Sonunda Türkiye de bütün Türk dünyası gibi başkanlık sistemine geçti.

Memleketimize ve bize ümit bağlayan bütün mazlum toplumlara hayırlı olsun.

Bütün dünyanın gözleri önünde, atmış civarında devletin yüksek düzeyde temsiliyle önceki gün ilk yeni sistemin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yemin ettikten sonra akşam da külliyede Türkiye’mize yakışır törenlerle yeni sisteme ilk adım atıldı.

Balkon konuşmasından beri her mahfilde sayın cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağını vaat ediyor. Buna rağmen CHP genel başkanı, cumhurbaşkanlığını ikinci defa kazanan cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik etmeyeceğini de açıklayan Sayın Kemal Kılıçtaroğlu ve HDP’nin yemin törenine katılmamaları gerginliği başlatanların kimliği bakımından önemli bir noktadır.

Oysa artık bu saatten sonra herkesin ve her kurumun bu durumun devamı için ön ayak olmaları gerekirdi.

Türkiye 95 yıllık cumhuriyetini mükemmelleştirerek daha hızlı kalkınmak ve dünyanın birinci liginin ilk sıralarında yer almak için yoluna girmiştir. Bütün liderlerin ve kanaat önderlerinin bu yeni döneme yardımcı olmaları gerekir.

Gerçek parlamenter sisteme geçiş olan 1950 yılının üzerinden henüz 70 yıl geçmişti. Dünya son derece süratle değişiyor ki bu kadar hızlı gelişime ayak uydurmak zorunda kaldık.

SSCB’nin sömürge yaptığı Türk özerk cumhuriyetlerine “varın kendi başınızın çaresine bakın” dediği tarih olan 1990’da da esir Türk illerinin esaretten kurtuluşlarının 70. yılıydı.  

Yetmiş rakamı ferdi ve beşeri hayatta çok önemli bir rakamdır.

Dünyada şu anda bulunan 200 bağımsız devletin ister parlamenter olsun ister başkanlık çok azında gerçek demokrasi hâkimdir.

G7 dedikleri tam gelişmesini tamamlayan ve İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, ve ABD’den oluşan, en zengin 7 devletten ABD ve Fransa başkanlık, Kanada Almanya İtalya parlamenter sistem, İngiltere ve Japonya ise Krallıkla yönetilir.

G20 topluluğu ise G7’nin de tamamının ve Türkiye’mizin de dâhil olduğu 19 ülke ve Avrupa Birliği'nden oluşuyor. Bu ülkeler Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya ve Suudi Arabistan olarak sıralanıyor.

Yukarıdaki liste devletlerde de görüldüğü gibi dünyada bizim anladığımız başkanlık sistemine sahip ülkeler çok azdır.

Peki, eski parlamenter sistemle gerekli kalkınma neden sağlanamadı?

Bunun sebebini daha önce, okuyucularım bilirler defalarca açıkladım. Birbirine taban tabana zıt partilerin iktidar ve muhalefet olmaları bunun birinci engeli olmuştur.

Dünyanın en güçlü ekonomilerinde mesela Çin’de, Güney Kore’de, Almanya’da ve Japonya’da demokrasiyle idare edilmelerine rağmen böyle bir sert iç politika görülmez.

Bunun da ayrıca bir sebebi vardır o da doğrularımızın çok (?) olmasıdır, herkes doğrusunu olmazsa olmaz bilince mücadelesini de ona göre yapmaktadır.

Neyse ki artık ileride iki parti temeline doğru kayması beklenerek cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir.

Memleket için büyük bir ayak bağı olan kuvvetler ayrılığı ortadan kalkarak çok daha hızlı kararlar alınabilecek ve bürokratik sıkıntılar aşılmış olacaktır.

Türkiye, cumhuriyetinin 2. dönemine resmen girmiştir, tekrar ülkemize ve bizden iyi haber bekleyenlere hayırlı uğurlu olsun.

BAŞKANLIK SİSTEMİ - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Meram Aksinne