bizi tanımayanlar mesleğimizi söyleyince 1 adım geri kaçarlar... Olsun mesleğin var ya derler ama bir daha da sohbet etmezler... Neden? Çünkü biz gaddarız, çünkü biz işkenceciyiz, çünkü biz rüşvetçiyiz... Daha da çoğalta bilirim gözlerindeki durumumuzu...

***

Olsun varsın öyle olalım... Rabbim bizim ne yaşadığımızı biliyor ya… Rabbim bize değer veriyor ya o bize yeter!!!

***

2 gündür kendi mesleğimle alakalı sosyal medya gruplarında bir haber dolaşıyor. Haber şöyle; Hatay’da bir İnfaz Koruma Memuru arkadaşımızın boğazını kesmişler ama hiçbir ulusal kanalda yok. Tabi bu durumda hiçbirinizin de haberi yok...

***

Sizin hiçbir şeyden haberiniz yok. Bugün Hatay’da, dun Samsun’da önceki gün Adana’da her gün en az birimize bir şeyler oluyor. Saldırıyorlar, dövüyorlar, sövüyorlar olsun biz yine de siz bilmeseniz de o giydiğimiz üniformayı kefenimiz kabul ettik...

***

Eylül’ü duydunuz değil mi? 8 yaşında ki Eylül’ü... Anasının, babasının canı ciğeri bitaneleri Eylül’ü... Ama artık o Eylül yok... Ondan önce 3 yaşındaki Fatma, ondan önce 5 yaşında ki Zehra... Siz bu kadarını biliyorsunuz... Biz bunları her gün görüyoruz...

***

Biliyor musunuz benimde 8 yaşında bir kızım var ve adı Eylül... Şimdi benim nasıl bir psikolojiyle çalışacağımı düşünün... Ben Eylül’ü o hale getiren sıfatsıza yemek vereceğim. Ben o sıfatsız dilekçe yazdığında dilekçesini göndereceğim. Ben o sıfatsıza kantin alışverişi yaptıracağım. Ben o sıfatsızı hastalandığında tedavi ettireceğim... Ama yapacağım mecburum çünkü mesleğim, çünkü kanunlar bana bunu emrediyor... Ben yarın belki Eylül’e, Fatma’ya, Hatice’ye... Daha nicelerine hesap veremeyeceğim... Beni affedin olur mu? Seni bu hale getireni ben doyurmak zorundayım... Eylül... Gözyaşımsın Eylül... Mesleğimin en kötü tarafısın Eylül... Artık vicdanımsın Eylül... Kızıma baktıkça Kızımı sevdikçe kalbimi sızlatansın Eylül... Artık ne olur getirin su idamı... Varsın ben yine milletin gözünde işkenceci olmaya razıyım. Ben gaddar olmaya razıyım... Ama şu idamı getirin ne olur...

***

Artık Eylüllere bir şey olmasın... Meclisin ilk görevi bu olsun ne olur... 5 parti var mecliste hepinize sesleniyorum... Siyasi görüşünüzü bir kenara bırakın... Hepiniz anne babasınız... Vicdanınıza sesleniyorum artık dayanamıyorum... Su idamı getirin ne olur...

Okudunuz demi infaz koruma memuru bir kardeşimizin feryadını.

Hiç bu yönü ile bakmış mıydınız onlara?

Selam olsun tüm infaz koruma memuru kardeşlerimize...