Geçtiğimiz günlerde uzun süredir görmediğim ya da ayak üstü görüşsek te oturup şöyle samimiyet frekansında hasbihal etmeyi özlediğim bir dostumla, nostaljik bir ortamda sınırsız süre kontenjanımızı kullanarak durum değerlendirmelerinde bulunduk ve hükümeti kurup, memleketi kurtardık.!

Yerel ve genel siyasi gündem konuları hakkındaki kişisel görüş ve düşüncelerimizi paylaşırken arkadaşımın yeri geldiği ve tam taşı gediğine koymak dediğimiz türden anlattığı bir kıssayı, günümüz siyaset dünyasını tanımlamak ve özetlemek adına çok tuttum ve sizlerle paylaşmak istedim.

AK PALİ İLE BOZ KAPLAN

Tek yapması gereken ve o yüzden beslenen bir av palisi (Pali= Köpek kırması ) sahibine ihanetten ve kendini diğer köpeklerle bir sayıp benzer muamele beklemesi dolaysıyla, efendisinin yaptığı avları kendisine getirmek yerine, avı kendisi yapmış gibi caka satması ve bazen de avları aşırması gibi suçlarının haddi aşması dolayısıyla, sahibinden ve köyünden kovulan bir ak pali soluğu ormanda alır.

Ormanda karşılaşması muhtemel aslan ve kaplan ihtimali ile dizleri titreyen ancak, sivri zekası ve ince siyaseti iyi bilmesinin kendine verdiği özgüven ve gubuzlukla yol alırken karşı çalılıkların öteki tarafından kendisine doğru bir Boz Kaplanın yaklaşmakta olduğunu görür. Hazırlıksız yakalanan ve kaçma ihtimalin de olmadığını hesaba katan akpali, hemen oracıkta bulduğu bir ceset artığı kemiği ağzına alarak ve bozkaplanın duyacağı bir sesle söylenmeye başlar;

“Hani kaplanlar palileri yerler derlerdi. Benim görünmeyen gizli ve vahşi gücüm sayesinden bir kaplanı nasıl rahatlıkla alt edip parçaladığımı bir gelen ve gören olsa bari…”

Kulaklarına inanamayan kaplan, çalı arasından gördükleri karşısında duyduklarının da etkisiyle, tabana kuvvet oradan uzaklaşmış. Akpali ise kıskıs sırıtarak ağaç gölgesine uzanır ve rahat rahat istirahat edeceği niyetiyle uykuya dalar.

Tüm bu olanları, yaşadığı ağaç dalları arasındaki mekânından izleyen ve şahit olan bir maymun, sonuçtan oldukça rahatsız olur ve hemen gider ve bozkaplanı bularak durumu anlatır.

Büyük bir hışımla geri dönerek palinin bulunduğu bölgeye yaklaşan kaplanın ayak seslerinden uyan bizim pali, yine gafil ve hazırlıksız yakalanmıştır. Ama her zamanki gibi yine o cinliğini devreye sokarak tepesindeki ağaçta onları izleyen maymuna doğru yüksek sesle konuşmaya başlar;

“Maymun kardeş, biraz dünkü yaptığım kaplan avından şuan hiçbir şey kalmadığı için bugün yeni bir kaplan avlamama yardımcı olacağını söylemiştin. Nerde kaldı, hani bir yeni kaplanı daha yalanlarınla ikna edip yanıma yollayacaktın..!”

Akpalinin bu sözlerini duyan bozkaplan, bir daha o bölgeye uğramamak ve maymunlara itibar etmemek üzere uzaklaşır...”

****

Evet değerli dostlar, şöyle bir düşündüm de memleketim siyaset sahnesinde kimleri akpali, kimlerim bozkaplan ve kimlerin maymun olduğundan emin olmadığımız ancak, ortalıkta akpali cinsi işbilen şahsiyetlerin hüküm sürüdüğünden emin olduğumuzu söyleyebiliriz.

Orman kanunu ve kurallarının siyaset kurala ve kanunları ile olan benzeştiği günümüzdeki bu yozlaşmanın, “Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi” sayesinde normale dönmesi ümidi ve temennisiyle, toplumun tüm katmanlarını, her zamankinden daha fazla “İnsani ve İslami” davranmaya davet ediyorum.

GEL.!

Al yalnızlığını da gel yanıma!

Korkma, sıkılmayız...

Yalnızlığın, yanlızlığımla konuşur,

Biz seninle, susarız.!