Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi, 24 Haziran seçimleri ile fiili olarak, nihayetinde Cumhurbaşkanı (Başkan)  Sayın Erdoğan’ın mecliste yemin etmesi ile başladı. Öncelikle yeni sistemin ülkemiz, coğrafyamız ve dünya barışı adına, kardeşliğe, adalete ve nice hayırlara vesile olmasını diliyor ve arzu ediyoruz.

***

        Yeni sistemde anlaşılan hızlı karar alma, hantal bürokrasi anlayışının setlerini yıkmak hedeflenmekte; hizmet akışını süratli hale getirerek, vatandaşın birikmiş meselelerine ilaç olma felsefesi gözükmektedir. Daraltılmış bakanlar kurulu, yönetim ofisleri… ile hantallıktan esnek ve süratli karar alma makamına kavuşturulmak istenen Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi iyi bir ekip ve istişare ruhu ile hayat bulabilir.

***

         Meclis; yasama yaparken, yürütmenin faaliyetlerini anayasaya, kanunlara uygun bir şekilde denetlemesi sistemi daha şeffaf hale getirebilir. Meclis bu sistemde daha aktif hale gelirse hesap verilebilirlik, ön plana çıkarılırsa itimat hissi vatandaşlarımızın kalbinde hayat bulur.

***

        Devletine, vatanına, milletine ve manevi değerlere bağlı, donanımlı liyakat ölçüsünde ataması yapılan üst kademe yöneticiler bu sistemin bence en önemli kilididir. Liyakat öncelikli olarak düşünülmez; torpil, kayırmacılık, yalakalar güruhu yine ön planda olursa en iyi sistem bile olsa devlet tökezler. Mülakat; torpil aracı olarak kullanılmaya devam ederse, sisteme en büyük darbe vurulmuş olur.

***

        İsraf, devleti çökerten,  birikimleri heba eden en habis urdur. İsraf ile devlet, millet olarak mücadele anlayışı hakim kılınmalı, “tüyü bitmemiş yetimin hakkının korunması” sözde değil özde olarak hayata geçirilerek, israfa her alanda dur denmelidir. Devletin tüm imkanları beytü’l mal şuuru ile muhafaza edilmeli…

***

        Onurlu dış politika ile dimdik ayakta durarak, milletimizin çıkarları her alanda korunmalı, coğrafyamızda yaşanan acıları dindirmek; özellikle Suriye konusunun çözümü için çok yönlü, basiretli sonuç odaklı siyaset  ortak bir anlayış olmalıdır.

***

         Terörün her türlüsü ile uyuşturucu, trafik terörü dahil olmak üzere mücadele yöntemleri sonuç odaklı olmalı ki milletimiz sulh ve selamete kavuşabilsin.

***

        Gelir dağılımındaki adaletsizlik, işsizlik, eğitimdeki karmaşa ve problemler… birinci öncelik olarak yeni yönetim sisteminin ajandasında yer bulmalıdır.

        Faiz ve yüksek enflasyon, milletimizin maddi ve manevi birikimlerini silip süpüren, başta aile bütünlüğüne zarar veren terörden daha zararlı sosyal bir kangrendir. Öncelikler arasında bunlar da zorunlu olarak yer almalıdır.

***

        Kutuplaştırılan milletimiz; tekrar maddi ve manevi değerlerimiz etrafında kucaklanmalı, 81 milyon yumruk haline getirilmelidir. Adalet sistemi suç ve suça teşvik eden değil, caydırıcı özellikte yeniden tesis edilmeli… 

         Hasıl-ı kelam; kurucu rolü üstlenen Birinci Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne çok büyük mesuliyet yüklenmiştir.

         Mevlam; yeni sistemi milletimize hayırlı eylesin…