İKİNCİ CUMHURİYET DEVRİ BAŞLADI

2018 yılı temmuz ayı onu itibarıyla ülkemizde yeni bir dönem başladı.

Bu dönem cumhuriyetimizin 95. yılında gerekli bir düzenlemeyle gerçekleşti.

Ne dersek diyelim bunun adı ikinci cumhuriyet dönemidir.

Atatürk’ün dediği gibi Türk milleti zekidir, geçmişe takılıp kalmaz, ilericidir, önüne bakar, yarınlara emin adımlarla koşar ve statik değil hareketlidir.

Ateist bir aydının dediği gibi Türk milletinin yüzde yetmişi aptal değildir aksine dünyada birinci lige çıkmak için çırpınır, hatta dünyanın düvel-i muazzamasından olmak için mücadele eder.

Terakkinin ve ilerlemenin sınırı yoktur ama ilk hedef bütün dünyada sözü geçen, BM’de beş büyükler hegemonyasını yıkmış, İslam dünyasını BM’de nihai söz sahibi yapmış bir Türkiye hasretinin bitirilmesidir.

Bu yeni ve büyük umutlar bağlanan dönemin başarılması şarttır başka alternatif de yoktur.

Bunun için iki kesimin dikkat etmesi gereken şeyler vardır.

Bir: TBMM’ye gönderdiğimiz vekiller son derece yapıcı olmalılar, diğer partilere ve vekillere karşı her halükarda terör ithamları yerine daha mutedil ve yaklaştırıcı tavırlar takınmalılar.

Sisteme geçmekle her şey bitmiş değildir sonuçta TBMM’nin dediği olacağından Cumhur ittifakı beraberliğini pekiştirmeli ve dağılmış bulunan millet ittifakının şemsiyesi altında meclise giren ancak fikri ve mefkûresi bakımından cumhur ittifakı gibi düşündüğünü bildiğimiz İyi Partili kardeşlerimizi ihmal etmemek gerekir.

Türkiye’yi şahlandıracak projelere İyi Partili vekillerin asla hayır demeyeceğini tahmin ediyorum. Ancak Ak parti ve MHP’nin seçim öncesi nutuklarındaki haşin ve hırçın suçlamaları bir tarafa bırakarak kucaklaşmaları gerekir.

Tabi ki CHP ve HDP de ihmal edilmemeli ülke çıkarları için asgari müştereklerde birleşmenin yolları aranmalıdır. Neticede herkes Türkiye’nin iyiliğini istemiyor değildir. Ancak CHP ve HDP’nin de ayağa kalkmamak, sırtını dönmek ve her şeye muhalif olmak gibi menfur tavırlardan vaz geçmeleri gerekir. Şurada seçimlere beş yıl kalmışken oylarını artırmayı sevgiyle başarmanın yoluna bakmalıdırlar.

TBMM kısır ve sonuçsuz kavgaların mahalli olmaktan çıkarılmalı 2023 hedefinden sonra İstanbul’un fethinin 600. yılı olan 2053 yılına kilitlenmeliyiz.

İki: tabanı oluşturan büyük Türk milletinin evlatları her zamanki gibi sevgiye hoşgörüye ve müsamahaya sarılmalıdır.

En başta kazanan taraf olan parti mensuplarının ve özellikle hayranlarının kaybeden tarafa ha bire laf sokuşturmaktan vazgeçerek baki kalanın dostluk olacağı bilinciyle yaklaşmalıdırlar.

Burada kamplaşmayı, kini nefreti, bölünmüşlük havasını ve öfkeyi yatıştırmaya başlayacak olan başta iktidar ve onun seçmenleridir.

İlk günden bakanlık sayısındaki büyük kısıtlamayla etkin bir tasarrufun da yolu açılmıştır.

Şimdi hep beraber büyük Türkiye’yi, içerde ve dışarda gururla Türk’üz, Türkiyeliyiz diyebileceğimiz Osmanlının mirası Türkiye’yi şahlandırmak üzere görev başına!

Bütün din, mezhep, etnik yapı ve görüş farklılıklarıyla bu memleket bizimdir.