DİN İSTİSMARCILARINA YAZIKLAR OLSUN!

İslamiyet ve mukaddesatımızı istismar ederek avam halkı çabucak kandırıp çıkar sağlayan lanetliklere yazıklar olsun!

Bir tülbent gibi bembeyaz ve tertemiz olan mukaddesatımız yine kendi içinden ajan provokatörlerce lekelenmeye çalışılıyor. Bu provokatörler hacı, hoca, şeyh hatta ilahiyatçı, mehdi taslağı, gavs müsveddesi bile olabiliyor.

Dışarıdan, Müslümanlar dışından gelen her türlü çirkefi bir şekilde en hızlı olarak bertaraf ederiz ancak içimizden çıkanları bertaraf etmek ve lekelerini silmek o kadar da kolay değil, zira kendilerine bağlanan ve ağızlarına bakan onca Müslüman vardır.

Bunlar beyaz tülbendimize çirkef atan zavallılardır. Onların attığı çirkefle beyaz tülbendimiz görünüşte biraz lekelenecek ama onun temizlenmesi daha doğrusu üstündeki lekenin çıkarılması için ehl-i ilmin biraz daha çaba harcaması gerekecektir.

Mehdiyetimiz Lekelendi

Yıllarca ekranlardan mehdi hikâyeleri anlatan ve kendisinin mehdi olduğunu ihsas eden sapık adam, Allah sana hidayet nasip eylesin!

Bire hain! Seni Darwin nazariyesini çökerten adam bilip saygıyla bakıyorduk, o etrafına topladığın yarı çıplak hatunlara doğru yolu anlatır diye düşünüyorduk, 2018 yılının ilk gecesi yaptığın o kepazelikle artık bu necip milletin gözünde zerre kadar değerin yoktur. Tarikatlara cemaatlere bir kaç iyi kelime ederek yandaş yapmaya çalışman da boşa artık.

İbadette gizli kabahat de der geçerdik ama sen bunu alenen bütün dünyaya karşı yaptın. İnsanlarda, inananlarda ve inanmayanlarda, Müslümanlarda ve gayr-i Müslimlerde demek İslam bunlara müsaade edermiş, demek din buymuş, bizler çok azını yapıyoruz rehaveti meydana getirmekle ve bu imajı oluşturmakla sen tard edilen şeytan durumundasın şu anda.

En kısa zamanda tevbe ederek ve aynı ekranlara çıkıp: yaptıklarım doğru değildi, onlar sapıklıktır, dinle imanla alakası yoktur diyeceksin ya da benim dinle bir alakam yok ben de sıradan günahkâr bir adamım, mehdilikle, sakalla bir ilişkim kalmadı o yaptıklarımdan dolayı özür dilerim, deyip çekileceksin.

Ey din haini adam!

Hani yazdığın kitapların birisinde helak olan kavimleri anlatıyorsun ya işte eğer sen o dönemlerde yaşasaydın sen de onlar gibi taş yağmuruna tutulurdun. Ama ümmet-i Muhammed böyle bir azaptan masundur şükürler olsun.

İmametimiz Lekelendi

Müslümanlığın ve İslam’ın mukaddes kaleleri bir bir elden gidiyor. Artık kansız darbesiz ve silahsız olarak giriliyor mahremlerimize. Bizden birisi gibi olan düşmanlar bizi resmen can evimizden vuruyorlar.

Bu kalelerden birisi hatta en başta geleni imametimizdir. Bize önder olanlar, sakalını, bıyığını düzelterek önümüze geçenler bu makamı lekelediler. Tabi burada cami imamlarını kastetmiyorum. Cami imamlarımızın tamamı pırıl pırıl kardeşlerimizdir.

Kendilerine imam, önder, şeyh hatta mehdi diyenler ekranlara çıkarak hiç konuşulmaması gereken konuları ele alarak ammice bir tavır içine girdiler ve imamlığımızı lekelediler.

Hilafetimiz Lekelendi

Dört Raşit ve seçilmiş ehliyetli halifelerden sonra babadan oğula hanedanlıklarla gelen ehliyetsiz, ilimsiz ve amelsiz sözde halifeler tarafından yüz yıllar önce halifeliğimiz lekelendi.

Velisi de var delisi de, diyerek hafife aldığımız bu makama gelenler nasıl deli olabilir? Allahtan korkmuyor muyuz? Allah’ın yeryüzündeki hükmünü icra eden bu kişileri nasıl olur da en âlim, zahit ve taki kullardan seçmiyoruz de iyş ü işret edecek kadar sapıtan aile mensuplarına emanet ediyoruz bu makamı?

Sakalımız Lekelendi

İslam’ı ve Müslümanları terörle beraber anılmasını sağlayan uzun ve siyah sakallı teröristler sakalımızı lekelediler. Hiçbir zaman artık insanlar nezdinde sakalın bir saygısı kalmamıştır. Bunun telafisi çok uzun zaman alacaktır.

Ekranlara çıkarak uzun sakallarıyla din adına uç fetvalar vererek, basit bir şöhret uğruna veya ufak bir para hesabıyla Allah’ın ayetlerini veya başka kutsal bilinen nesneleri satanlar sakalımızı lekelediler.

Cihadımız Lekelendi

Elleri silahlı yol kesicilerin masum insanlara katliam bombaları atarken tekbir getirmeleri cihadımızı lekelemektedir. Müslümanların en tehlikelisini “cihatçılar” olarak söyletmek bir cinnet eseridir.

 Oysa cihat Kur’an’da en fazla üzerinde durulan bir vecibe, önce kendimizden başlaması ve haleler halinde yayılması lazım olan bir ibadettir.